

|

| Genel / 2008-01-01 |
| |
|
|
Harun Yahya'nın, dinsizliğe karşı yirmi yılı aşkın süredir yürüttüğü fikri mücadelede kapsamlı olarak deşifre ettiği bir konu, 20. yüzyılda gelişen ırkçı, faşist ve komünist ideolojilerin Darwinizm'e dayanmış olmasıdır(1). Yazarın, bu yöndeki vurgusunu başta Yaratılış Atlası olmak üzere çok sayıda eseri ile Batı toplumunun dikkatine son derece çarpıcı belgelerle sunmasının ardından, Amerikan kamuoyunda konuya olan ilgi artmaya devam etmektedir.
Son olarak ABD'nin Florida eyaletinde faaliyet gösteren, Evanjelist Hristiyan grup "Coral Ridge Ministries", "Darwin'in Ölümcül Mirası" başlıklı yeni bir belgesel üretti. Hristiyan Kablolu TV kanallarında ve ülke genelinde yaklaşık 200 TV istasyonunca gösterilen belgeselde, Adolf Hitler'in, soykırımında Charles Darwin'in evrim teorisine dayandığı anlatılıyor.
26-27 Ağustos 2007 tarihlerinde "Coral Ridge Saati" isimli TV kuşağında yayımlanan belgesele, evrim-yaratılış konularında eserler vermiş olan 14 akademisyen, bilim adamı ve yazar yorumlarıyla katılıyor. Coral Ridge Ministries kurucusu olan D. James Kennedy konuyla ilgili olarak "Özetle, Darwin olmazsa Hitler [gibiler] de olmaz. Hitler, evrimi hızlandırmaya çalıştı, bu yolda milyonlarca kişi tarifi mümkün olmayan şekillerde acı çekti ve öldü" yorumunu yapıyor. (2)
CRM sözcüsü John Aman ise şunları söylüyor:
"Darwinizm bir felsefe, bir dünya görüşüdür ve içindeki temel şey, evrimin ölümle ilerlediği, dolayısıyla ölümün faydalı olduğudur. Hitler, yaşanmaya değer olmayan hayatları yok etmekle medeniyetin yararına birşey yaptığını zannediyordu. Biz elbette bunun, Darwin'in başlattığı ve onun takipçilerince yaygınlaştırılan dünya görüşünün bir sonucu ve fevkalade kötü bir ahlaki trajedi olduğunu düşünüyoruz". (3)
Bu trajedinin boyutlarını göstermesi açısından, Nazi soykırımından sağ olarak kurtulan kişilerden biri olan Alexander Kimel'in tespitleri oldukça çarpıcı:
"Nazizm, sosyal Darwinizm'i kabul ederek insanları hayvanlarla eşit hale getirdi, ellerindeki bireysel seçim yapma özgürlüğünü, kendileri için düşünebilme yeteneğini aldı. Acımasızlık, terör, yalan ve insanın insan tarafından acımasızca istismar edilmesi bir davranış normu haline geldi. Eğer insanları hayvanlar gibi aynı doğal seleksiyon kanunları yönetiyorsa, insanın bilincindeki ilahi kıvılcım alındığında insanlara hayvanlar gibi davranılabilir: Suni olarak üretilebilir ve büyükbaş hayvanlar gibi muamele görebilirler. Örneğin savaş ve savaşın umursamaz idaresi çok büyük kayıplar getirmişti. Hitler ise, durumu kayıpları engelleyerek değil, üreme metodlarını geliştirerek düzeltmeye çalışmıştı. Ausschwitz'de (Nazi Doktoru) Mengele, ikizler üzerinde, onları öldürerek, kesip biçerek, üreme metodlarının nasıl geliştirileceğine, Alman kadınlarının doğum randımanının nasıl iki katına çıkartılabileceğine dair "bilimsel" deneyler yürüttü. Almanlar üreyen hayvanlar gibi görüldü, S.S. onların çobanları ve Führerleri de eğitici efendileri idi. Almanlar ödül kazanmış büyükbaş hayvanlar, diğer uluslar sıradan büyükbaş hayvanlar ve Yahudiler ise zararlı böcekler olarak kabul edilmiş ve öyle muamele görmüşlerdir." (4)
Darwin-Hitler ittifakı, yaklaşık 40 milyon kişinin ölümüne yol açan bir trajediyle sonuçlandı.
Kaynaklar
(1) Konuyla ilgili Harun Yahya kaynaklarından bazıları:
Sosyal Silah Darwinizm (Kitap)
Darwinizm’in İnsanliğa GetirdiğiBelalar (Kitap)
Darwinizm’in Kanli İdeolojisi Faşizm (Kitap)
Darwinizm ile İlmi Mücadelenin Önemi (Makale)
Terörizmin Gerçek İdeolojik Kökeni: Darwinizm ve Materyalizm(Makale)
|
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|