İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Milliyet Gazetesi / 2003-03-15

Milliyet gazetesinin 15 Mart 2003 tarihli sayısında "Erkekler Yarışırken Kadınlar Seçer" başlıklı bir yazı yayımlandı. Yazıda, gazetelerde çıkan 'eş arayanlar' ilanlarında her iki cinsiyetin önem verdiği kriterler ele alınıyordu. Psikolog Richard Atkins, taradığı 3 bine yakın ilanda, erkeklerin kendilerini beğendirmek için mücadele ettiklerini, kadınların ise daha çok kendi beklentilerini anlatarak erkekler arasından seçim yaptıklarını gözlemlediğini belirtiyordu. Bir evrimci olan psikolog, erkeklerin kendilerini çekici göstermeye, kadınların da seçici davrandığı bu tür ilanların, Charles Darwin'in cinsel çekicilikle ilgili teorisini doğruladığını ileri sürüyordu. 

Milliyet gazetesinde Atkins'in bulgularıyla Darwin'in teorisi arasındaki ilişki şu satırlarda kurulmaktadır:  

"Darwin'in cinsel çekicilik teorisi doğru çıktı. Erkekler kendilerinden bahsederek kadınların ilgisini çekmeye çalışıyor. Kadınlara ise aralarından seçim yapmak kalıyor.... teoride, erkeklerin dişilerin dikkatini çekmek için rekabet ettiği, dişilerin de aralarından en iyi olanı seçtiği savunuluyor."  

Charles Darwin'in cinsel çekicilik teorisi, doğadaki bazı canlıların erkeklerinde görülen gösterişli fiziksel yapılarla ilgilidir. 1871 yılında yayınladığı "İnsanın Kökeni ve Cinsel Seçiciliğin İlkeleri" kitabında, çeşitli canlıların erkeklere has yapılarını (erkek geyiklerin boynuzları, erkek tavuskuşlarının kuyrukları gibi) ele almış, bunlardaki güzelliklerin, dişilerin seçimi sonucu zamanla meydana geldiğini ileri sürmüştür. 

Bu teorinin "ispatlandığını" zanneden Milliyet yazarı ise, gerçekte henüz bu teoriyi anlamış bile değildir. Çünkü Darwin'in teorisinin "erkeklerin kendilerini beğendirmeye çalışması. dişilerin de seçim yapması" olduğunu sanmaktadır. Oysa bu bir teorinin konusu ve dolayısıyla bir ispatı da olamaz. Çünkü bu teoriyle açıklanabilecek bir bilinmez değil, gözlemlenen bir olgudur. Nasıl "dünyada hayvanlar yaşamaktadır" diye bir "teori" olmazsa - çünkü bu gözlemlenen bir olgudur - hayvanlar arasındaki çiftleşmede bir beğenme-beğendirme etkisinin yaşanması da bir teorinin konusu olamaz. Dolayısıyla "insanlar arasında da beğenme-beğendirme etkisi var, demek ki Darwin'in teorisi ispatlandı" diye bir mantık yürütmek (yani Milliyet'in haberindeki gibi düşünmek) son derece saçmadır.

 Gerçekte ise Darwin'in teorisi, hayvanlar arasındaki beğenme-beğendirme etkisinin, bu havyanların ve onların bazı organ ve sistemlerinin nasıl ortaya çıktığını açıkladığını ileri sürmektedir. Yani mesele bir beğenme-beğendirme etkisinin olup olmadığı değil, bu etkinin hayvanlarda bir evrim sağlayıp sağlamadığıdır. Örneğin Darwin, boynuz veya süslü kuyruk gibi 'biyolojik yapıların', bu yapılara sahip canlılar karşı cins tarafından beğenildiği için ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Oysa, evrim teorisinin iddiasına göre, bu yapıların ortaya çıkması ve gelişmesi için mutasyonlar gereklidir ve mutasyonların da hiç bir zaman canlıları geliştiren bir etkisi görülmemiştir. Dolayısıyla Darwin'in teorisi çürüktür.  

Milliyet'in dayanağı olan Atkins ise bu konuya dair açıklama getirmemekte, sadece Darwin'in belirttiği bir tespiti yinelemektedir. Bu tespitin tek başına Darwinizm'e kanıt sağlamak gibi bir durumu ise yoktur. Darwin, her insanın yapabileceği gibi, doğada erkeklerin kendilerini beğendirme çabasına giriştiklerini, dişilerin de seçici davrandıklarını görmüş, teorisini ortaya koyarken bu duruma değinmişti. Doğadaki eşleşmelerde erkek ve dişilerin böyle davrandığı Darwin'den önce de, asırlardır bilinmekteydi. 

Eğer Atkins, 'Erkeklerde olduğu halde dişilerde bulunmayan estetik biyolojik yapıların kökeni dişilerin tercihleri midir?' sorusuna cevap veren bir bulgu ortaya koysaydı, bunun teoriyi doğrulayan bir bulgu olup olmadığı tartışılabilirdi. Oysa Atkins bir bulgu ortaya koymak yerine herkesin bildiği bir durumu, sırf Darwin'in bir teorisinde anlatılıyor olduğu için kanıt göstermeye çalışmaktadır. Eğer bu mantıkla hareket edilirse, "Galapagos adalarında ispinozlar yaşıyormuş, demek ki Darwin haklı çıktı" veya "havyan yetiştiricileri farklı cinsleri çiftleştirerek tüleri ıslah ediyor, demek ki Darwin'in teorisi ispatlandı" gibi gülünç iddialar da öne sürülebilir. Bunlar, sadece bunları ortaya atanların bilgisizliğini ve yüzeyselliğini kanıtlayacaktır.  

Milliyet gazetesi de Atkins'in yorumlarını Darwin'in cinsel çekicilik teorisine kanıt zannederek, kendisini komik duruma düşürmüştür.  

Sonuç 

Milliyet gazetesinin henüz Darwin'in cinsel çekicilik teorisinin iddiasına bile vakıf olmadığı açıkça ortadadır. Bu bilgi eksikliğine rağmen heyecanlı bir üslupla teorinin kanıtlandığını savunmak, ancak körükörüne Darwinizm'e inanmakla ilgili olabilir, objektif bilim haberciliğiyle ilgili değil. Gazeteye tavsiyemiz, sıradan tespitlerle ortaya çıkıp Darwinizm'i kanıtladığını zanneden her bilim adamını haber yapmaktan vazgeçmesidir.



Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.