

|

| Radikal Gazetesi / 2003-09-04 |
| |
|
|
Radikal'in 4 Eylül 2003 tarihli sayısında; "Onlar Asya�dan Gelmedi" başlıklı bir haber yayınlandı. Haberde bilim dergisi Nature'da yayınlanan bir araştırma duyuruluyordu. Yazıda eski Amerikalılara ait bazı fosil bulgularından söz ediliyor ve evrimci paleontologların bunlarla ilgili iddialarına yer veriliyordu. Buna göre araştırmacılar son 10.000 yıllık döneme ait 33 kafatasını incelemiş ve bunların daha önce iddia edildiği gibi Sibirya�nın kuzey doğusundaki Berring boğazından gelen halklara değil, Güney Asya ve Pasifik kuşağı halklarına morfolojik benzerlikler gösterdiğini tespit etmişlerdi. Radikal gazetesi araştırmacıların bu tespitini aktarırken evrimden bilimsel bir gerçek gibi söz ediyor ve şu iddiayı ortaya koyuyordu:
"Paleo-Amerikalılar [Eski Amerikalılar] denilen bu insanların, Kuzey ve Orta Asya topluluklarıyla anatomik benzerlikler gösteren Amerikan yerlileriyle karışmadan evrimleştiği belirlendi."
Ancak bu bulgular canlı türlerinin ortak bir atadan evrimleştiğini iddia eden evrim teorisine hiçbir kanıt sağlamaz. Söz konusu kafataslarının sahiplerinin insan olduğu açıktır. 10.000 yıl önce yaşamış insanlarla günümüz insanları arasında evrime dayanak gösterilebilecek hiçbir farklılık yoktur. 10.000 yıl önce yaşamış insanlar da bizimle aynı özelliklere sahiptirler. Araştırmacıların ve Radikal gazetesinin bu bulguları evrim teorisine göre değerlendirmeleri sadece kendi önyargılarından kaynaklanmaktadır.
10.000 yıllık kafatası bulup evrimleşmeden söz etmekle 100 senelik kafatası bulup evrimleşmeden söz etmek arasında hiçbir fark yoktur. Her ikisi de canlılığın kökeninin doğanın kendisi olduğu yönündeki dogmatik inanca dayanır. (Bkz. Archaic Homo sapiens, Homo heidelbergensis ve Cro-Magnon)
Radikal gazetesine hiçbir bilimsel kanıtı olmayan bu dogmatik inancı terk etmesini ve okuyucularına evrim hakkındaki doğru bilgiler aktarmasını tavsiye ediyoruz. |
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|