Anadolu Ajansı ve TRT Haber, Allah’ı ve Yaratılış Gerçeğini İnkar Eden Bilim Dışı Darwinist-Ateist Propagandalara Alet Olmasın

Evrimcilerin “Yeni İnsanımsı Tür Bulundu” Aldatmacası

Geçtiğimiz günlerde, bazı evrimci kaynaklarda Filipinler’de bir mağarada sözde maymunla insan arası, evrimci tabirle “insanımsı” yeni bir tür bulunduğu iddia edildi. Başta Anadolu Ajansı ve TRT Haber olmak üzere, bir kısım yerli medya da bu aldatmacaya hemen kapıldı. Oysa, söz konusu iddia, insanı Allah’ın yarattığını reddeden yeni bir evrim, yani ateizm propagandasından başka bir şey değildi.

“Yeni tür” diye tanıtılan bu hayali yaratığın ise adı var ama kendisi yok. Peki ne var? Yalnızca bir ayak kemiği (metatarsal) parçası. Fransa Doğa Tarihi Müzesi’nden Florent Detroit liderliğindeki bir ekip, Homo Luzonensis adını verdikleri bu hayali türü işte bu tek ayak kemiği parçasından yola çıkarak uyduruyor.

Ancak, bu ayak kemiği bildiğimiz şempanze ayak kemiğinden ibaret.

Evrimci göz boyama ve aldatmaca da tam bu noktada devreye giriyor. Yani, şempanze ayak kemiğini yerli insanların kemikleriyle birleştirerek yarı-maymun yarı-insan yeni bir ara tür oluşturma sahtekarlığı.

Uygulanan metod yakından incelendiğinde, Florent Detroit ve ekibinin, bir şempanze kemiği ile mağaradaki diğer kemik kalıntılarını istediği şekilde ilişkilendirebildiğini görmekteyiz. Zira, Filipinler’deki bu mağara adeta zengin bir kemik madeni gibi. Çünkü binlerce yıldır akıntılarla ve su baskınlarıyla çok çeşitli hayvanlara ait farklı kemikler buraya sürüklenerek toplanmış durumda. Mağaranın farklı katmanlarında bulunan bu kemikler arasında adada yaşayan yerlilere ait çok sayıda insan kemiği kalıntıları da yer alıyor.

İşte ekip, bu zengin kemik kaynağından işlerine geldiği gibi seçtikleri 13 kemik ve bir miktar dişi sözünü ettiğimiz şempanze ayak kemiği ile biraraya getirerek Homo Luzonensis adını verdikleri hayali türü bulduklarını ilan etmiştir. Bir kafatası olmasa da bu hayali türün 1metre boya sahip olduğu öne sürüldü. Filipinlilerin boy ortalaması günümüzde de kısa iken, geçmişte de 120cm altında Filipinlilerin yaşadıkları zaten bilinen bir gerçektir. O yüzden burada küçük diş ve kemiklere rastlamak hiç de şaşırtıcı değil. Bulunan kemik ve dişler insana ait olup yalnızca boyutça küçüktür.

Sonuçta, evrimci ekibin sözde Homo Luzonensis diye öne sürdüğü yeni “insanımsı” tür, şempanze ayak kemiği ile minyon ada yerlilerine ait kemik ve dişlerin bir araya getirilmesi ile üretilmiş bir sahtekarlıktan ibaret.

İşin daha da ilginci, 9 yıl öncesine gittiğimizde aynı mağaradaki kemik kaynağı başka bir paleontolog ekip tarafından farklı şekilde yorumlanmıştı. 2010 yılında Mijares ve ekibi mağaradaki binlerce yıllık kemik kalıntılarından bir bölümünü bir araya getirip küçük bedenli bir insan oluşturmuşlardı. Bu çalışma bilim dünyasında, bugün halen yaşamakta olan insanların adada 67 bin yıldan günümüze, hiç değişmeden geldiklerinin kanıtı olarak yer almıştı. (New evidence for a 67,000-year-old human presence at Callao Cave, Luzon, Philippines, Mijares et al, Journal of Human Evolution, Volume 59, Issue 1, July 2010, Pages 123-132, https://doi.org/10.1016/j.jhevol.2010.04.008)

Ne var ki 9 yıl sonra, bu defa Fransız evrimciler aynı kemik yığınından ayıkladıkları tek bir kavisli şempanze ayak kemiğine dayanarak güya maymunla insan arası “yeni bir tür” bulduklarını duyurmaktaydı.

