İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.




Anahtar Kelimeye Göre Arayın
Kategoriye Göre Arayın
Medyaya Göre Arayın
Tarihe Göre Arayın
Başlangıç Tarihi  
Bitiş Tarihi


> > Celal Şengör Haklı! Darwinizm Büyük Bir Yalan Üzerine Kurulmuştur

Celal Şengör, 26 Haziran 2009 tarihinde Cumhuriyet Bilim Teknik dergisindeki köşesinde, “İnsan Olmanın Zorluğu” başlıklı bir yazı yayınladı. Bu yazıda Şengör, yeryüzündeki pek çok keşif ve icadın başlangıç noktasının “yalan” olduğunu iddia ediyor ve sarf edilen bu yalan neticesinde önemli bilimsel buluşların ortaya çıktığını belirtiyordu. Buradan yola çıkarak Şengör, “doğru olmayan bir şeyi doğru farz edip dile getirmeden insan olunmayacağı” gibi son derece mantık dışı bir sonuca ulaşıyordu. Buraya kadar, oldukça yanlış bir mantığın altını çizen ve “yalan olmadıkça insan olunmaz” gibi yanıltıcı bir sonuca varan Şengör’ün bu aşamada haklı olduğu bir nokta vardı: Şengör, söz konusu iddiasına Darwinizm’i delil olarak göstermişti.  Darwin’in bir yalan ile ortaya çıktığını belirtmişti. 19. Yüzyılın cahil ortamında, yalnızca bir macera adına ortaya çıkmış olan Darwin’in teorisini bir aldatmaca üzerine kurduğunu kabul ediyordu. Ve bu gerçekten de doğru bir tespitti. Darwin, hücrenin neye benzediğinin daha bilinmediği, tükenmez kalemin bile icat edilmediği bir dönemde, “bilimsel bir teori buldum!” diye ortaya çıkmıştı. Aslında yaptığı şey yalnızca bir gemi içinde oradan oraya seyahat etmek, sarhoş tayfalar ile sabahlara kadar içki içmek ve mola verdikleri adalarda yalnızca zevk için birkaç böcek toplamaktı. Darwin, kendi otobiyografisinde de açıkça belirttiği gibi, topladığı bu canlılarla hiç ilgilenmemiş, onları bir kenara atarak gençlik macerasına devam etmiştir. Aynı macera duygusuyla bir iddia ortaya atmış, iddiasının saçmalığını ve bu sebeple intihar etmek üzere olduğunu da sık sık mektuplarında dile getirmişti. İçi su dolu baloncuk zannettiği hücrenin bir galaksi sistemi ile karşılaştırılacak kadar kompleks olduğunu bilmiyordu. Bu yüzden hücrenin tesadüfen oluştuğunu iddia etmekte sakınca görmemişti. Genetik kanunlarından haberi yoktu. Bu sebeple, canlıların sonradan edindikleri özelliklerin sonraki nesillere geçebileceğini zannediyordu. Bu yanılgıdan yola çıkarak canlıların birbirine dönüştüğü yalanını ortaya atmış, buna kendini inandırmaya çalışmış, bu sebeple de ara fosillerin yokluğuna yaşamı boyunca hep şaşırmıştı. Darwin, Şengör’ün belirttiği gibi bir yalanla ortaya çıkmıştı. Fakat Şengör’ün yanıldığı nokta, o dönemden bu yana bu yalanın sonucunda büyük bir keşfe ulaşılmamış, tam tersine yalanın gitgide dallanıp budaklanmış olduğudur. Celal Şengör de çok iyi bilmektedir ki, genetik biliminin detayları Darwin’den sonra keşfedilmiştir. Genetik ve mikrobiyoloji, canlılarda, hücre zarı, ribozom, mitokondri, DNA, kloroplast, protein gibi olağanüstü yapıların varlığını göstermiş, tek bir proteinin tesadüfen oluşması ihtimalinin imkansız olduğu ortaya çıkmıştır. Hücrenin en küçük ve en temel parçalarının laboratuvar ortamında bile oluşturulamayacağı anlaşılmıştır. Darwinizm’e bundan sonraki ikinci büyük darbe ise paleontoloji biliminden gelmiştir. Darwin’den günümüze kadar geçen zamanda, yer katmanlarından 250 milyondan fazla fosil çıkarılmıştır. Ve Darwinistler, BUNLARIN BİR TANESİNİN DAHİ ARA FOSİL OLMADIĞI gerçeğinin Sayın Adnan Oktar’ın eserleri ile tüm dünyaya gösterilişine, büyük bir şok ve şaşkınlık içinde şahit olmuşlardır. Bu gerçek açıkça ifade edildiğinde Darwinistler, Darwinizm’e özgü bir savunma mekanizması geliştirerek, gerçekte hiçbir araform özelliği göstermeyen Archaeopteryx ve Tiktaalik Rosaea’yı bir kurtarıcı olarak ortaya atarlar. (Ellerindeki tek spekülasyon malzemesi bunlardır.) Şengör de aynı yönteme sığınmış ve ara fosil yokluğu gündeme gelir gelmez bu iki fosili, Darwin’in sahte teorisini doğrulayan buluşlarmış gibi göstermeye kalkmıştır. OYSA BU BİR ALDATMACADIR. Archaeopteryx konusundaki Darwinist iddialar, oldukça kapsamlı delillerle çürütülmüştür. Bu canlının mükemmel bir uçucu kuş olduğu tespit edilmiş daha da önemlisi, Archaeopteryx ile aynı dönemde yaşayan mükemmel kuşlar, söz konusu geçiş iddiasını tam anlamıyla ortadan kaldırmıştır. Archaeopteryx hakkındaki Darwinist iddiaların geçersizliği ile ilgili detaylı bilgileri buradan okuyabilirsiniz.

