İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Bilim ve Teknik / 2005-05-01

Bilim ve Teknik dergisinin Mayıs 2005 tarihli sayısında "Tarih öncesi genler mi taşıyoruz?" başlıklı bir yazı yayınlandı. Yazıda, iki bağımsız araştırmacı grubunun genetik verilere dayanarak Afrika’dan çıkış teorisiyle çelişen sonuçlar elde ettikleri anlatılıyordu. Sözkonusu çalışmalar evrim teorisini hiçbir şekilde desteklememesine rağmen, yazıyı hazırlayan Darwinistler bu çalışmaları evrim propagandası yapmak için kullanmaktan geri kalmıyorlardı.

Bilim ve Teknik dergisinde konu edilen çalışmalar, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan insanlardan alınan DNA örneklerinin analizine dayanmaktadır. DNA örnekleri arasındaki genetik farklılıkları saptayan araştırmacılar, bunları evrimci ön yargılarıyla mutasyon olarak yorumlamaktadırlar (Genetik farklılıklar aslında varyasyonlara, yani çeşitlenmeye dayanmaktadır. Evrimciler, hayali evrim sürecinin varlığını dogma olarak kabul ettikleri için, bu farklılıkların rastgele mutasyonlar yoluyla ortaya çıktığını varsaymaktadırlar)

Araştırmacılar, mutasyonla ortaya çıktığını varsaydıkları farklılıkların, bazı diğer evrimci varsayımlara dayanarak (moleküler saat ismi verilen bir yöntemle) ilk olarak ne zaman ortaya çıkmış olabileceğine dair tahminler ortaya koymaktadırlar. Buna göre Rutgers Üniversitesi’nden araştırmacılar, izledikleri genetik farklılıkların 1 milyon yıl önce, Arizona Üniversitesi’nden olan diğer araştırmacılar ise izledikleri başka genetik farklılıkların 2 milyon yıl kadar geriye uzandığını öne sürmektedirler. Her iki grup da bu değişikliklerin Asya kıtasındaki topluluklarda ortaya çıktığını iddia etmektedir.

Bulguların evrimciler açısından yorumu

Evrimci paleoantropologlar, insanın (Homo sapiens sapiens’in) kökenine dair iki kampa bölünmüş durumdadırlar. Çoğunluğu meydana getiren birinci kamp, insanın yaklaşık 200.000 yıl kadar önce Afrika’da ortaya çıktığını ve oradan dünyaya yayıldığını savunmaktadır. Dolayısıyla bu grubun mensupları, günümüzde yaşamakta olan herkesin Afrika’dan çıkan insan popülasyonlarının torunları olduğunu kabul etmektedirler. İkinci kampta bulunanlar (multiregionalists: çokbölgeciler) ise buna karşı çıkmakta, günümüz insanlarının bulundukları bölgelerde, buralara çok daha erken ulaşmış atalardan türediklerini kabul etmektedirler.

Rutgers ve Arizona Üniversiteleri araştırmacılarının elde ettiği sonuçlar, Afrika’dan çıkış teziyle çelişmektedir. Çünkü günümüz insanlarında, 1 ila 2 milyon yıl öncesine ve Asya kıtasına izlenebilen farklılıkların bulunduğu sonucu, günümüz insanlarının sadece 200.000 yıl kadar önce Afrika’dan çıkıp oradan dünyaya yayıldığı düşüncesiyle bağdaşmamaktadır.

Coğrafi yayılım, ‘evrim’ değildir

Tüm bu analiz ve yorumlar evrim teorisine hiçbir bilimsel destek oluşturmamaktadır. Çünkü insanın maymunsu atalardan türediği iddiasını destekleyen bir tek dahi bilimsel bulgu bulunmamaktadır. Bulgulardan yola çıkarak, ilk insanların coğrafi dağılımları hakkında yorumlar yapılmaktadır, ancak elbette ki, coğrafi yayılım ‘evrim’ değildir. İlk insanlar, Afrika’dan 200.000 yıl önce başka bölgelere yayılmış veya Asya kıtasına çok daha erken dönemlerde ulaşmış olabilirler. Veya bu konuda başka varsayımlar da öne sürülebilir. Önemli olan nokta şudur: bu son çalışmalar, insanın varolduğu dönemden beri insan olarak varolduğu gerçeğinin aksinde hiçbir delil ortaya koymamaktadır. Nitekim 1 ila 2 milyon yıl önceki tarihler, Homo erectus olarak sınıflandırılan insan ırkının varolduğu dönem dahilindedir. Bu tarihlere yol açan genetik verilere de zaten günümüz insanlarından elde edilmiş örneklerden ulaşılmıştır. Dolayısıyla bu çalışmalarda insanın maymunsu atalardan evrimleştiği teziyle bağdaştırılabilecek bir durum bulunmamaktadır.

Bilim Dışı Propaganda

Habere eşlik eden resimlere bakıldığında ise Bilim ve Teknik dergisi’nin Darwinizm uğruna çarpıtmalara giriştiği görülmektedir. Haberle birlikte verilen iki resimden birincisi, maymun ve insan kafataslarının dizilişini, ikincisi ise bir mızrağın ucunu yontan maymun adam çizimini göstermektedir. Bu resimlerle, okurlara sanki bulgular evrim teorisini destekliyormuş gibi bir izlenim amaçlandığı anlaşılmaktadır.

Oysa Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu yayını olan derginin böylesine bilim dışı propagandaya alet olmaması gerekir. Hiçbir şekilde evrim teorisini desteklemeyen çalışmaların, keyfi şekilde evrimci resimlerle süslenmesi bu kurumun bilimsel misyonuyla bağdaşmayan, ideolojik bir davranıştır. Bundan sorumlu dergi çalışanlarına, hayali maymun adam çizimleriyle evrim teorisini ayakta tutma çabalarından vazgeçmeye, dergiyi kendi ideolojik çıkarlarına alet etmeye son vermeye davet ediyoruz.



Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.