İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.




Anahtar Kelimeye Göre Arayın
Kategoriye Göre Arayın
Medyaya Göre Arayın
Tarihe Göre Arayın
Başlangıç Tarihi  
Bitiş Tarihi

> > Ertuğrul Özkök'ün 16 Kasım 2008 Tarihli Yazısına Cevap

Sayın Ertuğrul Özkök 16 Kasım 2008 tarihli yazısında, Allah’a olan inancını dile getirmiş, hayatının hiçbir döneminde Yaradan’ın varlığını inkar etmediğini belirtmiş. Bunlar çok güzel ve takdire şayan ifadeler. Fakat Sayın Özkök’ün yazısındaki ölüm ve ahiret konusundaki ifadelerinden, ölümden sonra hayatın varlığına inanmadığı, dolayısıyla İslamiyet’e de inanmadığı anlaşılıyor. Sayın Özkök’ün, insanın, amaçsızca, sadece yaşayıp ölmek için yaratılmış bir varlık olduğuna inanarak büyük bir yanılgıya düştüğü anlaşılıyor.

Sayın Özkök;


devamı >>


> > Hürriyet Gazetesi Artık Kangurulardan Medet Umuyor
 

Hürriyet ve Radikal gazetelerinde ve diğer bazı yayınlarda 19 Kasım 2008 tarihinde yayınlanan bir haberde, “kanguruların genetik akrabamız” çıktığı haber veriliyordu. Keseli hayvanların genetik kod haritasının çıkarıldığı ve kanguruların genetiğinin insana benzediğinin anlaşıldığı iddiasında bulunulan söz konusu haberler, yine çürük evrim masallarının tanıdık örneklerinden birini oluşturuyordu.

Darwinistler zaman zaman çeşitli sonuçsuz teşebbüslerle evrim teorisini gündemde tutmaya çalışırlar. Fakat bunu bilimsel delillerle yapamazlar. Çünkü bilimsel tüm bulgular evrimi kesin olarak yalanlamakta, çürütmektedir. Bunu çok iyi bildiklerinden evrim yalanını ayakta tutacak bir spekülasyon yolu bulmaya çalışırlar. Üzerinde propaganda yapabilecekleri malzeme ararlar. Tıpkı soyu tükenmiş insan ve maymun kafataslarını insanın sahte evrimine delil göstermeye çalıştıkları gibi, canlılardaki genetik benzerlikleri de “ortak ata” hikayesine bir kanıtmış gibi sunmaya çalışırlar.


devamı >>


> > Zülfü Livaneli, Yaratılış ve Evrimin Bağdaştığını Zannederek Yanılıyor

Zülfü Livaneli Vatan gazetesinde 2 Kasım 2008 tarihinde yayınladığı “Yaratılış ve Evrim” başlıklı yazısında, Yaratılış ve evrimin çelişmediğini belirtmiş ve çeşitli referanslar göstererek üstü kapalı şekilde Yaratılış ile evrimin birlikte kabul edilmesi gerektiği iddiasında bulunmuştur. Fakat Zülfü Livaneli, yanılmaktadır.

Zülfü Livaneli’nin yazısında bir dostunun cümlelerinden aktardığı ve savunduğu hayali ilk hücrenin bir tas su içinde oluştuğu iddiası, Darwinistlerin 150 yıldır insanları aldatmak için kullandıkları büyük bir yalandır. Şu anda değil hücre, hücrenin sahip olduğu yüzlerce proteinden tek bir tanesi, teknolojik laboratuvar şartlarında bile üretilmememiştir. Tek bir protein molekülünün tesadüfler sonucunda oluşma ihtimali hesaplanmış ve bu oran 10950’de bir olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, on sayısının yanına 950 sıfır gelmesiyle ifade edilir ve matematiksel olarak karşılığı sıfır ihtimaldir. (Matematikte 1050’den büyük sayılar sıfır ihtimal olarak kabul edilirler.)


devamı >>


> > Proteinlerin Oluşumunu Açıklayamayan Darwinistlerin Protein Üzerine Sahte Spekülasyonları

13 Kasım 2008 tarihinde Hürriyet gazetesinde, keşfedilen bir dizi proteinin evrim teorisine sözde delil teşkil ettiği yönünde bir haber yayınlandı. Söz konusu haberde, yapay mutasyonlar sonucunda bozulan protein zincirinin işleyişini korumak üzere, ATP üreten proteinlerin harekete geçtiği belirtiliyor ve Darwinist propagandanın bir gereği olarak bu keşif evrime sözde delil olarak gösterilmeye çalışılıyordu.