Archaeopteryx ve Tiktaalik Rosaea, uzun bir zamandır Darwinistlerin üzerinde spekülasyon yaptıkları fosillerdir. Fakat fosiller üzerinde detaylı incelemeler, bu canlıların hiçbir ara form özelliği göstermeyen tam ve mükemmel canlılar olduğunu ortaya koymuştur. Tiktaalik Rosaea ise, mükemmel bir mozaik canlıdır. Canlı üzerinde ara form özelliği gösteren tek bir tane bile yapı bulunmamakta, fosilin tüm özellikleri, bunun soyu tükenmiş mükemmel bir canlı olduğunu göstermektedir. Konuyla ilgili detaylı açıklamalar daha önce çok defa yapılmış, Tiktaalik Rosaea hakkındaki tüm spekülasyonlar kapsamlı şekilde çürütülmüştür. Tiktaalik Rosaea hakkındaki Darwinist iddiaların geçersizliği ile ilgili detaylı bilgileri buradan okuyabilirsiniz.

Kuşkusuz Celal Şengör, yukarıda bahsettiğimiz gerçekleri, Archaeopteryx ve Tiktaalik Rosaea’nın birer ara form olmadığını, dahası Darwinistlerin elinde TEK BİR TANE BİLE ARA FORM BULUNMADIĞINI çok iyi bilmektedir. Fakat Darwinist ideolojiye duyulan bağlılık nedeniyle söz konusu sahte iddiaları savunması gerektiğini düşünmektedir. Sayın Şengör şu gerçeği mutlaka dikkate almalıdır: DARWİNİZM, BİR YALANLA BAŞLAMIŞTIR VE GİTGİDE GELİŞEN DAHA BÜYÜK BİR YALAN HALİNİ ALMIŞTIR. Ve en önemlisi, DARWİNİZM’İN BİR YALAN OLDUĞU TÜM DÜNYAYA AÇIK VE BİLİMSEL DELİLLERLE DEŞİFRE EDİLMİŞTİR. Şu an dünyada Darwinizm’in sahtekarlık olduğunu bilmeyen yoktur. Darwinizm, artık alay konusu olmuştur. Bu teoriye çocuklar bile inanmamakta, spekülasyonlara aldanmamaktadırlar. O yüzden bu yalanı korumak, Darwinizm yanlılarını yalnızca küçük duruma, hatta komik duruma düşürmektedir. 250 milyon fosil, canlıları Allah’ın bugünkü görünümleriyle, yoktan ve bir anda yarattığını açıkça göstermişken, Darwinizm’i savunma adına yapılan demagojiler oldukça aciz görünmektedir. Celal Şengör şu konuda da yanılmaktadır: Bahsettiği büyük keşifler yalan üzerinden değil, yanlış veya eksik bilgiler üzerinden yola çıkılarak gerçekleştirilmiştir. Keşifleri yapan insanlar, bir şeyi anlayabilmek için varsayımlarda bulunmuş, sonra ARAŞTIRARAK VE İNCELEYEREK doğru sonuca ulaşmayı