İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


67 / 2009-09-10
İngilizce

 9 Eylül 2009 tarihli The Independent gazetesi önemli bir fosil bulgusunu kapak yaptı. Gazetenin, “İnsanın tarihini tekrar yazan fosil” başlığı altında duyurduğu haberde, Gürcistan’ın Dimanisi bölgesinde bulunan birden fazla insana ait fosil kalıntıları konu edilmişti. Ve bu fosil, özellikleri ve yılı sebebiyle Darwinist senaryoları tamamen altüst etmişti.  

 Darwinistler, insanın hayali evriminde sıkça malzeme olarak kullandıkları, fakat aslında günümüz insanından başka bir şey olmayan homo erectusun 1.9 milyon yıl önce Afrika’da ortaya çıktığını iddia ederler. Bulunan fosiller ise, 1.8 MİLYON YILLIKTI VE AVRASYA’DA BULUNMUŞTU. Bu durum, yıllardır okullarda okutulan evrim masallarının “sahte” olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı. Darwinistlerin ünlü “AFRİKA’DAN GÖÇ” SENARYOSU, DİĞER TÜM EVRİMCİ SENARYOLAR GİBİ BİR KEZ DAHA HÜSRANA UĞRADI.  

Fakat bu örnek, yeni değil. Darwinistler, sıklıkla, kurguladıkları senaryolardan “kusura bakmayın yanlış yapmışız” diyerek geri adım atarlar. Daha doğrusu, geri adım atmak zorunda kalırlar çünkü evrim senaryolarını bir türlü bilimsel delillere uyduramazlar. Hayali olaylara dayanan senaryolarını altüst eden gerçek fosiller ortaya çıkınca ise yapabildikleri tek şey uydurma hikayeyi biraz daha değiştirip insanlara sunmak olur. Bu o kadar sık gerçekleşir ki, hayali atalar değişir, tarihler değişir ve bir anda hayali ata ile torun aynı tarihte var oluverir. Darwinistlerin sakladıkları Yaratılış’ı ispat eden 250 milyon fosilin deşifre edilmesi işte bu sebeple Darwinistler açısından büyük bir hüsrana yol açmıştır. Bu fosiller, Darwinistlerin evrim adına uydurdukları her senaryoyu ortadan kaldırmıştır. Çözüm bulamadıklarından Darwinistlerin şu anda tek yapabildikleri, 250 milyon fosili görmezden gelmeye çalışmak ve eski yöntemleri “ya tutarsa” mantığıyla uygulamaya devam etmektir. Unuttukları nokta ise, tüm dünyanın artık 250 milyon fosili görmüş ve evrimin bir safsata olduğuna kanaatlerinin gelmiş olmasıdır.  

Yeni fosillere göre şekil değiştirmek, bir bakıma, Darwinist aldatmacanın hangi boyutlara ulaşabileceğini de açıkça göstermektedir. Uydurma at serisi, sırf bu sebeple 20’den fazla kez şekil değiştirmiştir. Yeni bulunan fosiller sürekli olarak bu sahte seriyi ortadan kaldırmış, tırnak sayıları, boy oranları ve tarihler bir türlü birbirini tutmamış, fakat Darwinistler geri adım atmamak uğruna, sürekli saçmalıklarla dolu yeni bir atın evrimi senaryosu oluşturmuşlardır. Bu senaryo, pek çok Darwinist’in de açıkça itiraf ettiği şekilde DARWİNİZM ADINA BİR UTANÇ VESİLESİDİR. Fakat aynı zamanda Darwinist sahtekarlığı anlayabilmek için iyi bir örnektir. Son olarak, 45 milyon yıllık at fosili, bu teoriyi tam anlamıyla yıkıp geçmiştir. Çünkü Darwinistlere göre, 50 milyon yıl önce atın ancak köpek büyüklüğündeki hayali atasının var olması gerekmektedir. Bu dev yenilginin ardından fanatik Darwinistler safında bile büyük bir sessizlik hakim olmuştur.

45 milyon yıllık yabani at kafatası günümüz yabani atlarından tamamen farksızdır. 
 
 
Şimdi, bulunan fosil ile “Afrika’dan göç” senaryosu allak bullak olunca, Darwinistler ciddi anlamda küçük düşürücü bir iddia ile durumu kurtarmaya çalışmaktadırlar. Bu iddiaya göre, hayali ilk insan Afrika’dan kalkıp Avrasya’ya gitmiş, sonra her nedense orayı beğenmeyip Afrika’ya geri dönmüştür. Neden? Çünkü bulunan yeni fosil sonrasında sahte evrimin sahte senaryosuna en uygun olan uydurma hikaye budur da ondan...
 
