Bir canlı hakkında evrim masalı anlatmak neden evrime kanıt sağlamaz?

Evrimciler, insanların sözde ilk maymunsu atalarına “güney maymunu” anlamına gelen Australopithecus ismini verirler. Bu canlılar gerçekte soyu tükenmiş eski bir maymun türünden başka bir şey değildir. Australopithecus cinsinin çeşitli türleri bulunsa da sadece Australopithecus afarensis (1974 yılında bulunduğunda dünyaya insanın evriminin ispatı olarak sunulan ‘Lucy’nin temsil ettiği tür) insanın doğrudan atası kabul edilir. Ancak Australopithecus fosilleri üzerinde yapılan detaylı analizler bunların sıradan maymun türleri olduğunu ortaya koymuştur.

Australopithecusların ilk olarak Afrika”da 4 milyon yıl kadar önce ortaya çıktıkları ve 1 milyon yıl öncesine kadar da yaşadıkları sanılmaktadır. Australopithecusların tümü, günümüz maymunlarına benzeyen soyu tükenmiş maymunlardır. Hepsinin beyin hacimleri, günümüz şempanzelerininkiyle aynı veya daha küçüktür. Ellerinde ve ayaklarında günümüz maymunlarındaki gibi ağaçlara tırmanmaya yarayan çıkıntılar mevcuttur ve ayakları dallara tutunmak için kavrayıcı özelliklere sahiptir. Boyları kısadır (en fazla 130 cm.) ve aynı günümüz maymunlarındaki gibi erkek Australopithecus dişisinden çok daha iridir. Kafataslarındaki yüzlerce ayrıntı, birbirine yakın gözler, sivri azı dişleri, çene yapısı, uzun kollar, kısa bacaklar gibi birçok özellik, bu canlıların günümüz maymunlarından farklı olmadıklarını gösteren delillerdir.


Australopithecus türleri, kafataslarının yanısıra iskelet yapıları yönünden de günümüz maymunlarına büyük benzerlik gösterirler. Yukarıdaki çizimdeki bedenin sol tarafı şempanze, sağ tarafı ise A. afarensis iskeletini göstermektedir. Çizimi yapan antropoloji profesörü Adrienne L. Zhilman, bu iki canlının iskelet yapılarının
çok benzer olduğunu vurgular (solda).

Australopithecus robustus türüne ait bir kafatası. Günümüz maymunlarına çok büyük bir benzerlik gösteriyor (sağda).

Bu konudaki evrimci iddia ise, Australopithecusların, tam bir maymun anatomisine sahip olmalarına rağmen, diğer tüm maymunların aksine, insanlar gibi dik yürüdükleri tezidir.

Oysa Australopithecus üzerinde yapılan birçok araştırmada bu türün insana benzer şekilde yürüyemediği ve iki ayaklı olmadığı sonucuna varılmıştır:

1. Lord Zuckerman, kendisi de evrim teorisini benimsemesine rağmen, Australopithecuslar”ın sadece sıradan bir maymun türü oldukları ve kesinlikle dik yürümedikleri sonucuna vardıi.

2. Bu konudaki araştırmalarıyla ünlü diğer evrimci anatomist Charles E. Oxnard da Australopithecus“un iskelet yapılarının günümüz orangutanlarınınkine benzediği sonucuna vardıii.

3. 1994 yılında İngiltere”deki Liverpool Üniversitesi”nden Fred Spoor ve ekibi, Australopithecus“un iskeleti ile ilgili kesin bir sonuca varmak için kapsamlı bir araştırma yaptı. İskeletlerde, vücudun yere göre konumunu belirleyen “salyangoz” isimli bir organ üzerinde incelemeler yürütüldü. Spoor”un vardığı sonuç, Australopithecus“un insanlarınkine benzer bir yürüyüş şekline sahip olmadığıydıiii.

4. 2000 yılında B.G Richmond ve D.S Strait isimli bilim adamlarının gerçekleştirdiği ve Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmada Australopithecusların önkol kemikleri incelendi. Karşılaştırmalı anatomik incelemeler, bu türün günümüzde yaşayan ve 4 ayak üzerinde yürüyen maymunlarla aynı önkol anatomisine sahip olduğunu gösterdiiv.

 

Yorumlar:

 


“ELVEDA LUCY!”
Bilimsel bulgular, Australopithecus sınıfının en ünlü örneği sayılan “Lucy” hakkındaki evrimci varsayımları da temelsiz bıraktı. Ünlü Fransız bilim dergisi Science et Vie, Şubat 1999 sayısında “Elveda Lucy” (Adieu Lucy) başlığını atarak bu gerçeği kabul ediyor ve Australopithecus“un insanın atası sayılamayacağını onaylıyordu.

Australopithecus“un insanın atası sayılamayacağı, son dönemde evrimci kaynaklar tarafından da kabul edilmektedir. Ünlü Fransız bilim dergisi Science et Vie, Mayıs 1999 sayısında bu konuyu kapak yapmıştır. Australopithecus afarensis türünün en önemli fosil örneği sayılan Lucy”i konu alan dergi, “Adieu Lucy” (Elveda Lucy) başlığını kullanarak Australopithecus türü maymunların insan soyunun kökeni olmadığı ve bunlarının soy ağacından çıkarılması gerektiğini yazmıştırv.

