İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


67 / 2012-03-28
İngilizce

Darwin’den beri Darwinistlerin anlatıp durdukları canlılık senaryosu kendi kendine oluştuğu iddia edilen hayali bir “ilk hücre” ile başlar. Bu hayali ilk hücre;

  • Darwin döneminde “içi su dolu baloncuk” olarak nitelendiriliyordu, çünkü o dönemin ilkel şartlarında hücrenin neye benzediği bilinmiyordu bile.
  • Bu hayali ilk hücrenin çamurlu bir suyun içinde kendi kendine oluştuğu gibi akıl dışı bir varsayım öne sürülüyordu.
  • Tüm canlı çeşitliliğinin bu tesadüfen oluşan ilk hücreden gelişip var olduğu iddia ediliyordu.

Ardından 20. Yüzyılda müthiş bilimsel keşifler yapıldı ve hücrenin yapısı tam olarak görülüp anlaşıldı. Anlaşıldı ki;

  • Tek bir hücre New York şehrinden daha kompleks bir yapıya sahiptir.
  • Değil bir hücrenin, hücrenin içindeki tek bir proteinin bile kendi kendine oluşması imkansızdır.
  • Dolayısıyla çamurlu suda bir hücre oluştu iddiası bilimsel olarak mantıksız ve imkansızdır.

Bu gerçekler Darwinistlere dehşetli bir panik getirdi. Henüz YAŞAMIN BAŞLANGICINDA evrim teorisinin çökmüş olması, onları yıkıma uğrattı. Bu gerçeği gizlemek istediler. Yine basını ve üniversiteleri kullanmaya kalkıştılar. “Laboratuvarda muhtemelen protein üretebiliriz, deneyler yapıyoruz” dediler. “Yaşamın tek hücreliden başladığına dair hipotezler var” dediler. “İddialarımızı zamanla ispatlayacağız” dediler. Ancak aradan geçen 150 yıllık süre içinde hiçbir değişiklik olmadı, hiçbir evrimci iddia ispatlanamadı. Hatta aksine bütün bilimsel gelişmeler her gün, her gelişme ile bir proteinin bile tesadüfen meydana gelemeyeceğini ispatladı.

Dünya Darwinistlerinin Bile Vazgeçtikleri İddiaları Ülkemizdeki Yerli Evrimciler Neden Hala Savunuyorlar?

Ardı ardına bilimsel yenilgilerle sarsılan Darwinistler yakın bir zamanda, Dawkins’in öncülüğünde “kendi kendini kopyalayan hayali bir molekülden” bahsetmeye başladılar. Ancak bu da onları kurtaramadı ve hatta Dawkins bile bu iddianın mantıksızlığını açıkça ifade etmek zorunda kalarak, böyle bir yaratılışın ancak çok çok üstün bir Akıl tarafından meydana getirilebileceğini itiraf etti.

Bütün bu gerçeklere ve bilimsel gelişmelere rağmen ülkemizdeki yerli evrimciler söz konusu iddiayı ısrarla tekrarlamaktadırlar. “Gelişmiş canlı diyemeyiz ama canlılığa giden bir organizasyon deriz”, “kendi kendini kopyalayan ilk molekül yapmıştır”, “cansız maddelerden canlıların oluşumu doğa yasalarının sonucudur, bunu tartışmaya gerek yok,” gibi bilimsel karşılığı olmayan, mantık dışı iddiaların hala yenilmektedirler. Bunun nedeni söz konusu kişilerin eski yılların sahte evrimci bilim anlayışından kopamamalarıdır.

Kendi Kendini Kopyalayabilen İlk Molekül Diye Bir Şey Yoktur

Darwinistler, proteinlerin kendi kendine oluşumunu açıklayamadıklarından, canlılığın ilk başında “kendi kendini kopyalayabilen bir ilk molekül olduğunu” iddia ederler. Öncelikle “kendi kendini kopyalayan molekül” diye bir şey yoktur. Eğer burada kastedilen molekül, canlı hücre içindeki en küçük birim olan proteinlerse, proteinlerin de “kendi kendilerine kopyalama” gibi bir özelliği yoktur. Bir proteinin kopyalanabilmesi için:

  • Başka proteinlere
  • DNA’ya
  • Ribozoma
  • Endoplazmik retikuluma
  • Sitoplazmaya
  • Enerji üreten mitokondriye
  • Hücre zarına

KISACA,

TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR HÜCREYE İHTİYACI VARDIR.

Dolayısıyla “kendi kendini koplayabilen bir molekül” iddiası aldatmadan ibarettir. Canlı hücresi içinde olmayan bir molekülün dışarıdan enerji alabilen ve bunu kendini devam ettirmekte kullanan bir yapıya sahip olması imkansızdır. Buna “canlılığa giden bir organizasyon” denmesi ancak ve ancak hedef saptırmadır, demagojidir. “Canlılığa giden bir organizasyon” son derece mantıksız bir ifadedir. En küçük canlı “bir HÜCRE”dir. Sadece bir hücre ve o hücre içindeki birimler kendi kendilerini kopyalayabilirler. Sadece bir hücre dışarıdan enerji alabilir ve bunu kullanır. Sadece bir hücre, kendi organelleri ve dışarıdan aldığı enerji vesilesiyle kendi varlığını devam ettirebilir.

Bir başka deyişle canlılık, cansızdan canlılığa doğru giden hayali aşamalarla var olamaz. CANLILIK, ASLA VE ASLA CANSIZLIKTAN VAR OLAMAZ. BU KESİN OLARAK İMKANSIZDIR. BUNU SÖYLEYEN İSE, BİLİMDİR, BİLİMSEL, KESİN, SONUÇLANMIŞ DENEYLERDİR. Darwinistler, “cansızlıktan canlılığın oluştuğunu ispatlayan bilimsel deliller var” dediklerinde doğru söylememektedirler. Moleküler düzeyde her türlü bilimsel çalışma cansızlıktan canlılığın var olamayacağını, 20. yüzyılda ispat etmiş, 21. yüzyılın gelişen bilimi ile de teyid etmiştir. Bir canlının oluşması için bir proteinin varlığı dahi yeterli değildir. Darwinistlerin canlılığı açıklayabilmeleri için BİR HÜCRENİN oluşumunu açıklamaları gerekir. Fakat henüz TEK BİR PROTEİNİN KENDİ KENDİNE OLUŞUMUNU DAHİ AÇIKLAYAMAMAKTADIRLAR. Hücrenin içindeki küçücük bir protein bile, Darwinizm’i çürütüp bitirmiştir.



İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.