

|

| Hürriyet Gazetesi / 2006-06-03 |
| |
|
|
Hürriyet gazetesinin internet baskisindaki bilim köşesinde "Doğa, canlıları yüzmeye zorluyor" başlıklı bir yazı yayınlandı. 3 Haziran 2006 tarihini taşıyan yazıda, hikaye türünden evrimci iddialara başvuruldu ve hiçbir bilimsel kanıt gösterilmeksizin bazı canlıların yüzme yetenekleri evrimsel bir süreçte kazanılmış gibi masal anlatıldı. Yazıda iguana, hoatzin kuşu, beyaz ayı, asya fili, dalgıç kuşu ve makak maymunu gibi canlıların zaman zaman yiyecek bulma veya bir su kütlesini aşma amacıyla yüzmeleri örneklendiriliyor, "evrimin garip bir cilvesi olarak doğanın bu canlıları bu davranışlara zorladığı" iddia ediliyordu.
Yazıda yer verilen "evrimin cilvesi" ve "doğanın zorlaması" gibi ifadeler sadece körü körüne bir inancın göstergesi olan hayali kavramlardır. Doğada ne canlılara yüzme için gerekli biyolojik yapıları kazandırabilecek bir mekanizma, ne de bu yapıları rastlantısal olarak ortaya çıkaran bir evrim süreci vardır. Bunların her ikisi de materyalist felsefenin kabullerinden doğan hayali birer senaryodur ve hiçbir deney ve gözleme dayanmamaktadırlar. Dilerseniz evrimcilerin "tabiat ana" safsatasının son bir versiyonunu oluşturan bu yanılgının başka örnekleri hakkında buradan bilgi sahibi olabilir, doğanın yaratıcılığı masallarına sahte bir ilah olarak başvurulduğunu görebilirsiniz. |
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|