amaçlamışlardır. Örneğin, Dünya’nın düz olduğu zannedilen bir dönemde bilimsel bir keşif yapılmış, Dünya’nın yuvarlak olduğu anlaşılmış ve bilimsel kanıtı olan bu gerçeğe bugüne dek kimsenin bir itirazı olmamıştır. Dolayısıyla söz konusu kaşiflerin hiçbiri, Darwin gibi, ısrarla hiçbir bilimsel delili olmayan bir yalanın savunuculuğunu yapmamış, bilimsel deliller reddetmesine rağmen bu yalanı dallandırıp budaklandırmamışlardır. İnsan olmak, Şengör’ün zannettiği gibi yalan söylemekle değil; dürüst hareket etmekle, mutlaka hak olanı savunmakla, şartlar insanı zahiren zor bir duruma düşürecek olsa da mutlaka doğruluktan ayrılmamakla mümkün olur. Bunun için gerekli olan ise Allah korkusudur. İnsanı insan yapan, vicdana uymak, tüm deliller tek bir doğruyu gösteriyorken, vicdanının üzerini ezerek sahte ve batıl olanı tercih etmemektir.


devamı >>


> > Dawkins Bu Duruma Ne Diyecek?: Londralılar 'Yaratılış'ı Destekliyoruz' Diyor

1 Temmuz 2009 tarihinde Birmingham Post gazetesi, yakın zamanda gerçekleştirilen bir anket sonucuna sayfalarında yer verdi. Bu sonuca göre, İngiltere’nin başkenti Londra’da Yaratılış’a inananların sayısının oldukça artmış olduğu görülüyordu. Evrime karşı oy veren bu kişiler, tüm canlılığı Allah’ın şu anki görünümü ile yoktan var ettiğine inanıyorlardı.

Bu sonuç, kendi ülkesinde ve tüm dünyada ateizmi ve Darwinizm’i yaymaya çalışan ve bu amaçla oldukça kapsamlı bir faaliyet yürüten Richard Dawkins’i şoka uğratmış olmalı!


devamı >>


> > Darwinistlerin “Ortak Ata” Aldatmacası

Savundukları teoriden utanç içinde olan Darwinistler, şimdi “maymundan geldik” iddiasını örtbas etmeye çalışıyorlar. Darwin’i de korumaya alarak, “aslında Darwin de maymundan geldik dememişti, ortak bir atadan bahsetmişti” diye ortaya çıktılar. Darwinist yayınlar, birdenbire bu aldatmacaya sahip çıktı ve “maymunlar atamız değil, kuzenlerimizmiş” gibi saçmalıkları manşetten vermeye başladılar. Darwinistler, mantık dışı iddiaları nedeniyle artık daha fazla küçük düşmemek için yepyeni şeyler uyduruyorlardı, fakat uydurdukları şeyler onları daha fazla küçük düşürdü.