Bu evrim hikayesinin tümüyle bilimsellikten uzak, sadece hile ve göz boyamaya dayalı bir aldatmaca olduğunu özetlersek :

  1. Ortada bir arada bütün halinde bulunmuş bir iskelet yoktur. Kafatası dahi olmayıp, tek bir ayak kemiğinden (metatarsal) yola çıkılarak üretilmiş hayali bir yaratık vardır.
  2. Bu ayak kemiği birebir bildiğimiz şempanzeye aittir. İnsandan tamamen farklı olarak dallara tutunmaya yarayan kavisli bir yapıya sahiptir.
  3. Bu şempanze kemiği, aynı mağaradaki kemik yığını içinden seçtikleri insan kemikleriyle kasıtlı olarak ilişkilendirilmiştir. Bu insan kemikleri ise adada bugün yaşamakta olan yerlilerin kemikleriyle aynı özelliklere sahiptir.
  4. Seçilen kemik ve dişlerin küçüklüğü yeni bir türe ait bir özellik değildir. Çünkü bu boyutlar, adadaki yerlilerin tarihi de dahil olmak üzere, insanlara ait ölçüler aralığındadır.
  5. Farklı bir türün tanımlanabilmesi için DNA karşılaştırmaları gerekir, oysa bu kemikten DNA örneği elde edilememiştir.

 

SONUÇ

Evrimciler, uydurdukları “insanımsı”(hominid) kavramı ile geçmişte “yarı-insan yarı-maymun”, yani sözde ara-türlerin yaşadığını iddia etmektedir. Bu hayali iddiaya ise sahte ve düzmece deliler dışında dayanak gösterdikleri hiçbir geçerli kanıt yoktur.

Evrimci propagandanın “geçmişte maymunsu özelliklere sahip insanlar yaşadı” masalına sahte delil oluşturma çabasının yeni bir örneğine şahit oluyoruz. Evrimcilerin, şempanzeye ait bir kemiği insana ait kemiklerle ilişkili gibi göstermeye çalışmaları açık bir hiledir.

Dikkatli ve önyargısız bir gözle incelendiğinde Darwinizmin hiçbir bilimsel temele dayanmayan, tamamen bir “beyin yıkama”, bir “kitlesel hipnoz” faaliyeti olduğu rahatlıkla görülecektir. Dünya çapında, kitlelere servis edilen bu ve benzeri evrimci haberler, toplumlardaki Allah inancını ve dini değerleri yok etmeye yönelik propaganda mahiyetinde son derece sakıncalı telkinlerdir. Anadolu Ajansı ve TRT gibi devlete bağlı resmi kuruluşların bu ve benzeri aldatmacalara alet olmamaları ve Müslüman Türk toplumuna aktardıkları bilgilerin doğruluğunu çok titiz bir biçimde araştırmaları hayatidir.

 

Kaynak:

Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/filipinlerde-bulunan-fosiller-yeni-bir-insan-turune-ait/1448534

TRT TÜRK: https://www.trtturk.com.tr/haber/dunya/filipinlerde-bulunan-fosiller-yeni-bir-insan-turune-ait_4126

 

Ayrıca bakınız

Her sene tekrarlanan “Ara form Homo naledi” iddiası bu sefer kısa sürdü

Darwinistlerin klasik taktiklerinden biri eski fosilleri tekrar tekrar gündeme getirmek ve aynı fosille ilgili yeni …