Söz konusu iddia, Darwinist propagandanın ve Darwinist demagojinin en bilinen örneklerinden birini teşkil etmektedir. Bu iddia ile Hürriyet gazetesi, Yaratılış’ın muhteşem bir delilini, hiç bir delili olmayan evrime kanıt olarak göstermeye çalışmıştır. Bilimsel bir keşfi tamamen evrime yönelik yorumlayarak, okuyucuda evrime delil bulundu izlenimi vermeyi amaçlamıştır. Oysa tam tersine bu bilimsel çalışma, Darwinist açmazları tekrar ortaya koymasının yanı sıra, Yaratılış gerçeğine önemli bir delil teşkil etmektedir.


devamı >>


> > “Çamurlu Su İçinde İlk Hücre Oluştu” İddiası Sahtekarlıktır

Darwin’in evrim teorisine göre cansız maddelerin tesadüfen bir araya gelmeleriyle meydana gelen hayali bir “ilk hücre” vardır. Darwinizm’e göre her şey bu “ilk hücre” ile başlar. Bütün canlılığın, kelebeklerin, kuşların, aslanların, kartalların, balinaların, tavşanların, geyiklerin ve nihayet teknolojiler üreten, medeniyetler kuran, profesörler yetiştiren, uzaya çıkan, laboratuvarlarda sahip olduğu hücreleri inceleyen insanın da kaynağı Darwinizm’e göre hep bu hayali “ilk hücre”dir.

Darwinizm'e göre bu hayali ilk hücrenin kaynağı ise; bir miktar çamurlu su, zaman ve tesadüflerdir! Darwinizm dinine göre bu üç sihirli(!) ve akıllı(!) güç birleşerek, Nobel ödüllü bilim adamlarının 21. yüzyıl teknolojisinin hakim olduğu laboratuvarlarda bile üretemedikleri, detaylarını anlayabilmek için insanların yarım yüzyılı aşkın bir süredir üzerinde araştırmalar yaptığı, son derece kompleks ve mükemmel mekanizmalara, organellere ve indirgenemez bir kompleksliğe sahip “HÜCRE”yi her nasılsa meydana getirmişlerdir! Dahası, bu üç muhteşem(!) güç birleşerek şu an yeryüzünde gördüğümüz muhteşem canlılığı da meydana getirmişlerdir. Darwinizm dini, işte insanları bu safsataya inandırmaya çalışır.


devamı >>


> > Darwinistler Sahtekarlıklarla Dünyayı Aldattılar

Bilimsel bir teoriyi, örneğin Big Bang teorisini ele alalım. Bu teori, Einstein’ın görecelik kuramından yola çıkılarak önce bir şüphe ve varsayım üzerine ortaya atılmıştı. Bunun ardından söz konusu büyük patlamanın gerçekleştiğini göstermesi gereken deliller aranmaya başlandı. Bu deliller gerçekten de vardı. Söz konusu patlamayı doğrulayan artık radyasyon bulunmuş, evrenin izotopik özelliği (tüm uzayın –270oC olduğu gerçeği) keşfedilmişti. Evrenin gitgide genişlemekte olduğu da bilimsel olarak kanıtlanmıştı ve bu, söz konusu teoriyi kanıtlayan bir başka önemli ve kesin delildi. Dolayısıyla Big Bang teorisi, iddialarının tümü test edilmiş, doğrulanmış ve dolayısıyla kanıtlanmış bir teori haline geldi.

Darwin’in evrim teorisi de “varsayım” adı altında ortaya atılmıştı. (Aslında evrim teorisinin ortaya atılış nedeni tamamen ideolojikti, fakat bilimsel bir teori kisvesi altında insanlara tanıtılmıştı.) Bu teorinin geçerli sayılabilmesi için de, tıpkı Big Bang gibi teorinin iddialarının kanıtlanması gerekiyordu. Bunun için öncelikle hayali evrim mekanizmalarının evrimleşme sağlayıp sağlamadığına bakılması lazımdı. 20. yüzyıl biliminin ilerlemesi, Darwin’in hayali evrim mekanizması “doğal seleksiyon”un evrimleştirici hiçbir rolü olmadığını ispat etmişti. Genetik bilimi ise, doğal seleksiyondan ümidini kesmiş ve buna karşılık mutasyonları bir evrim mekanizması olarak göstermeye çalışmış olan yeni Darwinistleri hüsrana uğratmıştı. Mutasyonların da evrimleştirici bir etkisinin olmadığının anlaşılmasının ardından sıra Darwin’in ve Darwinistlerin en büyük beklentisi olan fosil kayıtlarına gelmişti. Fosil kayıtlarının getirdiği sonuç ise Darwinistler açısından gerçek anlamda büyük bir şoktu! Yıllarca aranmakta olan hayali ara fosiller yeryüzünün hiçbir yerinde yoktu. Araştırmaların derinleştirilmesi ise sonucu değiştirmedi. Şu ana kadar yapılan tüm araştırmalar sonucunda tek bir ara fosil örneği bile bulunamadı.


