İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Radikal Gazetesi / 2007-11-21
Radikal gazetesinin 21 Ekim 2007 tarihli iki ilavesinde, “Kafamız küçüldü, beynimiz büyüdü” başlıklı bir yazı yayınlandı. Zafer Kantar tarafından hazırlanan yazıda, dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Etiyopya’da sürdürülen insanın kökeni araştırmaları konu ediliyor, Ankara Üniversitesi Antropoloji Bölüm Başkanı Erksin Güleç’in de bu çalışmalara imza atan bir Türk bilim insanı olduğu belirtiliyordu. Bulgular ve bunların içeriği veya uygulamalarına dair herhangi bir bilgi aktarılmayan yazıda, insanın evrimi senaryosunun bazı bilindik fosillerine kısaca atıfta bulunuluyor, yıllardır tekrar eden aynı Darwinist masal yeniden gündeme getiriliyordu.

Yazıda 1974 yılında bulunan 3.7 milyon yıllık Lucy fosilinin insanın atası olarak kabul gördüğü, ancak 1994 ve 2001 yıllarında Tim White tarafından yapılan bazı bulgularla bu durumun değiştiği öne sürülüyordu. Söz konusu Lucy fosili, Australopithecus afarensis türüne ait, soyu tükenmiş bir maymunun kalıntılarından meydana gelmektedir. İskeleti kısmen korunmuş halde bulunan kalıntılar, ait oldukları canlının dik yürümüş olabileceği iddiasıyla, evrimciler tarafından kayıp halka statüsüne yükseltilmiştir. Ancak evrimcilerin diğer tüm kayıp halka iddialarında olduğu gibi, Lucy ile ilgili bu iddianın da yeni bulguların elde edilmesi ve yeni karşılaştırmalı anatomi çalışmalarıyla geçersiz olduğu anlaşılmıştır. (Bu çalışmalarla ilgili detayları burada bulabilirsiniz)
Radikal yazısında değinilen ikinci bulgular ise Ardipithecus ramidus fosilleridir. White, insanın hayali soyağacının dibine Ardipithecus’u oturtmaya çalışmaktadır. İnsanın evrimi senaryosunu bu doğrultuda şekillendirmeye çalışmakta, Ardipithecus> Australopithecus> Homo şeklinde bir senaryo kurgulamaktadır.

Ancak White’ın Ardipithecus’la ilgili evrimsel ata iddiası evrimciler arasında dahi az taraftar bulmuştur. Çünkü bu canlının kemikleri bariz şekilde şempanze karakteristikleri sergilemektedir ve eldeki kalıntılardan yapılan iki ayaklılık spekülasyonları tamamen propaganda amaçlıdır. Örneğin ünlü evrimci anatomist Bernard Wood, New Scientist dergisinin 26 Ekim 2002 tarihli sayısında yayınlanan bir makalesinde Ardipithecus ramidus’un iki ayak üzerinde yürüyüp yürümediğinin bilinmediğini yazmıştır. (Bernard Wood, Who are we?, New Scientist, sayı 2366, 26 Ekim 2002, s. 44) Çünkü kemikler üzerinde dik yürüme iddiasını kanıtlayacak hiçbir delil bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Ardipithecus’un "foramen magnum"u (omuriliğin kafatasına girdiği delik) da bu canlının insan soyunda olduğu iddiasına darbe vurmaktadır. New York’taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nden evrimci araştırmacılar Ian Tattersall ve Jeffrey Schwartz bu açmazı şöyle ifade etmektedirler:
  Ardipithecus, hominidlerle ortak bir ataya sahip olsa dahi, foramen magnumunun pozisyonu, varsayılan torunlarından özgün bir şekilde farklıdır. Bir ata, torunlarından daha türemiş [belli özellikler açısından daha gelişkin] olamayacağına göre [Ardipithecus] bunlardan birinin atası olamaz. (Ian Tattersall & Jeffrey Schwartz, Extinct Humans, Westview Press, 2000, s. 98)

Kısacası Radikal gazetesinde konu edilen türler, insanın atası olduğu iddiası evrimciler arasında dahi tartışmalı olan soyu tükenmiş maymun türleridir. Sayın Kantar, Güleç’in evrim masallarını bilimsel gerçekler olarak anlatmakla okurlarını yanıltmış olmaktadır. Eğer Sayın Kantar insanın evrimiyle ilgili yazılar kaleme almak istiyorsa, kendisine insanın evrimi senaryosunun çöküşüne yol açan bulguları incelemesini tavsiye ederiz. Hatırlatacak olursak, evrimcilerce Homo erectus’un atası olarak gösterilen Homo habilis’in, H. erectus ile aynı dönemde yaşadığının ortaya çıkması, evrimcilerin yıllardır anlatageldikleri senaryoları yakın zamanda çürütmüştü. Sayın Kantar bulgularla ilgili yazımızı okuduğu taktirde Sayın Güleç’in anlattıklarının bilimsel gerçeklik taşımayan köhne Darwinist masallar olduğunu görecektir.


Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.