Buradan söz konusu iddiayı sahiplenen Darwinistlere sesleniyoruz:  


devamı >>


> > “Doğal Seleksiyon Evrimleştirir” İddiası Bir Sahtekarlıktır

Darwin, 1800'lü yıllarda, “evrim mekanizması” olarak bir kavram öne sürmüştü: Doğal seleksiyon

Doğal seleksiyon, diğer bir ifadeyle ‘doğal seçme’ demektir. Güçlü ve içinde bulunduğu doğal şartlara uygun olan canlıların hayatta kalacağı düşüncesine dayanır. Örneğin aslanlar tarafından tehdit edilen bir zebra sürüsünde, daha hızlı koşabilen zebralar hayatta kalacaktır.


devamı >>


> > Çaresiz Darwinistler Sıcaklardan Medet Umuyor

Tarihin en kanlı katliamlarının ve savaşının baş mimarı olan faşist katil Adolf Hitler’in bilinen bir sözü vardır: 

"Eğer bir yalanı yeterince uzun, yeterince gürültülü ve yeterince sık söylerseniz insanlar inanır. İnsanları bir yalana inandırmanın sırrı, yalanı süreki tekrar etmektir. Sadece tekrar, tekrar ve tekrar söyleyin."1

Kendisi de koyu bir Darwinist olan Hitler’in bu sözü sapkın Darwinizm ideolojisini tam olarak özetlemektedir. 150 yıldır Darwinistler, Hitler’in bu felsefesini kendi ideolojilerine temel almış ve tarihin en büyük aldatmacasını büyük bir gürültüyle, defalarca tekrar ederek insanları buna inandırmayı başarmışlardır. Şimdi, yalanlarının ortaya çıktığı şu günlerde bile Darwinistler muhtemelen yine aynı taktiğin başarılı olacağını zannediyor olacaklar ki, türlü çeşit sahtekarlıklarla evrim yalanını tekrar etme eğilimindedirler. Bunun en yeni örneklerinden birisi, son dönem Darwinist yayınların manşetlerinde yer alan “Sıcak havalarda evrim daha hızlı gerçekleşiyor” aldatmacasıdır.


devamı >>


> > Darwinistlerin Dino-Kuş Aldatmacasını Yaşatmak İçin Son Çırpınışları

Darwinistler dino-kuş iddialarının dehşetli yenilgisini kabul etmemek için çoktan cevaplandırılmış iddiaları yeniden gündeme getirmeye başladılar. Özellikle evrimin can çekiştiği şu son günlerde, ciddi şekilde paniğe kapıldılar ve Darwinizm’i kurtarmak adına peş peşe yeni aldatmaca yöntemleri aramaya koyuldular. Bunlara yeni örnek, bir kısım basında son zamanlarda yer alan, Çin’de bulunan bir dinozor fosili ile ilgiliydi. Darwinistler yine aynı çürük hikayeyi tekrarlıyor ve bu fosilin, sözde kuşların evrimine delil olduğu yanılgısını dile getiriyorlardı.

Söz konusu iddianın geçersizliği ile ilgili açıklamalar şöyledir:


devamı >>


> > Belçika RTBF Kanalı da mı Darwinist Diktatörlüğün Baskısı Altında?