Darwinistler, muhtemelen Darwin’in izini takip ettiklerinden, kendilerince Türk halkını açıkça küçük görmekte, necip milletimizin kolayca kandırılacağı yanılgısına kapılmaktadırlar. Çünkü bu izahlar, ancak ve ancak karşı tarafla aldanacağını umarak, karşı tarafı saf hatta cahil görerek sarf edilebilecek türden sözlerdir. Darwinistler, daha önce tüm dünyayı basının, propagandanın ve eğitimsizliğin etkisiyle aldattıkları için, bu yöntemin hala geçerli olduğunu zannetmektedirler. Oysa TÜRK MİLLETİ ARTIK ALDANMAMAKTADIR. Türk milleti, artık bilimsel delilleri görmüş, buna göre kararını vermiş ve doğruyu anlamış son derece üstün nitelikli bir millettir. Ve kendisini kandırmaya çalışan aciz durumdaki Darwinistlerin piyonu olmayacaktır. İşte bu sebeple, Darwinistlerin artık bu zavallı izahlardan medet umma zamanları artık sona ermiştir.  

Homo erectus’u hala insanın atası olarak göstermeye çalışan zihniyet, zavallı bir zihniyettir














Bugün Gazetesi, 10-09-2009

Darwinistler açısından içler açısı olan, geçersizliği anlaşılmış iddialardan hala bir şeyler beklemeleridir. Homo erectusların soyu tükenmiş bir insan ırkı olduğu defalarca delilleriyle ortaya konulmuştur ve söz konusu fosille ilgili bilim adamlarının izahları da bu yöndedir. Buna karşın, Darwinistler hala homo erectusların, insanın hayali atası olduğu yalanını empoze etmeye çalışmaktadırlar. Çünkü amaç, yıllardır zihinlerde oluşturduklarına inandıkları insanın evrimi senaryosunu demagoji yoluyla canlı tutabilmektir.

Homo erectus olarak bilinen canlılar, tıpkı neandertaller gibi soyu tükenmiş bir insan ırkıdır. Günümüz insan ırklarından farksızdırlar. Detaylı bilgi için bkz: http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/
productId/15911/HOMO_ERECTUS
. Nitekim Gürcistan’da bulunan söz konusu fosilleri inceleyen bilim adamlarının izahlarına bakıldığında da bu gerçeğin tekrar teyid edilmiş olduğu görülmektedir.
 
Fosilleri inceleyen Gürcistan Ulusal Müzesi’nden Darwinist Profesör David Lordkipanidze, söz konusu fosillerle ilgili olarak, bu canlıların sosyal, zihinsel ve bilişsel kabiliyetlere sahip olduklarını, bacaklarıyla kaval kemiklerinin günümüz insanınki ile aynı olduğunu belirtmiştir. Lordkipanidze, aynı zamanda bu insanların vücut oranlarının incelendiğinde, günümüz insanlarından hiçbir farklarının olmadığının anlaşıldığını da belirtmeden edememiştir.  

Homo erectusların küçük beyin hacmi, bilindiği gibi bugün dünyada yaşayan bazı insan topluluklarının beyin hacmi ile aynıdır. 1.5 metrelik boy uzunluğunun ise günümüzde pek çok insan için söz konusu olabildiği ve evrimin bir delili olarak sunulamayacağı kuşkusuz ki aşikardır. İşte Darwinistlerin “insanın hayali atası” olarak ilan ettikleri bu canlılarla ilgili ellerindeki tek delil ise, bunlardır.  

Gürcistan’da bulunan yeni fosil, Darwinizm’e delil değil, çöküş getirmiştir. Darwinistlerin, ilkel ata ve Afrika’dan göç gibi bütün aldatmacalarını sona erdirmiştir. Darwinizm, bulunmuş olan 250 milyon fosil ile zaten çökmüş olduğu gibi, yeni bulunan fosiller de her geçen gün aynı darbeyi bu sahte teorinin üzerine indirmektedir. Darwinistler safındaki zavallılık ve perişanlık, gün geçtikçe daha da artacak ve Darwinizm çok yakın bir tarihte yeni nesillerin alay konusu olacaktır.


İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.