devamı >>


> > En Büyük Sözde Bilimsel Aldatmaca: Darwinizm –2

Darwinizm, dünyayı aldatmaya, insanları Allah inancından uzaklaştırmaya dayalı bir ideoloji olduğu için, Deccal'in taraftarları için her ne olursa olsun bu sapkın dinin ayakta tutulması gerekmektedir. İşte bu nedenle Deccal’in himayesine giren bir takım kişiler, bu ideolojiyi canlı tutabilmek için şimdiye dek her yöntemi kullanmışlardır. Tek bir bilimsel delil olmamasına karşın evrim teorisini tüm dünyaya kanıtlanmış bir teori olarak lanse etmişlerdir. Olmayan delilleri var göstermişler, fosilleri kendi teorilerine uygun hale getirmeye uğraşmışlardır. Tek bir ara form örneği olmamasına rağmen, hayali ara formlar oluşturmuşlar, sahtekarlık yapmışlar, bunları okul kitaplarında bilimsel delil olarak okutmuşlardır. Evrim aleyhine ortaya çıkan sayısız delili göz ardı etmişler, kasıtlı olarak saklamışlar, görmezden gelmişler, insanlardan gizlemişlerdir. Teorilerinin lehine bir delil olmaması karşısında sahte fosiller üretmişler, bunları dünyanın en ünlü müzelerinde onlarca yıl boyunca sergilemişlerdir. Sahtekarlıkların ortaya çıkması karşısında utanç duymaları gerekirken, aldatıcı yöntemlerine devam etmişler, yeni sahtekarlıklar üretmekten ve bunları savunmaktan çekinmemişlerdir. Tek bir proteinin tesadüfen ortaya çıkamayacağı bilimsel olarak kanıtlanmış olmasına rağmen, yaşamın ilk olarak bir çamurlu suda tesadüfen başladığı iddiasına ısrarla devam etmişlerdir. (İşlevsel tek bir proteinin tesadüfen ortaya çıkma ihtimali 10950’de bir, yani sıfırdır.) Sahte delilleri gazetelerde, bilimsel dergilerde, televizyonlarda yayınlamaktan çekinmemişler, bunu ders olarak yıllarca öğrencilere anlatmakta sakınca görmemişlerdir. Darwinizm, sahtekarlık, aldatmaca ve yalan üzerine kurulu bir inanç sistemidir. Darwinizm bilim değildir. Darwin’in evrim teorisi, ortaya atıldığı ilk günden itibaren eski paganların üstlendikleri görevi üstlenmiş, insanları putperest yapmaya uğraşmış, Allah inancından uzaklaştırmaya çalışmıştır. 150 yıl boyunca insanları aldatmış, 150 yıl boyunca insanları bir yalana alıştırmaya çalışmıştır. Darwinizm, ayakta kalabilmek için sahtekarlığa ihtiyaç duyan, taraftar elde etmek için yalan söyleyen, doğruyu söyleyenleri aforoz etmeye çalışan sapkın bir dindir.

Allah bir ayetinde şöyle buyurur:


devamı >>


> > En Büyük Sözde Bilimsel Aldatmaca: Darwinizm –1

 Bugün yeryüzünde din karşıtı en büyük fitnelerden biri, materyalizm ve materyalizmden türeyen çeşitli ideoloji ve akımlardır. Tüm bu akımları kapsayan, hepsinin sözde bilimsel çıkış ve dayanak noktası olan düşünce ise Darwinizm’dir. Darwinizm, ortaya atıldığı tarihten itibaren materyalist ve din karşıtı ideoloji ve akımların temeli haline gelmiş, bu ideolojileri savunanlar tarafından adeta bir din haline getirilmiştir. Darwinizm’in, ahir zamanda Deccal’in dini haline getirileceğine büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi de şu açıklaması ile dikkat çekmiştir:

“Tabiatçılık ve materyalizm felsefesinden çıkan nemrudane bir akım, ahir zamanda felsefe vasıtasıyla gittikçe yayılarak kuvvet bulur, ilahlık iddia edecek bir dereceye çıkar.” i


