

|

| 67 / 2009-03-21 |
| İngilizce |
|
|
Celal Şengör, her yıl 40 bin türün yok olduğunu ve bunun yerine 1000 ayrı türün evrimleştiğini iddia etmiştir. Fakat yeni türlerin evrimleştiği iddiası geçersizdir.
Yeryüzünde her yıl yeni türlerin keşfedildiği doğrudur. Bunun iki açıklaması olabilir:
-
Yeni bulunan türler, zaten halihazırda dünyada yaşamakta olan, ancak şu ana kadar keşfedilmemiş türler olabilir. Nitekim söz konusu türlerin bulunduğu bölgeler, daha önce detaylı araştırma yapılmamış bakir topraklar, uzak denizler veya deniz dipleridir. Araştırma yapıldıkça ortaya çıkan bu türlerin, zaten yıllardır varlığını sürdüren fakat keşfedilmemiş türler olması muhtemeldir.
-
İkinci ihtimal olarak da bu yeni türler o an yaratılmış varlıklar olabilir. Allah’ın yoktan yaratması, insanlardan uzakta, gözle görülmeyen yerlerde gerçekleşmektedir. En doğrusunu Allah bilir. Allah bunu mucize olarak yaratmaktadır. Yoksa insanların gözlerinin önünde, örneğin hayvanat bahçelerinde böyle bir durum, Allah’ın dilemesi dışında, gerçekleşmez.
Burada belirtilmesi gereken iki önemli nokta vardır:
-
Birincisi, söz konusu türlerin evrimleştiğinin iddia edilebilmesi için, bu mükemmel türleri bulabildiğimiz gibi, yeni evrimleşmekte olan türleri de bulabilmemiz gerekir. Her yıl 1000 yeni tür çok fazla bir sayıdır, mutlaka bu sahte evrimleşmenin izlerinin de görülebilmesi gerekir. Ama buna dair tek bir delil yoktur. Bulunan canlıların tamamı tam, mükemmel, kusursuz canlılardır.
-
İkincisi, yeni tür olarak nitelendirilen canlılar genellikle bir türün varyasyonlarıdır. Darwinistler genellikle varyasyonları “tür” olarak nitelendirip propaganda yaparlar. Oysa yeni keşfedilen canlı, 200 milyon yıldır var olan kurbağanın genlerinde zaten var olan bilgiyi taşımaktadır. Bundan farklı bir canlı değildir. Bildiğimiz kurbağalara yeni bir bilgi eklenmemiş, onlar kurbağadan farklı bir türe dönüşmemişlerdir. Bu farklılık zenci bir insan ile beyaz bir insan arasındaki farklılıktan öte bir şey değildir.
|
.jpg)

Surinam’da yeni keşfedilen mor desenli atelopus kurbağası, görünüm ve desen açısından farklı olsa da, normal kurbağa türlerinin yalnızca bir varyasyonudur. Darwinist yayınlarda iddia edildiği şekilde yeni bir tür değildir. Anatomik yapısı itibariyle yaklaşık 200 milyon yıldan beri var olan aşağıdaki kurbağadan farksızdır.
|
|
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|