Belçika ulusal televizyon kanalı RTBF, Sayın Adnan Oktar ile gerçekleştirmiş olduğu röportajı geçtiğimiz haftalarda bir program esnasında yayınladı. Çeşitli konularda son derece değerli bilgilerin verildiği bu röportajda, Sayın Adnan Oktar tarafından özellikle ve kesin delillerle vurgulanmış olan nokta ise, Darwinist aldatmaca idi. Söz konusu röportajda delilleriyle ortaya konulan bilgilerin verilmesi, bazı Darwinist kesimleri rahatsız etmiş olacak ki, röportajın yer aldığı programın bir bölümüne, Darwinizm’i kurtarmak adına son derece aciz, bilimsellikten uzak ve hatta çocukça izahlar dahil edilmeye çalışılmıştır. Aşağıda, ölmüş Darwin’i kurtarmak adına yapılmış olan bu aldatıcı izahlar hakkındaki açıklamalara yer verilmektedir: Darwinistlerin Mantık Dışı Karşı Atakları Fosiller Karşısında Bozguna Uğramıştır Darwinistler iddialarını kanıtlayacak tek bir tane bile bilimsel delil getirmezler. Teorilerini çürüten bilimsel bir delil ortaya koyulduğunda ise, mantıksız karşı ataklar yaptıklarında bu gerçek delilin etkisini yok edebileceklerini zannederler. Bu bir çeşit Darwinistlere özgü savunma mekanizmasıdır. Nitekim evrime karşı binlerce delilin açıkça, dev resimlerle sergilenmiş olduğu Yaratılış Atlası’nın, Darwinistlerden bu kadar büyük tepki almasının nedeni de budur. RTBF kanalındaki söz konusu açıklamalarda da aynı yöntem izlenmektedir. Tek bir fosil üzerinden milyonlarca aldatıcı spekülasyon yapabilen Darwinistler, Yaratılış’ı ispat eden fosiller söz konusu olduğunda fosille canlısının karşılaştırılmasının imkansız olduğunu iddia edebilecek kadar pervasız olabilmektedirler. Oysa bir fosil kalıntısı, paleontologlara o canlı ile ilgili hemen her türlü bilgiyi verir. Özellikle bu canlı, günümüzde halen yaşayan bir canlı ise, söz konusu saptama rahatlıkla yapılabilir. Nitekim fosillerle bunların canlı örnekleri arasındaki benzerlik öylesine keskindir ki, sırf fosiline bakarak bir canlının ne olduğunu şu anda fosil sergilerini gezen ilkokul öğrencileri bile hemen söyleyebilmektedirler.

    Yukarıdaki fosilleri yalnızca bir kere gören bir ilkokul çocuğu bile, fosillerin sırasıyla kaplumbağa, timsah ve kurbağaya ait olduğunu hemen söyleyecektir. Darwinistlerin istediği gibi detaylı bir iskelet araştırması yapılsa da yine bu gerçek ortaya çıkacaktır. Bu fosiller, canlıların milyonlarca yıl önce de günümüzdeki gibi olduklarını ortaya koyan çok çarpıcı ve kesin bir gerçektir.

Ayrıca Darwinistler eğer dilerlerse, söz konusu karşılaştırmayı yeni ölmüş bir canlı ile onun milyonlarca yıllık fosili arasında da yapabilirler. Bu konuda önlerinde bir engel yoktur. Nitekim bunun sonucunda da arada hiçbir fark olmadığını açıkça göreceklerdir. Darwinistlerin böyle bir karşılaştırma yapmayıp sırf laf kalabalığına boğulmaları, ortaya çıkacak olan gerçeklerden korkmalarından kaynaklanmaktadır. Fakat asıl olarak belirtilmesi gereken husus, burada tipik bir Darwinist aldatmaca yönteminin kullanılmakta olduğudur: Darwinistler, bir canlının, örneğin tek bir hava kesesinin günümüzdeki türdeşi ile aynı olmadığı gibi bir mantıkla bile bu canlıyı “ara form” olarak lanse edebilirler. İşte bu nedenle canlılar arasında detaylı bir iskelet karşılaştırmasının yapılması gerektiğini iddia eder, eğer canlının, örneğin bir hastalıktan dolayı parmağının en kısa kemiği biraz eğrilmişse, bunun aradıkları kayıp halka olduğunu iddia etmekten çekinmezler. (Böyle bir iddia son dönemlerde mükemmel lemur fosili Ida üzerinde yapılmış, fakat spekülasyonun boyutları Darwinist bilim adamlarını bile utandırmış ve bu yaygaraya “maskaralık” adını vermişlerdir). Darwinistlerin detaylı karşılaştırmaktan kasıtları işte budur. Oysa Darwinistler eğer ara form getirmek istiyorlarsa, getirmeleri gereken fosiller şöyle olmalıdır:  


devamı >>


> > Darwinistler: 'İtiraf Ediyoruz... Kuşların Evrimi Hikayesi Bir Yalan!'