devamı >>


> > Deccal’in Oyunu Sona Erdi – 2
İçinde bulunduğumuz dönem, hadislerde bildirilen çok çeşitli alametlerden anlaşıldığı üzere "ahir zaman"dır. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinden anlaşıldığı kadarıyla ahir zaman şu anda yaşanmaktadır ve Hz. İsa’nın yeniden yeryüzüne gelişi, Allah’ın dilemesiyle, bu dönemde beklenmektedir. Yine hadislerde haber verildiği gibi, yaşanan ahir zaman içinde Deccal’in fitnesi de hissedilmekte, isyankarlık, kötülük, ayrılık ve bozgunculuk dünyanın her yanına yayılmaktadır. İnsanların büyük bir kısmı Deccal’in fitnesine uymuşlar, güzel ahlaktan uzaklaşmışlar, yeryüzünde inkara dayalı şeytani bir sistemi kabul etmişlerdir. Deccal’in yaşadığımız ahir zamanda ideolojik yönden en büyük fitnesi ise Darwinizm olmuştur. 19. yüzyılın en büyük hurafesi olan Darwinist ideoloji, ilk başlarda tepki görse de, Deccal’in etkisiyle 20. yüzyılda toplumlara yayılmış, kitleleri peşinden sürüklemiş, pek çok taraftar toplamış, okul kitaplarına, bilimsel literatüre girmiştir. Büyük bir yalan olmasına, bilimsellik iddiası ile ortaya çıkıp bilimsel hiçbir delille desteklenmemesine rağmen, Deccal'in etkisiyle tüm dünyayı aldatmayı başarmıştır. Deccal’in etkisiyle insanlar, olmayan bir şeyi var kabul etmiş, bilimsellikle hiçbir ilgisi olmayan bir teoriyi “canlılığın kökenine bir açıklama” olarak benimsemişlerdir. Çocuklar, ilk okul çağlarından itibaren okullarda Darwin’in evrim teorisini okumaya başlamış, en çok izlenen Darwinizm yanlısı televizyon kanalları evrime dair sahte senaryoları "bilimsel çalışma" olarak ön plana çıkarmış, üniversite profesörleri bu sahtekarlığı canla başla savunur olmuşlardır. Bu, başlıbaşına, batıl bir inanç sistemidir. Darwinizm, batıl bir din olarak ortaya çıkmıştır; insanlar ise bu batıl dine körü körüne inandırılmaya çalışılmış, inanmayanlar dışlanmışlar, susturulmuşlardır. 1.5 asırdır teorinin lehine hiçbir bilimsel delil yoktur. Olması da imkansızdır. Ama Darwinizm sahte bir inanç sistemi olduğundan, evrim teorisi adına sürekli sahte deliller üretilmekte, evrimi çürüten gerçek bilimsel deliller ise örtbas edilmektedir. Bu sahtekarlığın boyutları gerçek anlamda çok büyüktür ve bu, Allah’ı inkara dayalı, sapkın, sahte bir inanç sistemi olmasıyla, Deccal’in bilinen ve hadislere göre ahir zamanda beklenen bir oyunudur. Canlıların tesadüfen meydana geldiğini iddia eden, insanın maymun ataları olduğunu savunan, insanı yeryüzünde sorumsuz bir hayvan olduğuna inandırmaya çalışan, güçlü olanın zayıf olanı ezmesi gibi sapkın bir fikirle yola çıkarak kitleleri katleden, savaşları başlatan, insanları küçük ve aşağılık gören bu sahte inanç sistemi, Deccal’in en büyük oyunlarından biri olan Darwinizm’dir. Fakat 150 yıldır süregelen bu oyun, 21. yüzyılın başları ile artık yıkıma uğramış durumdadır. Deccal’in oyunu bitmiştir. Deccal artık ölmüştür. Kitle aldatmacası son bulmuştur. Batıl olan din, Allah’ın hak dini karşısında yerle bir olmuştur. Allah kuşkusuz Kendi dinini üstün kılacak olandır. Yüce Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur:

Allah, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı (hak olarak) Kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir.  (Yunus Suresi, 82)


devamı >>


> > Deccal’in Oyunu Sona Erdi – 1

Bu dünya hayatı, iyilerle kötülerin, güzelliklerle çirkinliklerin ortaya çıktığı, insanların yaptıklarıyla denendiği, iman edenlerin ve etmeyenlerin sınanıp imtihan edildiği geçici bir mekandır. Tüm varlıkları ve bu imtihan ortamını yaratan Yüce Allah, imtihanın bir gereği olarak iman edenlere karşı olacak şekilde inkar eden, suçlu-günahkar birer düşman kılmıştır. Her dönemde peygamberlerin ve iman edenlerin karşısına çıkan bu inkarcı, Peygamberimiz'in hadislerine göre, Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne gelmesinin beklendiği dönemde, yani ahir zamanda, “Deccal” olacaktır.

Deccal Arapça bir kelimedir, “decl” kökünden gelir. Sözlüklerde verilen manaya göre Deccal, “yalancı, hilekar; zihinleri, gönülleri, iyi ile kötüyü, hak ile batılı karıştıran, bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen, bucak bucak her yeri dolaşan müfsid (nifak koyan, bozan, fenalaştıran) ve me’lun (Lanetlenmiş, kovulmuş)” bir varlıktır.


devamı >>



Tüm NETcevapları Okumak İçin > >





Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar




SON İLAN



Sayın Aydın Doğan, Türk halkı artık yalana inanmıyor


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.