İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Radikal Gazetesi / 2003-11-02

Eski Radikal gazatesi köşe yazarı Mine Kırıkkanat, 2 Kasım 2003 tarihli "Yeti'den Seti'ye" başlıklı yazısında, dini ve dinin temeli olan vahyi hedef alan bir yazı yazdı. Sayın Kırıkkanat, materyalistlerin 18. yüzyıldan bu yana savundukları basmakalıp "din-bilim çatışması" klişesini tekrarlıyordu.

Peki acaba Sayın Kırıkkanat, bu iddiasına kanıt olarak neyi gösteriyordu? Bilimle vahiy ilişkisi hakkında kapsamlı bir inceleme yapıyor veya böyle bir incelemeyi referans mı gösteriyordu?

Hayır. Sayın Kırıkkanat tek bir marjinal örnek alıp onun üzerinde demagoji yapıyordu. Verdiği tek "kanıt", İngiltere'deki bir Hıristiyan tarikatının, Ölü Deniz'le ilgili bir Tevrat kehanetini mantıksız bir biçimde yorumlamasıydı.

Mine Kırıkkanat'ın bu yazıda yaptığı, en basit "argüman" şeklidir. Genelleyici bir yorum yaptıktan sonra, bunu destekler gibi gözüken tek bir örnek verilir ve böylece istenen tez kanıtlanmış gibi yapılır. Örneğin, zenci düşmanı bir ırkçı, "bütün zenciler kriminaldir, suça eğilimlidir" dedikten sonra, ünlü bir zenci katili örnek gösterir ve savunduğu saçma tezi kanıtladığını zanneder.

Oysa bir tezin doğru olup olmadığını araştırırken, tekil örneklere değil, tablonun geneline bakılmalıdır. İlgili tüm veriler ele alınmalı, bunların genel bir analizi yapılmalı, argüman bunlara dayandırılmalıdır.

Din ve bilim arasındaki ilişkiye baktığımızda ise, durumun Sayın Kırıkkanat'ın iddia ettiğinin tam aksi yönde olduğunu görürüz. Bir zamanlar, özellikle 19. yüzyılda, bilim ve din birbirine zıt iki bilgi kaynağı gibi yorumlanmıştır, ama son yarım yüzyılın özellikle de son 20-30 yılın bilimsel bulguları, İlahi dinlerin insanlığa binlerce yıldır öğretmekte olduğu temel gerçekleri bir bir doğrulamaya başlamıştır. Örneğin, bilimin ortaya koyduğu sonuçlar;

- Evrenin bir başlangıcı olduğu; madde ve zamanın yoktan yaratıldığı,
- Evrende insan yaşamını gözeten bir amaç, bir tasarım bulunduğu,
- Canlıların dünya üzerinde bilinçli bir yaratılışla ortaya çıktıkları,
- İnsan bilincinin maddeden farklı bir şey olduğu, madde-ötesi bir "ruh"tan kaynaklandığı,

gibi en başta Kuran'da, ayrıca tahrif edilmiş olmalarına rağmen Tevrat ve İncil'de öğretilen gerçeklerle açık bir paralellik göstermiştir.

Amerikalı yazar Patrick Glynn, 1997’de yayınlanan "God: The Evidence, The Reconciliation of Faith and Reason in a Postsecular World" (Allah’ın Delilleri, Sekülerizm Sonrası Dünyada Akıl ve İnancın Uzlaşması) isimli kitabında, bu konuda şu yorumu yapar:

"Geçen iki on yılın araştırmaları, daha önceki neslin seküler ve ateist düşünürlerinin Allah hakkındaki tüm varsayımlarını ve öngörülerini tersine çevirmiştir. (Söz konusu) Modern düşünürler, bilimin evrenin daha da mekanik ve rastlantısal olduğunu ortaya çıkaracağını sanmışlar; aksine bilim, evrende akıl almaz derecede geniş bir "büyük tasarım" olduğunu gösteren hiç beklenmedik hassas düzenin boyutlarını keşfetmiştir. Modern psikologlar dinin bir nevroz olarak tanımlanıp terk edileceğini öngörmüşler, aksine dini inançların temel zihin sağlığının çok hayati bir parçası olduğu ampirik (bulgusal) olarak ortaya çıkmıştır...

Bunu az sayıda kişi fark etmiş gibi görünüyor, ama şu açık bir gerçektir: Bilim ve inanç arasında geçen bir asırlık büyük tartışmanın ardından, şu anda konumlar tamamen alt-üst olmuş durumda. Darwin’in ardından, Huxley ve Russell gibi ateistler ve agnostikler, hayatın tamamen rastlantısal ve evrenin de radikal biçimde amaçsız olduğunu gösteren... bir teze dayanabiliyorlardı. Çok sayıda bilim adamı ve entellektüel hala bu görüşe tutunmaya devam etmektedir. Ama bunu savunmak için giderek daha da mantıksız uçlara savrulmaktadırlar. Günümüzde somut deliller, çok güçlü bir şekilde, Allah inancı yönünde işaret vermektedir."

NASA'nın "Goddard Institute for Space Studies" adlı bölümünün kurucusu ve yine NASA bünyesinde Mount Wilson Institute'un yöneticisi olan Amerikalı astronom ve fizikçi Robert Jastrow, "God and the Astronomers" (Allah ve Astronomlar) isimli ünlü kitabında, bilimin ortaya çıkardığı gerçekleri araştıran bilim adamlarının, "en üstteki kayaya doğru çekip tırmandıklarında, orada zaten yüzyıllardır oturmakta olan bir grup teolog tarafından karşılandıkları" şeklinde yorum yapmaktadır. Bu yorumdan da anlaşıldığı gibi, günümüzde bilimin ortaya koyduğu gerçekler, yüzyıllardır hak dinin bildirdikleri ile tam bir uyum içindedir.

Sayın Mine Kırıkkanat'ın, köhne "din-bilim" çatışması klişelerini — ve tekil örneklere dayalı ilkel argümanları — bir kenara bırakıp, bilim dünyasında gerçekten neler olduğunu araştırması gerekmektedir. Bu hem vahyin ışığını görmesini ve gerçeği anlamasını sağlayacak hem de kendisi gibi bir yazara yakışmayacak derecede yüzeysel mantık örgüleriyle yazmaktan kurtulmasına vesile olacaktır..



Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.