İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Radikal Gazetesi / 2005-06-05

Türker Alkan, Radikal gazetesindeki köşesinde "İlahi Kimya" başlıklı bir yazı yayınladı (5 Haziran 2005). Sayın Alkan, evrim ve yaratılış gerçeği konusundaki tartışmalara değindiği yazısında, kendi fikrini beyan ediyor ve insanın fiziksel ve kimyasal etkileşimlerle yaşamını sürdüren, "olağanüstü bir makine" olduğunu öne sürüyordu. Bu görüşünü ise manşetlere sıkça yansıyan bazı haberlerden örneklerle desteklemeye çalışıyor ve annelik içgüdüsünü etkisi olduğu düşünülen bir kimyasala, inancı kontrol ettiği varsayılan beyin bölgesine ya da güven duygusunu artıran kokunun bulunduğuna dair çalışmaları görüşüne dayanak gösteriyordu.

Ancak 'insan bir makinedir' görüşünde derin bir yanılgı söz konusudur. Bu görüşün mantıksal ve bilimsel olarak hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.

Bu görüş öne sürülürken materyalist felsefe dayanak alınmakta, insanın bir atom yığını olduğu ve tüm davranış ve zihinsel faaliyetlerinin de kimyasal etkileşimlerin bir sonucu olduğu savunulmaktadır. Oysa bu zemin, tamamen çürük bir zemindir. Çünkü insanların zihinsel faaliyetleri materyalizmle açıklanamaz.
Materyalistler, teorilerinin kaynağı olan akıllarını, sadece beyindeki atomlar arasında devam eden kimyasal tepkimelerin bir ürünü saymaktadırlar. Kimyasal tepkimelerin ürünü olarak savunulan bir teorinin doğruluğuna inanmak için hiçbir mantıklı sebep bulunmamaktadır. 20. yüzyılın önde gelen Darwinistlerinden ve aynı zamanda bir materyalist olan biyolog J. B. S. Haldane, bu gerçeğin farkına varmış ve şunları söylemiştir:
 

"Aklın, maddenin sadece bir yan ürünü olduğu fikri bana olağanüstü derecede olasılık dışı görünüyor. Eğer zihinsel işlemlerim tamamen beynimdeki atomların hareketiyle belirleniyorsa, inançlarımın doğru olduğunu varsaymak için bir nedenim yok. Kimyasal olarak güvenilir olabilirler ama bu onları mantıksal olarak güvenilir yapmamaktadır. O halde oturduğum dalı kesmek mecburiyetinden kaçmak için, diyebilirim ki, aklın tamamen maddeye bağımlı olmadığına inanmaya zorlanıyorum." (Haldane J.B.S., "When I Am Dead" in "Possible Worlds: And Other Essays" [1927], Chatto and Windus: London, 1932, reprint, sf.209)

Bir materyalist için bu açmazdan kurtulmanın tek yolu, Haldane'nin de dediği gibi aklın tamamen maddeye bağımlı olmadığını kabul etmektir. Ancak bunu yapan birisi artık bir materyalist sayılamayacağı için materyalizm kendini çürüten bir felsefedir. Bu sebeple, 'insan fiziksel ve kimyasal etkileşimlerin ürünü bir makinedir' görüşü, geçersizdir.

Diğer yandan, sözkonusu yazıda Sayın Alkan'ın dayanak gösterdiği çalışmalar da bilimsel olarak hiçbir güvenilirliğe sahip değildirler. Herhangi bir insan davranışının genler, kimyasallar veya beyin bölgesiyle ilgili olduğunu iddia eden çalışmalar, herhangi somut bir ilişkinin ispatını oluşturmamaktadır. Bunlar, belli davranışlarla istatistiksel açıdan ilişkiler göstermeye çalışılan çalışmalardır. Böyle birşeyi yapmak kolay, ancak güvenilir değildir.

Örneğin bir araştırmacı, insan davranışlarının gezegenlerin hareketlerinden kaynaklandığına dair bir inanç besliyorsa bir takım insanları test edebilir ve onların kavgacılık veya yenilik araştırmaya eğilimli olma gibi davranışlarını kendince kategorilendirebilir. Bir yandan da Satürn ve Jüpiter'in konum haritalarına bakarak gezegenlerin konumuyla bu kişilerin davranış özellikleri arasında paralellikler araştırabilir. Ancak açıktır ki, böyle bağlantılar kurduğu zaman bunlar, gezegenlerin insan davranışının kaynağı olduğunu kanıtlamaz.

Bu gibi konuların manşetlere sık yansımasına da aldanılmamalıdır. Gerçekte bu manşetler, popüler medyada reklam ve sansasyon amacıyla kullanıldıkları için, ciddi bilimsel kaynaklarda açıkça eleştirilmektedir. Örneğin bilim dergisi Science'da konuyla ilgili olarak yayınlanan Genler ve Davranış başlıklı makalede şunlar ifade edilmektedir:

"Bilim adamları belli genlerin veya kromozom bölgelerinin davranış özellikleriyle bağlantılı olduğunu tekrar tekrar iddia ettiler ama elde ettikleri bulgulara [başka çalışmalarda] yeniden ulaşılamaması üzerine bunları geri çekmek durumunda kaldılar... Bu iddiaların hepsi büyük coşkuyla ilan edildi; hepsi popüler medyada sorgusuz sualsiz selamlandı ama hepsi artık itibardan düşmüş durumda". (C. Mann, "Genes and behavior," Science264 ; 1687 (1994), sf.1686 -1689)

Massachusetts'teki Brandeis Üniversitesi'nde nörogenetikçi olarak görev yapan Jeff Hall, "Bu hikayelerin bazılarının yarı-ömrü yaklaşık olarak altı aydır" sözleriyle bu yönde ortaya atılan tüm tezlerin kısa zamanda çürütüldüğünü ve bunun artık kurallaştığını vurgulamaktadır. (Karen Schmidt, "It was my genes, guv", New Scientist, vol 156 issue 2107 - 08 Kasım 1997, sf. 46)

Takdir edilmelidir ki, bir çalışmanın manşetlere taşınması onu güvenilir kılmaz. Asıl olan, çalışmada yürütülen metodların güvenilirliğiyle elde edilen bulguların başka çalışmalarla da doğrulanmasıdır. Yukarıda gösterildiği gibi, davranış ve genler, beyin bölgesi vs. arasında ilişki kuran çalışmalar, bu temel kriterlerin her ikisinden de yoksundur.

İnsan, şuursuz atomların rastlantısal bir oluşumu değil, Yüce Allah'ın üstün bir akıl ve sonsuz bir kudret ile varettiği bir canlıdır. Allah Kuran'da şöyle bildirmektedir:

"Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.
Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alakı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir".
(Müminun Suresi, 12-14)


Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.