Amerika’nın USA Today gazetesinde Tim Friend tarafından kaleme alınan bir makalede insanın doğrudan atası gösterilen Lucy (Australopithecus afarensis) hakkında şu yorumlara yer verilmiştir:

“Lucy’nin bilimsel adı Australopithecus afarensis. Günümüzde yaşayan bonobo şempanzelerine çok benziyor: Küçük bir beyin, öne çıkmış yüz ve iri azı dişleri. Ancak Homo’nun doğrudan atası kabul edilen Lucy’nin bu özelliği son on yılda gözden düştü. Birçok uzman insanın kökenini Lucy gibi bir ataya doğrudan takip etmenin çok basit bir yaklaşım olduğunu kabul ediyor”

Bu yazıda Ünlü Smithsonian Doğa Tarihi Müzesi İnsanın Kökeni Programı Başkanı Richard Potts’un da yorumlarına yer veriliyor. Buna göre Potts ve daha birçok evrimci uzman, Lucy’nin artık insanın soyağacından çıkarılması gerektiğini kabul ediyori.

İki Ayak Üzerinde Yürüyen Şempanzeler, Evrimcilerin İddialarının Tutarsızlığını Gösteriyor

Australopithecusların zamanla doğrularak iki ayaklı insana dönüştüğü yönündeki iddiaların tutarsızlığın gösteren yeni bir bulgu daha vardır. Günümüzde bazı maymun türleri iki ayak üzerinde yürüyebilmektedir. Liverpool Üniversitesi’nden Dr. Robin Crompton tarafından gerçekleştirilen ve The Scotsman gazetesinde “İki Ayaklı Şempanzeler Darwin’in Teorisini Çiğnedi” başlığıyla verilen keşfe göre Uganda’nın Bwindi bölgesinde yaşayan şempanzeler iki ayak üzerinde yürüme yeteneğine zaten sahiptirler. Dr. Crompton, bu durumla ilgili olarak şunları söylemektedir:

“Bu durum, genelde kabul edilen , dört ayağı üzerinde yürüyen şempanzelerden evrimleştiğimiz iddiasına aykırı”. (v)

Crompton’un bu bulgusu, dört ayaklı bir atasal maymunun zamanla doğrularak iki ayak üzerinde yaşayan insana dönüştüğü masalının anlamsızlığını açıkça ortaya koymaktadır. Sözkonusu şempanzeler belli bir ölçüye kadar iki ayak üzerinde yürüyebilme yeteneğine sahiptirler ancak yine de şempanze, yani maymundurlar. Ormanlarda maymun gibi yaşamakta, maymun gibi beslenmektedirler. Bu açıdan bakıldığında Australopithecus’un da aynen Crompton’un rastladığı şempanzeler gibi belli bir ölçüde iki ayak üzerinde doğrulabilme yeteneğine sahip sıradan bir maymun olduğunu düşünmemek için hiçbir mantıklı neden yoktur.

Evrimcilerin ise Australopithecus’u insanın sözde evrimine ‘kanıt’ göstermesi ise sadece bu canlının iki ayak üzerinde yürüme yeteneğine sahip olduğu yönündeki- yukarıda gösterdiğimiz gibi tamamen tartışmalı- görüştür. Gerçekte iki ayak üzerinde yürüdüğü tartışmalı bir maymun fosili neyin kanıtı olabilir? Sadece bir zamanlar iki ayak üzerinde belli bir ölçüde-tıpkı Crompton’un rastladığı şempanzeler gibi- doğrulabilen maymunlar yaşadığının elbette… Evrimciler ise tamamen hayalgücüne dayanarak, Australopithecus’ların hayali insan evriminde bir aşamayı gösterdiğini ileri sürmektedirler. Bu tutumlarının altında ise insanın maymunlardan evrimleşmiş bir canlı olduğu düşüncesini en başta bir dogma olarak benimsemiş olmaları yatmaktadır. Zihinlerinde bu dogmayla fosil arayan veya analiz eden evrimci uzmanlar, Australopithecus’un anatomik özelliklerini- Australopithecus bulunmadan önce de varolan- bu hayali tabloya oturtmaktadırlar.

Görüldüğü gibi Australopithecus üzerinde yapılan evrimci spekülasyonlar sadece önyargıya dayanmaktadır.vi

1. Solly Zuckerman, Beyond The Ivory Tower, New York: Toplinger Publications, 1970, s. 75-94
2. Charles E. Oxnard, “The Place of Australopithecines in Human Evolution: Grounds for Doubt”, Nature, cilt 258, s. 389
3. Fred Spoor, Bernard Wood, Frans Zonneveld, “Implication of Early Hominid Labryntine Morphology for Evolution of Human Bipedal Locomotion”, Nature, cilt 369, 23 Haziran 1994, s. 645-648
4. Richmond, B.G. and Strait, D.S., Evidence that humans evolved from a knuckle-walking ancestor, Nature 404(6776):382, 2000.

5. Isabelle Bourdial, “Adieu Lucy”, Science et Vie, Mayıs 1999, no. 980, s. 52-62
6. The Scotsman.com: “Chimps on two legs run through Darwin’s theory” http://news.scotsman.com/index.cfm?id=1016102002

Ayrıca bakınız

Video – Yuval Noah Hararı’nin SAPIENS Adlı Kitabındaki Bazı İddialara Cevap 4 – “Geçmişte insanın pek az şey ürettiği” iddiası

Harari ve diğer evrimcilerin bir iddiası da “geçmiş nesillerin çok az şey ürettiği” yönündedir. Bunu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.