İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Cumhuriyet Gazetesi / 2005-09-13

Cumhuriyet gazetesinin 13 Eylül 2005 tarihli sayısında "Farklılık Yüzde 1.2" başlıklı bir yazı yayınlandı. Orhan Bursalı söz konusu yazıda şempanze genomu projesinin sonuçlarını yorumluyordu. Daha çok iki canlının DNA'sı arasındaki farklılıklar üzerinde duran Bursalı'nın yazısının başlarında şunları yazdığı görülüyordu:  

"Bilimsel bulgular, bizle şempanzelerin ortak bir atamız olduğunu belirtir. Yedi milyon yıl kadar önce, bu ortak atadan farklılaşma oldu; insan dalı ve şempanze dalı kendi yolunda evrimleşti. Aynı atadan evrimleştiğimiz için, şempanzelerle genetik ortaklığımız büyük"

Bursalı, bu satırlarda derin bir yanılgı içerisindedir. Ve daha önemlisi bu yanılgısını "bilimsel bulguların belirttiği" bir gerçek olarak ifade etmekle okurlarını da peşinden sürüklemeye çalışmaktadır. Buradaki yanılgı, insan ve şempanze arasındaki genetik benzerliğin, evrimcilerin ortak ata iddiası için bir kanıt oluşturduğu yanılgısıdır. İnsan ve şempanzenin birçok geni ortak olarak paylaşmaları, iki canlının ortak bir atadan evrimleştiklerini kanıtlamaz. Bunu gösteren güzel bir örnek, bilgisayarlardan verilebilir. Çeşitli tip ve markalarda bilgisayarlar; klavye, monitor, hard disk gibi birçok ortak parçaya sahiptirler. Bunlar birer benzerlik kriteri olarak ele alınacak ve bilgisayarlar birbirleriyle karşılaştırılacak olursa bazılarının bazılarına, diğer başka bilgisayarlara olduklarından daha benzer oldukları kolaylıkla görülebilecektir. Ancak açıktır ki, bu gibi benzerlikler bilgisayarların birbirinden evrimleştiği gibi bir sonuç ortaya koymayacaktır. Bilgisayarlardaki sözkonusu benzerliklerin nedeni, mühendislerin ortak tasarımı ile üretilmiş olmalarıdır.

İnsan ve şempanze DNA'sı, insanoğlunun en ileri teknolojiyi kullanarak dahi taklit edemediği son derece kompleks yapılardır. İnsan DNA'sı elli cilt ansiklopediyi dolduracak miktarda bilgi barındırmaktadır. Biyomatematik alanında yapılan hesaplamalar DNA zincirindeki hassas dizilimin tesadüfi olarak ortaya çıkma ihtimalinin "0" olduğunu ortaya koymuştur.

DNA molekülündeki benzerliklerden yola çıkarak evrim senaryolarında ısrar etmek, bilgisayarlardaki benzerliklerin tesadüflerle ortaya çıktığını öne sürmekten çok daha akıl dışı bir iddia olur. Dolayısıyla Sayın Bursalı'nın şempanze genomu hakkındaki yorumları temelden yanlıştır. Bursalı, evrim teorisine olan körükörüne bağlılığından ötürü genetik benzerlikleri evrim kanıtı olarak algılamakta ve yorumlamaktadır.

Halbuki insan ve şempanzenin, Allah'ın yarattığı canlılar olarak benzer genetik dizilimlere sahip olmaları son derece doğaldır. Aynı atmosferi soluyan, benzer besinler tüketen bu canlıların biyokimyası (ve dolayısıyla DNA'sı) elbette benzer olmalıdır.

"%1.2" yanılgısı

Diğer yandan, Bursalı'nın insan ve şempanzenin sadece yüzde 1.2 oranında farklı olduğunu sık sık tekrarladığı görülmektedir. Halbuki şempanze genomunu insanınkiyle kıyaslayan araştırmacılar, farklılığın yüzde 4'ü bulduğu sonucuna varmışlardır. Ve hatta Bursalı'nın "gönülden benimsediği" 1.2 gibi düşük farklılık oranının üzücü şekilde yanlış olduğunu ifade etmektedirler. Örneğin Nature dergisinin haber servisince yayınlanan ve University of Washington School of Medicine'dan Evan Eichler'in yorumlarına da yer verilen bir yazıda bu konuda şu ifadelere yer verilmiştir:  

"‘İnsan ve şempanze, önceden zannedilen yakın kuzenler değiller. DNA'mız üzerinde geçmişte yapılan yüzeysel karşılaştırmalar dizilimlerimizin %98.5 ila %99 aynı olduğunu gösteriyordu. Sayıca 35 milyon olan ve toplam genomun %1.2'sine denk gelen tek harf değişimleri tek başlarına ele alındıklarında bu çıkabiliyor. Ama başka farklılıklar da var', diyor Eichler. Ayrı bir yazıda, duplike olmuş parçaların iki canlıya ait dizilimlerde farklı biçimlerde yayıldığını yazıyor. Bu bölgeler çeteleye %2.7'lik farklılık daha ilave ediyor. ‘Dolayısıyla, %1.2 oranı üzüntü verici bir şekilde hatalı' diyor Eichler."

Görüldüğü gibi araştırma ekibinde yer alan Eichler 1.2 oranının hatalı olduğunu ifade etmektedir. Sayın Bursalı'ya ideolojik olarak tercih ettiği rakamlardan vazgeçmesini ve genetik benzerliği ortak ata iddiası için kanıt zannetme yanılgısını terketmesini tavsiye ediyoruz.

Not: Şempanze genomu hakkında genel bir yazımızı buradan, daha detaylı bir yazımızı ise buradan okuyabilirsiniz.



Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.