İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Radikal Gazetesi / 2007-12-02

 

Radikal gazetesi yazarı İsmet Berkan'ın, evrim teorisi ve virüslerle ilgili son yazısında bir yanılgı içinde olduğu görülmektedir ("Virüslerle yaşamak: Evrime yeni kanıt", Radikal, 2 Aralık 2007). Virüslerin hayali evrimdeki rolüyle ilgili yorumlarda bulunan Berkan, bu yazısını, okuduğu bir makaleden esilenerek yazdığını belirtmektedir. Anlattıklarından anlaşıldığı kadarıyla Berkan,okuduklarını doğrudan benimseyip "kanıt" olarak değerlendirmiş, üstelik bunu okurlarına "evrime yeni kanıt" başlığıyla vermiştir.

Oysa yazdıkları Darwinizm'in yeni iddiaları değildir, dolayısıyla kanıt da değildir. Sayın Berkan'ın yaptığı şey, 1990'lı yıllardan kalma "çöp DNA" masallarını tekrarlamaktan ve evrimsel psikolojinin bilim dışı bir hikayesini çok önemli birşey öğrenmiş edasında heyecan katarak anlatmaktan ibarettir. Berkan'ın yanılgıları aşağıda açıklanmaktadır.

Çöp DNA yanılgısı

"Çöp DNA" kavramı, genomun işlevi bilinmeyen kısımlarını ifade etmek için dogmatik evrimcilerce uydurulmuş bir kavramdır. Evrimciler genomun tesadüfi bir süreçte ortaya çıktığını varsaydıkları için, protein kodlamayan kısımların işlevsiz olduğunu iddia etmişler, bunların hayali evrim sürecinde biriken yığınlar olduğunu varsaymışlardır. Kendilerince gereksiz yığınlar olarak yorumladıkları bu DNA parçalarını 1990'lı yıllardan itibaren, çöp DNA olarak isimlendirmişlerdir.

Sayın Berkan da yazısında bu yanılgıyı tekrarlamaktadır:

"Düşünebiliyor musunuz, genetik kodumuzun yüzde 2'si, yaşamak için gerekli proteinlerin üretiminde görevli, yüzde 8'i ise genetik evrim tarihimizin kim bilir hangi zamanında etkisiz hale getirdiğimiz virüsleri taşıyan 'çöp DNA'."

Sayın Berkan'ın yazdıklarına bakıldığında köhne evrimci iddiaları ezberci bir anlayışla ele aldığı, bunları birer gerçekmiş gibi kolayca benimseme eğiliminde olduğu görülmektedir. Çöp DNA hakkında yazdıkları da bunun son bir örneğini oluşturmaktadır.

Oysa okurlarına "evrime yeni kanıt" olarak aktardığı bu çöp DNA hikayesi, yıllar önce ortaya atılmış, çoktan çürütülmüş ve evrimci bilim adamları tarafından artık sahte bir delil olarak kullanılamaz hale gelmişson bir evrimci yanılgıdır. Çöp DNA kavramı, artık evrimciler bile itiraf etmektedirler ki, herhangi bir gerçeklik taşımamaktadır ve bunun kullanımı yanlıştır. Evrimcileri bu itirafa zorlayan gelişme, son yıllarda yapılan araştırmalar olmuştur. Dünyanın çeşitli ülkelerinden çok sayıda bilim adamı işlevi bilinmeyen bu DNA kısımları üzerinde çalışmalar yürütmüş, protein kodlamayan bu DNA kısımlarının başka birçok hücresel işlemde rol oynadığı çok sayıda araştırmayla gösterilmiştir.

Dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden birisi olan Science'da 2003 yılında yayımlanan bir makalede bu yöndeki çalışmalarda varılan sonuç, "Not Junk After All (Artık Çöp Değil)" başlıklı bir makalede şu sözlerle özetlenmiştir:

Özellikle tekrarlayan elemanlarla ilgili olan Çöp DNA görüşü 1990'lı yıllarda değişmeye başladı... Şimdilerde giderek daha fazla sayıda biyolog tekrarlayan elemanlara genomik hazine olarak bakıyor. Bu rapor gösteriyor ki tekrarlayan elemanlar 'Çöp DNA değil', ökaryotik genomların önemli, birleştirici bileşenleri. O halde tekrarlayan DNA "Çöp DNA" olarak isimlendirilmemeli…".[i]
Görüldüğü gibi çöp DNA kavramının bilimde yeri olmadığı gerçeği en prestijli bilim dergilerinde, kanıtları ortaya konularak teyid edilmektedir. Çöp DNA kavramı bilim adamlarının ortak görüşü olarak tarihe gömülmüştür. Bir başka deyişle bir diğer sözde evrim delili daha geçersiz kılınmıştır.  
 

