

|

| 67 / 2009-03-02 |
| İngilizce |
|
|
21. yüzyıl Darwinizm’in çöküşünün ilan edildiği yüzyıldır. Darwinizm’in çöküşünü ilan eden 100 milyon fosilin deşifre edilmesinin ardından teoriye en büyük darbe yeni bulunan bir insan ayak izi fosilidir. Bu fosil, günümüz insanının, Darwinistlerin tüm iddialarının aksine, 1.5 MİLYON YIL ÖNCE YAŞAMAKTA OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR.
Kenya’da bulunan fosil, fosili bulan Darwinist bilim adamlarının ortak kanaati ile, GÜNÜMÜZ İNSANINDAN FARKSIZDIR. Birden fazla bulunan ayak izleri arasında bir çocuğa ait olan bir ayak izi de yer almaktadır. Science dergisine ve ardından Reuters, BBC News gibi haber kanallarına konu olan ayak izi ise; ayak izinin büyüklüğü, parmak aralarındaki boşluklar ve toprağa derinliği dikkate alınarak yapılan ölçümlere göre 1.79-1.80 boylarında bir insana aittir. Aynı ölçümlerden ağırlık, adım uzunluğu ve yürüyüş şekli de anlaşılabilmektedir. AYAK İZİ ÜZERİNDE YAPILAN TÜM BU ÖLÇÜMLER, GÜNÜMÜZ İNSANI İLE AYNI ORANLARI VERMİŞTİR.[1]
Yine ayak izlerinden anlaşıldığı kadarıyla bu kişinin baş parmağı, GÜNÜMÜZ İNSANLARINDA OLDUĞU GİBİ, diğer parmaklarla paralel uzanmaktadır. Bu izlerde yine GÜNÜMÜZ İNSANINA ÖZGÜ ayak kemeri bulunmakta ve kısa parmaklar DİK DURUŞU KESİN OLARAK BELGELEMEKTEDİR.[2]
Araştırmacılardan Güney Afrika Cape Town Üniversitesi arkeologlarından David Braun fosil ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:
“Bu şeyleri çıkarmak ve kazı alanının hemen yanında, bir tür ıslak tortuda, 20 dakika önce kendinizin bırakmış olabileceği bir ize önemli ölçüde benzer görünümde birşeyi birdenbire görmek ürperti verici bir şeydi"
Braun şöyle devam etmiştir:
“Bunlar rahatlıkla bugün sahilde oluşmuş olabilirdi"
Darwinist bilim adamlarının, Darwinist yayınların açıkça itiraf ettiği bu gerçek inkar edilebilecek gibi değildir. Darwinistler, şimdiye dek, günümüz insanlarının 200.000 yıl önce ortaya çıktığını iddia ederek insan için hayali bir evrim senaryosu uydurmuş ve bunun üzerine spekülasyonlar yapmışlardır. Ancak bulunan ayak izi, 1.5 milyon yıllık tarihi ile, tüm Darwinist spekülasyonları ortadan kaldıracak güçtedir. Darwinizm’i yıkan milyonlarca fosil vardır. Ancak açıkça görüldüğü gibi, tek bir tanesi bile bu köhne teoriyi kurutup giderme gücüne fazlasıyla sahiptir.
Darwinistler Artık Homo Erectus Aldatmacalarına Son Vermelidirler
Darwinist yayınların bazıları, bu kesin, açık ve mükemmel gerçeğe karşın, yine gelenek haline getirdikleri evrim propagandasını sürdürmeyi ihmal etmemişlerdir. Ve bu ayak izlerinin homo Erectus’a ait olduğunu iddia etmişlerdir. OYSA BU BİR YALANDIR.
Homo Erectus hikayesi, Darwinistlerin insanın hayali evrimi için uydurdukları düzmece sıralamanın gerektirdiği bir sahte halkadır. Darwinistler, tam anlamıyla bir maymun soyu olan Austrolapitecusları bu hayali düzeneğe yerleştirmiş, insanla maymun arasına da günümüz insanından hiçbir farkı olmayan homo Erectusları yerleştirerek yıllarca insanları aldatmışlardır.
Evrimcilerin Homo erectus"u "ilkel" saymaktaki en önemli dayanakları ise, kafatası hacminin (900-1100 cc.) günümüz insanının ortalamasından küçüklüğü ve kalın kaş çıkıntılarıdır. Oysa bugün de dünyada Homo erectus"la aynı kafatası ortalamasında pek çok insan yaşamaktadır (örneğin pigmeler) ve bugün de çeşitli ırklarda kaş çıkıntıları vardır (örneğin Avusturalya yerlileri Aborijinler"de). Ve bilindiği gibi zeka, beyin hacmine göre değil, beynin kendi içindeki organizasyonunu göre değişir. Dolayısıyla bu özellikler öne sürülerek homo Erectus’lara “ilkel” yakıştırmasının yapılması mümkün değildir.
Buradaki örnekte ise, okuyucuların Darwinist propaganda ile karşı karşıya oldukları açıktır. Eldeki fosil bir ayak izidir. Ayak izinden canlının yukarıda bahsettiğimiz temel özellikleri anlaşılmakta ve bize önemli bilgiler vermektedir. Fakat bu izden, söz konusu insanın kafatası hacminin veya kalın kaş çıkıntılarının belirlenmesi mümkün değildir. Zaten biraz önce de belirttiğimiz gibi, canlı söz konusu özelliklere sahip olmuş olsa bile, bu durum onun günümüz insanından farklı olduğunu göstermeyecektir. Yalnızca günümüzde yaşayan ırklardan biri ile aynı özellikte olduğunu gösterecektir, o kadar.
Homo Erectus hikayesi bugün Darwinistlerin bile savunamadıkları köhne bir iddiadır. İnsanın evrimi hikayesinin bir yalan olduğuna dair böylesine önemli bir ayak izi fosilinde bile bu büyük yalanın ortaya atılması, okuyucuları ve bilim insanlarını küçük görmektir, onlara yöneltilmiş ağır bir ithamdır. Darwinizm’i yenilgiye uğratan bilimsel deliller, artık defalarca karşılaştığımız aynı sahte yöntemlerle bertaraf edilemeyecektir.
Sonuç:
Darwinistlerin ısrarla saklamaya çalıştıkları Yaratılışı ispat eden 100 milyon fosilin ortaya çıkarılması ile başlayan süreç, bugün gitgide hızlanarak devam etmektedir. Darwinistlerin sahte kafatasları sergileyerek yıllarca insanlara telkin etmeye çalıştıkları insanın evrimi senaryosu, hayranlık verici bir yenilgi ile son bulmuştur. Allah, Darwinist bilim adamlarının eliyle, Darwinizm’i çökerten olağanüstü bir delili toprağın içinden çıkarmıştır. Onlara, insan da dahil hiçbir canlının değişmediğini, inkar edemeyecekleri şekilde göstermiştir. Darwinist bilim adamları, Darwinist yayınlarda bunu kendi kalemleriyle itiraf etmişlerdir. Allah, Cebbar (dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan) sıfatıyla onlara Darwinizm’in çöküşünün itirafını yaptırmıştır. BU, DARWİNİZM’İN KAÇINILMAZ SONUDUR. BU RABBİMİZ’İN VAADİDİR. Yüce Allah, bu sapkın aldatmacayı ortadan kaldıracak ve mutlaka hakkı pekiştirecektir.
... Allah, batılı yok edip-ortadan kaldırır ve Kendi kelimeleriyle hakkı hak olarak pekiştirir (gerçekleştirir). Çünkü O, sinelerin özünde olanı bilendir. (Şura Suresi, 24)
|
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|