İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


34 / 2006-03-11
İngilizce

 New Scientist dergisinin internet sitesinde, 11 Mart 2006 tarihli ve "Hala evrimleşiyor muyuz?" başlıklı bir yazı yayınlandı. Kate Douglas tarafından hazırlanan yazıda, çeşitli evrimci araştırmacıların, bir dogma olarak benimsedikleri evrim sürecinin devam edip etmediğine dair spekülasyonlarına yer veriliyordu. Douglas, Harvard Üniversitesi"nden Stephen Pinker"ın, "biyolojik açıdan, gen havuzundaki değişiklikler anlamında bunu söylemek imkansızdır" şeklindeki sözlerini aktardıktan sonra Bruce Lahn"ın çalışmasına değinerek bunu hayali evrimin devam ettiğine dair bulgular kapsamında ele alıyordu.

Evrimin devam edip etmediği ya da geleceği hakkındaki her yazının sonunda olduğu gibi, Kate Douglas"ın yazısının sonunda da, bu gibi spekülasyonların bilimsel olarak pek bir anlam ifade etmediği itiraf edilmek zorunda kalınıyordu:

"Birçok uzman şu konuda mutabık ki, evrimin yönünü tahmin etmeye çalışmak boşuna bir çaba."

Spekülasyonlarla doldurulan, sonuç bölümünde de bunların boşuna bir çaba olduğunu itiraf eden bir yazıya uzun cevap vermek gerekmediği açıktır. Burada kısaca dikkat çekilecek olan şey "hala evrimleşiyor muyuz?" sorusundan ziyade "insan evrim geçirmiş midir?" sorusunu sormanın gerekliliğidir. Kate Douglas"ın yazısının başından itibaren yaptığı gibi, evrimi kesin bir gerçek kabul ederek konuya başlamak dogmatizme saplanmak olur.

İnsanın evrimi senaryoları hakkında bilinmesi gereken şey, bu senaryonun materyalist felsefe yüzünden benimsendiği, ideolojik olarak ayakta tutulduğu ve giydirildiği bilim elbisesinin ardında son derece yetersiz kanıt ve ateşli tartışmaların konusu spekülasyonlara dayalı olduğudur.

İnsanın kökeni konusundaki ünlü yayınlardan biri olan Discovering Archeology dergisinde, derginin editörü Robert Locke tarafından yazılan makalede "insanın atalarını aramak, ışıktan çok ısı veriyor" denmekte ve ünlü evrimci paleoantropolog Tim White"ın şu itirafı aktarılmaktadır: "Bugüne dek cevaplayamadığımız sorulardan dolayı hepimiz hüsrana uğramış durumdayız." (Robert Locke, "Family Fights" Discovering Archaeology, July/August 1999, pp. 36-39)

Yazıda, evrim teorisinin insanın kökeni konusunda içinde bulunduğu açmaz ve bu konuda yürütülen propagandanın temelsizliği şöyle anlatılmaktadır:

Belki de bilimin hiçbir alanı insanın kökenini bulma çabalarından daha fazla tartışmalı değildir. Seçkin paleontologlar insan soyağacının en temel hatları üzerinde bile anlaşmazlık içindeler. (Sözde) Yeni dallar büyük patırtı ile oluşturulur, ancak yeni fosil bulguları karşısında geçerliliğini kaybedip yok olurlar. (Robert Locke, "Family Fights" Discovering Archaeology, July/August 1999, pp. 36)

Aynı gerçek, ünlü Nature dergisinin editörü Henry Gee tarafından da yakın zaman önce kabul edilmiştir. Gee, 1999 yılında yayınlanan In Search of Deep Time adlı kitabında "insanın evrimi ile ilgili 5 ila 10 milyon yıl öncesine ait tüm fosil kanıtlarının küçük bir kutuya sığabilecek kadar az olduğunu" söyler. Gee"nin bundan vardığı sonuç ilginçtir:

Ata-torun ilişkilerine dayalı insan evrimi şeması, tamamen gerçeklerin sonrasında yaratılmış bir insan icadıdır ve insanların önyargılarına göre şekillenmiştir... Bir grup fosili almak ve bunların bir akrabalık zincirini yansıttıklarını söylemek, test edilebilir bir bilimsel hipotez değil, ama çocuk masallarıyla aynı değeri taşıyan bir iddiadır-eğlendirici ve hatta belki yönlendiricidir, ama bilimsel değildir. (Henry Gee, In Search of Deep Time, New York, The Free Press, 1999, s. 116-117)

Görüldüğü gibi evrimciler insan ve şempanze arasında akrabalık ilişkisi öne sürmektedirler ancak böyle bir ilişkinin varlığına dair izi sürülebilecek bir fosil kaydı bulunmamaktadır. İnsan, şempanze benzeri bir canlıdan aşamalarla evrimleşmemiş, dik yürümeye elveren, iri beyne sahip anatomisiyle bir anda var olmuştur. Açıkça yaratılışa işaret eden bu gerçeğin evrimcilere göre hiçbir açıklaması bulunmamaktadır. Antropolog Lyall Watson bu konuda şunları söylemiştir:

Günümüz maymunları örneğin, sanki hiçbir yerden gelmemiş gibidirler. Dünleri, fosil kayıtları yoktur. Ve dik yürüyen, tüysüz, alet yapabilen ve iri beyinli varlıklar olarak- günümüz insanlarının da gerçek kökeni, eğer kendimize karşı dürüst olursak, aynı şekilde gizemli bir meseledir. (Lyall Watson, The Water People, Science Digest, May 1982, sf. 44)

Görüldüğü gibi gerçekte insanın evrimle ortaya çıktığını gösteren hiçbir somut bilimsel bulgu bulunmamaktadır. Bu hikayeye bağlılığın sebebi daha çok ideolojik sebeplerden kaynaklanmaktadır.

New Scientist dergisi ise, belirsizliği bizzat evrimci uzmanların itiraflarıyla ortada olan bu senaryoyla Ilgili olarak "hala evrimleşiyor muyuz" sorusunu sormakla, "spekülasyon üzerine spekülasyon"  üretmiş olmakta, ortaya bilimsel olarak hiçbir faydalı bilgi koymamış olmaktadır. New Scientist dergisinin sayfalarında gerçekçi ve zengin bilimsel içerik görmeyi diliyor, dergi editörlerinin, insanın evrimi senaryolarıyla sayfalarını boşuna harcamaktan vazgeçmelerini diliyoruz.


İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.