2. Evrimsel psikolojiyi bilim zannetme yanılgısı

İsmet Berkan, evrim teorisini benimsediği için teori lehinde öne sürülen her iddiayı doğru kabul edip okuyucularına aktarmaktadır. Hatta yazısında evrim psikolojisinin bilim dışı masallarını son derece önemli bilgiler görünümü vererek aktarmaya çalışmaktadır. Berkan insanın korkularının evrimsel kökenli olduğunu ve beyninde bunların taptaze izleri taşıdığı hikayesini şu sözlerle aktarmaktadır:

"Yıllar önce, insan beyninin kendi evriminin bütün izlerini içinde taptaze taşıdığına dair bir araştırma okumuştum. Buna göre, mesela fare korkusu, yılan korkusu, sürüngen korkusu, karanlık korkusu gibi kimi temel korkularımız aslında bize uzak atalarımızdan, belki insan bile olmayan atalarımızdan kalmışlardı.
Uzak atamız, sürüngenler tarafından avlanan bir hayvandıysa, biz bugün sürüngenden korkuyorduk vs.
Kısacası, insan beyni, eğer incelenebilse, bizim evrim tarihimizi neredeyse satır satır okuyabileceğimiz bir kitaba dönüşebilecekti."

Görüldüğü gibi Sayın Berkan ileri sürdüğü iddialara hiçbir dayanak göstermemekte, sadece "ben okumuştum" demesiyle anlattıklarını okuyucularına bilimsel ve gerçek bir bilgi olarak kabul ettirebileceğini düşünmektedir. Oysa takip ettiği yöntem, Darwinistlerin her zaman başvurdukları propaganda yöntemlerinden biridir. Bilimsel delil yoktur, ama hikaye yoluyla insanlar ikna edilmeye çalışır.

Oysa bir yazarın okuyucularına bu tip bilgiler verirken, şu soruları da cevaplıyor olması gerekir: Bu hayali uzak atalar fare, yılan ve karşılaştıkları zaman nasıl bir mekanizma sayesinde bu korkular beyinlerine yerleşmiştir? Söz konusu hayali uzak ataların beyinleri bugün elimizde olmadığına göre, beyinlerinde yılan korkusu, fare korkusu, sürüngen korkusu gibi duygular için özel bölgeler evrimleştiği iddiasını hangi gözlem ve kanıtlara dayandırmaktadır? Bunların izi fosil kayıtlarında nerededir? Eğer yoksa, böylesine bir iddia için hayal gücü dışında kaynak ne olabilir?

Oysa bu hikayelerin kaynağı olan evrimsel psikoloji, bilimselliğin kriterlerini sağlamadığı için önde gelen evrimcilerce dahi bilim olarak kabul edilmeyen bir alandır.

Örneğin Sheffield Üniversitesinden davranışsal çevrebilimci Tim Birkhead, Chicago Üniversitesinden Jerry E. Coyne'un "Evrimsel Psikolojinin Peri Masalları" başlıklı yazısında aktarılan sözlerinde şunları söylemiştir:
"Çok fazla bir çabaya gerek kalmadan, evrimsel psikoloji gerçek bilim olmak yerine teorik bir eğlence olarak kalacak."[ii]
 

Sonuç:

Görüldüğü gibi Sayın Berkan'ın yazısında ne yeni bir bulgu, ne de evrime kanıt vardır. Sayın Berkan, çöp DNA iddiasında olduğu gibi, korkular ve beyinle ilgili iddiasında da bilim literatüründe geçerliliği olmayan evrimci bir hikayeyi aktarmaktadır.

Oysa bilimsel kaynaklar okunurken gözetilmesi gereken bazı kriterler vardır. Yazıda hangi sorunun ele alındığı, ne gibi sonuçlar ortaya konduğu, bu sonuçları desteklemede hangi kanıtların öne sürüldüğü, söz konusu kanıtların kaliteli ve gerçekten destekleyici olup olmadığı gibi kriterler... Evrim teorisi söz konusu olduğunda ise şu gerçeğin hiçbir şekilde unutulmaması gerekmektedir: Darwin'in evrim teorisi, tüm iddiaları bilimsel olarak yalanlanmış bir teoridir. Teoriyi destekleyen tek bir delil bulunmamaktadır. Delil olarak öne sürülen tüm fosiller ve sahte kanıtlar geçersiz kılınmıştır. Bu iddiayı telkin metodlarıyla ayakta tutmaya çalışmak, günümüzün dogmatik Darwinistlerinin sürekli olarak başvurduğu bir yöntemdir.

 

 

[i] Wojciech Makalowski, "Not Junk After All", Science, Volume 300, Number 5623, 23 Mayıs 2003,
[ii] Jerry A. Coyne, "Of Vice and Men: The fairy tales of evolutionary psychology," The New Republic (3 Nisan, 2000)


Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.