İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


67 / 2010-05-24
İngilizce

17 Mayıs 2010 tarihli Sansürsüz programında Darwinist katılımcılardan bir tanesi, ahlak kavramının canlılarda zaten var olan bir kavram olduğu, canlıların doğuştan buna sahip oldukları, dolayısıyla ahlaklı olmak için Allah inancına ihtiyaç olmadığı (Allah’ı tenzih ederiz) iddiasında bulunmuştur. Bunu delillendirmek için ise çeşitli canlılardaki fedakarlık örneklerini göstermiştir. Oysa bu konuda ciddi şekilde yanılmaktadır.

 

  • Yüce Allah insanları bir fıtrat üzerine yaratır. Bu fıtrat Yüce Rabbimiz’in Kuran’da bildirmiş olduğu en güzel davranış biçimi ve en güzel tavrı içerir. Dolayısıyla insan, Allah’ın kendisine ilham ettiği vicdana göre hareket etme, yani fıtratına göre davranma özelliğine elbette sahiptir.
  • Fakat insan aynı zamanda nefsindeki bencil tutkularla birlikte yaratılmıştır ve nefis, Kuran’da belirtildiği gibi, “Rabbim"in kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir.” (Yusuf Suresi, 53)
  • İnsan, bu dünyada imtihana tabi olduğuna ve vicdanı iyi olanı kendisine ilham ederken, nefsi sürekli kötülüğü kendisine emrettiğine göre, bu dünyada bir seçim yapmak zorundadır.
  • İnsanın kötülüğü emreden nefsine uyması kolaydır. İnsan kendini bıraktığında, vicdanını köreltebilir, nefsinde zaten var olan bencillik, vefasızlık, kıskançlık, öfke gibi özelliklerin hemen pençesine düşebilir. Eğer bu kişi Allah’tan gereği gibi korkmuyorsa ve fikir sistemi, çevresi ve asıl olarak da inandığı ideoloji buna imkan veriyorsa, nefsinin pençesine düşmemesi için hiçbir sebep yoktur.
  • İşte Darwinizm, insanları bu yönüyle ahlak kavramlarından uzaklaştırır. Darwinizm’e inanan bir kişi, bütün insanların temelinde tesadüfen meydana gelmiş birer hayvan olduğuna, hatta bazılarının az gelişmiş olduğuna, bu hayatın da zayıfların elenmesi gereken bir savaş alanı olduğuna inanarak bir ideoloji geliştirir. Her Darwinist bu görüşte olmayabilir, fakat Darwinizm’in geliştirdiği fikir sistemi, kaçınılmaz olarak insanları böylesine vahşi bir bakış açısına yöneltir.
  • Böyle bir ortamda, tıpkı Darwinist ideolojinin tutkunu olduklarını açıkça ifade eden Hitler, Lenin, Stalin ve Mao’nun yaptıkları gibi, kitlelere zulmetmek, kitleleri katletmek, her türlü ahlak dışı kavramı makul görmek adeta normal hale gelir. Allah korkusu olmadığı sürece, ahlak çöküntüsü, düşmanlık, öfke ve kavga en son sınırına kadar gidebilir.
  • Güzel ahlaklı olmak ise; çaba, gayret, fedakarlık ve derin düşünme isteyen bir meziyettir. Vicdanını dinlemeyen, Allah’tan korkmayan kimse, bu meziyeti kesin olarak elde edemez. Allah’tan korkan bir insan, Allah’ın yarattıklarını seven bir insandır. Allah’ın beğendiği ahlakı beğenen bir insandır. Ve mutlaka vicdanının sesine göre hareket eden bir insandır. Bununla sınandığını, ahirette bu çabasının en güzel şekilde karşılık alacağını bilir. Bu yüzden her davranışına dikkat verir, yaşadığı her an, güzel ahlaklı olabilmek için çaba içinde geçer. İşte inançlı bir insanı diğerlerinden ayıran en büyük farklardan bir tanesi budur.
  • Dolayısıyla güzel ahlak bir insanın “doğal olarak” elde edebileceği bir şey değildir. Doğal yaşamına bırakıldığında insan nefsinin esiri olmaktan kurtulamaz. Ancak derin düşünüp Allah’ın yüceliğini takdir edebildiğinde, Allah"tan gereği gibi korktuğunda, ancak yaşadığı her andan, yaptığı her işten sorguya çekileceğini bildiğinde ve Allah’ı derin bir aşkla sevdiğinde bu derin ve güzel ahlaka sahip olabilir.
  • Söz konusu iddia ile ilgili olarak bazı hayvan davranışlarının örnek olarak verilmesi ise son derece tutarsızdır. Hayvanlar, kendi varlıklarının şuurunda olmayan, sadece Allah"ın kendilerine ilham ettiği şekilde davranan varlıklardır. Acıktığında besin bulabilmek için en vahşi şekilde avlanan bir hayvan gerektiğinde çocuklarını koruyabilmek için günlerce uyumadan müthiş bir fedakarlık gösterisinde bulunabilir. Bu onun herhangi bir ahlak kavramına sahip olması sebebiyle değil, Allah’ın ilhamıyla hareket etmesi sebebiyle böyledir.
  • Hayvanın iyi ve kötüyü birbirinden ayırabilme yeteneği yoktur. Fakat insan, böyle bir yeteneğe sahip olabilir. Ayette belirtildiği gibi bu yetenek, yalnızca Allah’tan korkanlara verilmiştir:

Ey iman edenler, Allah"tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir. (Enfal Suresi, 29)



İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.