

|

| 67 / 2010-05-06 |
| İngilizce |
|
|
.jpg) …..Hayatın kökenine dair araştırma yapan araştırmacılar primordiyal (ilkel) Dünya üzerinde prebiyotik moleküllerin üretimi için uygun herhangi bir yer belirleyememektedirler. Sorunlar üzerinde çalışan araştırmacılar amino asitlerde tek biçimli “ellilik” olayının, nükleotid ve şekerlerin herhangi bir sözde prebiyotik çorbada nasıl oluştuğuna açıklama getirememektedirler.
Jeolojik, jeokimyasal veriler ve fosil kayıtlarının hepsi naturalistik senaryolara imkansız sınırlamalar getiriyor. Hayat hızlı bir şekilde ve Dünya tarihinin erken bir döneminde—Dünyanın bunu mümkün kıldığı en erken dönemde—meydana gelmiştir. Dünyanın kökenine dair araştırma yapan bilim adamları hayatın ortaya çıkması için onlarca milyon yıldan daha fazla bir süreye sahip olmadığını kabul ediyorlar. Hayat aynı zamanda şaşırtıcı şekilde ağır koşullarda meydana geldi; öyle ki bu koşullar değil hayatın devam etmesine, oluşup ortaya çıkmasına bile izin vermezdi.
Dünyanın ilk hayatı kimyasal açıdan karmaşıktı…Bununla bağlantılı olarak araştırmacılar hayatın en minimal formunda hücre içerisinde uzamsal ve zamansal açıdan organize olmuş şaşılacak sayıda protein gerektirdiğini keşfettiler.
Tarih kendini tekrar ediyor gibi gözüküyor. İlk Darwinistler abiyogenezin [cansızdan canlı oluşumu] en eski versiyonundan nasıl vazgeçtilerse, bugünün biliminsanları da naturalist hayatın kökeni paradigmasının uzun zamandır el üstünde tutulan temellerinden vazgeçiyorlar.
Kaynak: Rana & Ross, Origins of Life [ Hayatın Kökenleri], s. 26-27
|
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|