İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Radikal Gazetesi / 2004-01-02
 Radikal gazetesinin 2 Ocak 2004 tarihli sayısının televizyon sayfasında, "Bu Macera Hepimizin" başlıklı bir yazı yayınlandı. Yazı, aynı günün akşamı CNNTurk televizyonunda yayınlanacak olan "İlk İnsanların İzinde" belgeselini konu alıyordu. Kast edilen "macera", "insanın evrimi" idi.  

CNNTurk'te yayınlanan sözkonusu belgesel filmin bilimsel yanılgılar ve çarpıtmalarla dolu, dogmatik bir Darwinizm propagandası olduğunu daha önce detaylı biçimde açıklamıştık. (bkz. CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları) Radikal'in aynı belgesel hakkındaki yazısı da aşağıda açıklanan önemli yanılgı ve çarpıtmaları içermektedir. 

 

"Herkesin" Değil, Küçük Bir Azınlığın İnandığı Hikaye

 

Radikal'in söz konusu yazısındaki en belirgin hata, "insanın evrimi" denen hikayeye ve genel olarak tüm bir evrim teorisine, "hepimizin" yani Türk halkının tümünün inandığının ileri sürülmesidir. Oysa gerçekte bu teoriye sadece küçük bir azınlık inanmaktadır. Bir kamuoyu araştırması yapılsa, Türkiye'de insanların en az % 95'inin, Darwinizm'e inanmadığı, canlıların rastlantısal bir evrim süreciyle değil, Allah'ın yaratmasıyla ortaya çıktığını kabul ettikleri görülecektir. Bu teorinin en yoğun ve sistematik propagandasına maruz kalan Amerikan toplumunda bile, hayatın tesadüfi bir evrim süreciyle ortaya çıktığına inananların nüfustaki oranının sadece %9 olduğu, bilimsel bir kamuoyu araştırması ile belirlenmiştir.  

Peki neden Radikal evrim teorisine inanmayı "hepimize" yani toplumun geneline mal etmeye çalışmaktadır?  

Bunun bir tür "temenni ifadesi" olduğu anlaşılmaktadır. Yani Radikal, mevcut bir gerçeği değil, gerçekleşmesini istediği bir hayali ifade etmektedir. Ancak bu hayal boşa çıkmaya mahkumdur; çünkü evrim teorisi bilimsel yönden çökmüştür ve giderek daha fazla insan gizlenmek istenen bu gerçeğin farkına varmaktadır.  

Bilime Değil, Dogmaya Dayalı İnanç 

Evrim teorisi, bilimsel kanıtlara dayanan bir gerçek değil, kanıt olmadan benimsenen bir "inanç"tır.  

Elbette hemen her insanın inançları vardır. Ancak bu inançların bazıları akılcı, bilimsel ve sezgisel kanıtlara dayanır; bazıları ise hiç bir kanıt olmadan körü körüne inanılan hurafelerdir.  

Örneğin Allah'a inanan bir insanın inancı sonsuz denebilecek kadar çok kanıta dayalıdır. Evrenin her detayında o denli hassas ve kusursuz tasarımlar vardır ki, tüm bunları var eden ve tüm evrene hakim olan Yaratıcı'nın varlığı açıkça ortadadır. 1984 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazanan dünyaca ünlü fizikçi Carlo Rubbia bu konuda şu yorumu yapar:

"Fiziksel ve biyolojik yasalardaki uyum ve akılcılıkla karşı karşıya kaldığımızda, tüm bunları düzenleyen bir Aklın varlığını kabul etmemek imkansızdır." 1

Buna karşılık Allah'ı reddederek evrendeki olağanüstü tasarımın rastlantıların eseri olduğuna inanan bir kimse ise, kanıtlara aykırı ve akılcılıktan uzak bir inancı benimsemiş olur. Yani onun inancı, körü körüne kabul edilen bir inançtır.  

Evrim teorisi de körü körüne kabul edilen inançlardan biridir. Canlıların yeryüzünde rastlantısal bir evrim süreciyle ortaya çıktığını gösteren hiç bir kanıt yoktur. Aksine, canlılığın kökenine ışık tutan tüm bilim dalları, bu kökenin "evrim" değil "bilinçli tasarım", yani yaratılış olduğunu göstermektedir. (bkz. Harun Yahya, Hayatın Gerçek Kökeni, 2000) 

Özetlersek, Radikal'de yer alan "Bu Macera Hepimizin" başlıklı haber yanlıştır: 

Radikal'in sözünü ettiği hayali "macera"ya hepimiz inanmıyoruz. Aksine, bu efsaneye inananlar, bunu "dünya görüşleri" açısından gerekli gören küçük bir kesimdir. 

Toplumun büyük bölümünün inancı, yani canlıları Allah'ın yaratmış olduğu inancı ise, sayısız bilimsel ve akılcı kanıta dayanan apaçık bir gerçektir. Günümüzde astronomi, fizik, biyoloji, paleontoloji gibi farklı bilim dallarından gelen kanıtlar, İlahi dinlerin binlerce yıldır insanlığa öğrettiği hakikati doğrulamaktadır: Tüm evreni yaratan, düzenleyen ve içindeki canlı-cansız varlıkları var eden, Allah'tır.  


 

1- Reasons to Believe Today. Contributors: John S. J. Martinetti, Marquette University Press, Milwaukee, 1996, s. 45.



Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.