Uzunca bir zamandır, tüm evrim safsatalarında olduğu gibi, kuşların dinozorlardan evrimleştiği masalı gündeme geldiğinde de hep aynı bilimsel gerçekleri anlattık:

-    Kuşların ve sürüngenlerin tamamen kendilerine özgü yapısal farklılıkları nedeniyle böyle bir geçiş hiçbir şekilde gerçekleşemez, -    Söz konusu iddiayı kanıtlayan tek bir tane bile bilimsel kanıt yoktur, Darwinistler hiçbir şekilde bir ara fosili delil olarak getiremezler, -    Darwinistlerin ara fosil iddiasıyla ortaya attıkları her dino-kuş safsatasının mutlaka sahtekarlık olduğu anlaşılmıştır, nitekim Darwinistler dinozor fosillerine tüy ekleyerek bu uğurda sahtekarlık yapmışlardır, -    Kendilerini haklı çıkarmak için, evrime hiçbir delil teşkil etmediği bilimsel olarak ispatlanmış mükemmel canlı fosillerini ara form olarak göstermeye çalışmışlardır, -    Pek çok Darwinist söz konusu iddiayı evrim adına bir utanç olarak tanımlamaktadır, -    Ve en önemlisi, dinozorlardan ve Darwinistlerin ara form olduğunu iddia ettikleri canlılardan çok daha eskiden yaşamış mükemmel kuş fosilleri vardır.

Tüm bunların, Darwinistlerin KARADAN HAVAYA GEÇİŞ MASALINI TAM OLARAK ORTADAN KALDIRDIĞINI çok defa, kesin delillerle anlatmıştık. Şimdi bu imkansız hikayenin geçersizliğini Darwinistlerin kendileri itiraf ediyorlar.


devamı >>


> > Darwinistler Bunalıma Girdi!

Darwinistler orangutanların gülme sesi çıkartmasından bu canlıların insanın atası olduğu sonucuna varmışlar.

Şimdi biz, başka deliller de verelim, ancak bu delillerle Darwinistlerin bunalımları daha da artabilir: Darwinistler benzerlik arıyorlarsa, orangutanların dişleri de insana benziyor, başlarının ön kısmında onların da iki gözü var, ön tarafta bir de burunları var, tıpkı insanlardaki gibi! İki yanda kulakları var, iki tane de kolları var. Yemek yiyorlar, hareket ediyorlar. Tıpkı insanlar gibi onlar da su içiyor, temizleniyorlar. Onların da insanlar gibi tırnakları var, elleri de insana benziyor. Bir de üstüne üstlük GÜLME SESİ ÇIKARIYORLAR.


devamı >>


> > Mine G. Kırıkkanat Ve Fanatik Sapkın Bir Din: Darwinizm

Mine G. Kırıkkanat, bilim adına yazdığı yazılarda hep şu noktada yanılır: Kendisini, her nasılsa Darwinizm’in bilim olduğuna ve kanıtlandığına inandırmışlardır. Muhtemelen fazla araştırıp incelemediğinden, Kırıkkanat da bu inancın heyecanlı bir savunucusu haline gelmiştir. Ve yine muhtemelen konunun özünü tam olarak bilmediğinden ve diğer Darwinistlerin etkisi altında kaldığından, Darwinizm yanlısı yazılarında hep en önemli şey eksik olur: Bilimsel delil.

 


devamı >>



Tüm NETcevapları Okumak İçin > >





Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar




SON İLAN



Bilim Teknik Dergisi Bugünün Sorunlarını (Belalarını) Anlamak İçin 150 Yıllık Kılavuz Evrim Teorisidir Demiş. Darwinizmden Kaynaklanan Belalar: Komünizm, Faşizm, Satanizm, PKK ve Terör. Bütün Bu Sapık İdeolojilerin Kökeni Darwinizme Dayanmaktadır


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.