İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Bilim ve Teknik / 2005-09-01
Bilim ve Teknik dergisinin Ekim 2005 sayısında “İnsan Beyni Evrimini Sürdürüyor mu” başlıklı bir yazı yayınlandı. Yazıda, insan beyninin gelişimiyle ilgili genetik analiz yürüten evrimci bilim adamlarının bazı iddialarına yer veriliyordu. Aynı çalışmaya dayalı iddialar Hürriyet gazetesinin 11 Ekim 2005 tarihli sayısında “Daha zeki bir insan soyu gelecek” başlıklı haberde yer aldı. Her iki yazının konusunu oluşturan araştırma, Chicago Üniversitesi’nden genetikçi Bruce Lahn başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilmişti. Araştırmacılar, inceledikleri iki gen varyasyonundan birinin günümüzden 50.000 yıl kadar once, diğerinin ise 5600 yıl kadar once evrimleştiğini öne sürüyor, insan beyninin sözde evriminin halen devam etmekte olduğunu iddia ediyordu. Aşağıda söz konusu bulguların neden evrim teorisi için hiçbir bilimsel kanıt oluşturmadığı izah edilmekte, bunun neden dogmatik bir düşünce tarzına dayandığı gösterilmektedir.

Mikrosefali, beynin tam olarak gelişmesine engel olan ve küçük bir beyinle sonuçlanan bir hastalıktır. Bruce Lahn’ın ekibinin incelediği gen varyasyonlarından birisi, bu hastalıkla ilgili olduğu bilinen varyasyondur. Diğeri ise ASPM olarak bilinen varyasyondur. Araştırmacılar, mikrosefalin varyasyonunun insanların %70’inde, diğer varyasyonun ise %30’unda bulunduğunu tespit etmişlerdir.

Ancak araştırmacıların burada doğrudan gözlemlediği gerçek, genin varyasyonlarının bulunmasından ibarettir. Söz konusu varyasyonların günümüzden binlerce yıl once evrimleştiği iddiası herhangi doğrudan bir gözleme değil, körü körüne yapılan evrimci yorumlara dayanmaktadır. Araştırmacılar, genin varyasyonlarındaki dizilim farklılıklarını belirledikten sonra moleküler saat ismi verilen (ve tamamen dogmatik olan) bir yöntemle bunların sözde evriminin ne zaman gerçekleşmiş olabileceğine dair tarihsel hesaplamalar yapmaktadırlar. 5.600 ve 50.000 yıllık tarihlere de, bu yolla ulaşmışlardır.

Bu bakış açısı ise, evrimi en baştan bir dogma olarak temel alan bir bakış açısıdır. Çünkü genlerdeki dizilim farklılıklarının evrimle ortaya çıktığını en baştan kabul etmektedirler. Sonra da, bu varyasyonların yayılımıyla ilgili verileri bu doğrultuda yorumlamaktadırlar. Ancak evrimci araştırmacıların buradaki davranışı, “kısır döngüde düşünmek” şeklinde özetlenebilecek mantık bozukluğuna dayanmaktadır ve konuyu bilimsel bir sonuca ulaştırmaktan tamamen uzaktır. 

Evrimcilerin buradaki yanlışını göstermek için kısır döngüde düşünme yanılgısını biraz daha açmak gerekir. Kısır döngüde düşünme, varsayılan birşeyi kanıtlamak için varsayımda bulunma davranışıdır ve felsefede temel bir mantık bozukluğudur. Örneğin, "A doğrudur" şeklinde bir ifadeyi, yine A'nın doğruluğunu kanıtlamada kullanan birisi, kısır döngüde düşünmüş olmaktadır. Antropolog Marvin Lubenow, kısır döngüyü aşağıdaki gibi bir hikayeyle örneklendirir:

Şikago'da sokakta yüremekte olan bir adamın sürekli olarak parmaklarını şıklattığı görülüyordu. Sonunda birisi yanına merakla yaklaştı ve neden devamlı olarak parmaklarını şıklattığını sordu. Adam cevap verdi: "Çünkü filleri uzak tutuyor". "Neden ki, bu kentin en az on bin millik çevresinde hiç fil yaşamıyor" dedi soran adam.

Parmaklarını şıklatan adamın buna tepkisi ilginçti: "Bak, görüyorsun değil mi, yöntemim ne kadar etkili!"  (Marvin Lubenow, Bones of Contention: A Creationist assessment of the human fossils, Baker Books, 1995, sf. 19)

Evrimcilerin durumu da, parmak şıklatan kişinin durumu gibidir. Evrimcilerin genlerdeki dizilim farklılıklarını evrim kanıtı olarak yorumlamaları, kendi dogmatik inançları doğrultusunda yaptıkları bir tercihtir.

Dolayısıyla, ortada bilimsel olarak sağlıklı bir zeminde varılmış bir sonuç bulunmamaktadır. Bu yüzden de insan evriminin devam etmekte olduğu iddiası, sadece söz konusu araştırma ekibinin evrim teorisini bir dogma olarak benimsediklerini kanıtlamaktadır. 

Bilim ve Teknik dergisiyle Hürriyet gazetesine, körü körüne evrimci varsayımları temel alan çalışmaların sonuçlarını evrim teorisine kanıt göstermekten vazgeçmeleri tavsiyesinde bulunuyoruz.

İlgili yazılar:

İNSAN BEYNİNİN EVRİMİ: KÖRÜKÖRÜNE DESTEKLENEN BİR DARWİNİST MASAL
GENETİK KARŞILAŞTIRMA ÇALIŞMALARI NEDEN EVRİM TEORİSİ İÇİN KANIT SAĞLAMAZ?



Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.