

|

| Hürriyet Bilim / 2004-05-13 |
| |
|
|
Hürriyet Bilim dergisinin 13 Mayıs 2004 tarihli sayısanda "Atalarımız Bir Oturuşta 5 kilo Et Yiyordu" başlıklı bir yazı yayınlandı. Kapak konusunu oluşturan makale, günümüz insanı Homo sapiens 'in yaşam alanlarında, 50.000 yıl önce görülen kültürel patlamanın tarihini daha gerilere çeken bazı bulgular ve tezleri konu alıyordu. Bu yönde değerlendirilen bulgulardan bazıları şu şekildeydi:
- Sahra bölgesinde 200 000 yıllık kamp yerlerinde devekuşu yumurtasından elde edilmiş boncuklar,
- Güney Fas'ta ele geçirilen ve boyun ve kalça şeklinde biçimlendirildiği anlaşılan 300 000- 500 000 yıllık bir kil hamuru (Araştırmacı Ben Orlove'e göre dünyanın en eski sanat eseri)
- Almanya'daki kömür madenlerinde bulunan ve deri işçiliğinde kullanıldığı düşünülen meşe kabuğu tozu
- 80.000 yıllık bir geçmişi olduğu saptanan kayın ağacı kabuğundan elde edilen, taş aletlerini ahşap saplara yapıştırmada kullanıldığı düşünülen zift.
Sözkonusu bulguların Homo erectus'un yaşam alanlarında elde edildiğini belirten araştırmacılar, kültür ve teknolojinin Homo sapiens'ten öncelere uzandığını savunuyorlardı. Yazıda Homo erectus'un gereğinden fazla küçümsenmiş olduğu yönünde eleştiriler ortaya konuyor, Homo erectus 'un zannedilenden üstün bir kültür ve teknoloji seviyesi ortaya koyduğu belirtiliyordu.
Bu önemli gelişme, eski bir insan ırkı olan ve günümüz insanından ufak farklılıklarla ayrılan Homo erectus 'un "ilkel" olduğu yönündeki evrimci iddialara son bir darbe oluşturmaktadır. Homo erectus , günümüz insanından ancak ırksal farklılıklarla ayrılan eski bir insan ırkıdır ve hayali evrim serisinde değerlendirilmesi sadece ön yargıyla ilgilidir.
(bkz. http://www.netcevap.org/propaganda03_homo_erectus.html )
Not : Yazıda insanın beyninin evrimle ortaya çıktığı ve Lucy'nin insanın atası olduğu iddialarına da kısaca değinilmiştir. Aşağıda verdiğimiz linkleri tıklayarak bu iddialara verdiğimiz cevaplara ulaşabilirsiniz.
Beynin evrimi senaryosu :
insanın atası olduğu ileri sürülen Lucy ( Australopithecus afarensis ) ile ilgili yanılgı |
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|