İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


34 / 2008-07-23
İngilizce
New Scientist.com internet sitesinde “Dinosaur evolutionary tree unveiled” başlıklı ve 23 Temmuz 2008 tarihli bir haber yayınlandı. Colin Barras tarafından hazırlanan yazıda, Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan bir taksonomi çalışması konu ediliyordu[i].
 
Sözkonusu çalışmada, İngiltere’deki Bristol Üniversitesi’nden Graeme Lloyd ve ekibi dinozorların taksonomik literatürünü (hayali evrimsel sınıflandırılmasını) incelemişlerdi. Lloyd, yalnızca dinozorlar arasındaki benzerliklerden yola çıkarak, hiçbir bilimsel delile dayanmaksızın bunların tümünü kapsayacak hayali bir evrim ağacı geliştirmişti. New Scientist yazısında, bilinen 600 dinozor türünden 440’ını kapsayan bu ağaca göre dinozorların yeryüzündeki varlıklarının ilk 50 milyon yılı boyunca hızlı bir evrimden geçtiği öne sürülüyordu. Sözkonusu yazıda Lloyd’un şu sözleri aktarılarak dinozorların evrimle ortaya çıktığı iddia ediliyordu: 
“Dinozorların nasıl evrimleştiğine dair üretilen en kapsamlı resim.
Ancak bu yazıda haber verilen araştırma gerçekte dinozorların hayali evrimi iddiasına hiçbir kanıt oluşturmamaktadır. New Scientist’te sözü edilen ve sözkonusu çalışmayla ortaya çıkarıldığı öne sürülen “dinozorların evriminin resmi”, evrimci önyargılarla fosil kanıtlar arasında bağlantılar varsayan araştırmacıların kurgularından ibarettir. Bu hayali resmi destekleyen tek bir tane bile bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Tam tersine, bilimsel deliller, böyle bir evrim hikayesinin imkansızlığını göstermektedir.
 
Canlılar alemi, türlerin bazı temel beden planlarını paylaşıyor olmaları ve sınıf, takım ve aile gibi kategoriler halinde hiyerarşik olarak sınıflandırılabilir olmaları nedeniyle evrimci senaryolara malzeme olarak kullanılmaktadır. Fosil türleri gruplayan araştırmacılar, birbirine yakın türlerin yakın ortak atadan evrimleşmiş olduğunu varsaymaktadırlar. Bu iddialarında hiçbir zaman bir türün bir başka türe dönüşümüne dair bir açıklama veya delil getirememiş, yalnızca canlıların yapısal benzerliklerini bir evrimleşme gibi göstermeye çalışmışlardır. Evrimciler, teorilerini bir dogma olarak kabul ettiklerinden ötürü, birbirinden morfolojik olarak çok uzak olan ve aralarında hiçbir geçiş izi vermeyen türlerin evrimsel akraba olduklarını farzetmekte. Geçersiz bir teoriyi ancak bu şekilde insanlara kabul ettirebileceklerini düşünmektedirler.
 
Benzerliklerden yola çıkarak ortaya atılan evrimci iddiaların bilimsel hiçbir dayanağı yoktur. Birçok obje -örneğin taşıtlar, kara, hava ve deniz taşıtları olarak- sınıflandırılabilir, bunlar daha alt kategorilere ve bu alt kategoriler de daha küçük alt kategorilere ayrılabilir. Ancak bu sınıflama, söz konusu taşıtların tesadüfi bir evrim sürecinde ortaya çıktıklarını göstermez. Nitekim Oxford Üniversitesi zooloğu Mark Ridley, New Scientist dergisinde yayınlanan bir makalesinde, bunu şöyle ifade etmektedir:  
"Türlerin hiyerarşik olarak genuslara, ailelere, ve bu şekilde başka kategorilere sınıflandırılabilir olması evrim lehinde bir argüman değildir. Herhangi bir obje grubunu, varyasyonları evrimsel olsun ya da olmasın hiyerarşik olarak sınıflamak mümkündür."[ii] 

Benzerliklere dayanarak yapılan sınıflandırmaların evrim teorisi lehinde hiçbir delil sağlamadığının en açık örneğini ise, modern sınıflama sisteminin kurucusu olan İsveçli bilim adamı Carl Linnaeus oluşturmaktadır. Carl Linnaeus, yoktan yaratılışa inanmış bir bilim adamıdır. Kendisi, canlıları bir sınıflandırma altında belirleyebilecek benzerliklerin özel yaratılışın örneği olduğunu açıkça dile getirmiştir.

Burada kısaca belirtilmesi gereken bir başka New Scientist yanılgısı da, “dinozorların hızlı evrimleştikleri” şeklindeki ifadedeki çarpık mantıktır. Belli bir zaman dilimi içinde ortaya çıkan dinozor türleri sayıca diğer dönemde ortaya çıkan türlere nazaran belirgin derecede fazla olduğu için bu durum New Scientist’de “hızlı evrim” olarak etiketlendirilmektedir. Oysa türlerin ortaya çıkışı, evrime göre olması gereken ara formlar gösterilmediği sürece, daima evrimi geçersiz kılan yepyeni birer delil hükmündedir. Evrim teorisi, yeni türlerin ani ortaya çıkışları karşısında, gitgide daha fazla açıklamasız kalmakta, ara formların yokluğu bir kez daha evrim teorisini geçersiz kılmaktadır. Yeni türleri kendileri için büyük bir tehlike olarak gören evrimciler işte bu nedenle bu tip durumlarda, “hızlı evrimleşme” gibi sahte açıklamalara sığınırlar. Fakat delil getiremediklerinden, demagojik sahte bilimsel açıklamalar, kimseyi ikna etmemektedir. Yeni türlerin ortaya çıkışı, doğa tarihinin tamamında ani ve kusursuz şekildedir. Ve Yaratılış gerçeği için sürekli olarak delil teşkil etmektedir.

Oxford Üniversitesi Zoolojik Kolleksiyonlar Yöneticisi Tom Kemp, Fossils and Evolution (Fosiller ve Evrim) isimli 1999 basımı kitabında bu tabloyu şöyle özetler: 
 
Yeni canlı kategorileri hemen hemen tüm durumlarda fosil tabakalarında belirleyici karakteristikleri zaten mevcut olarak ve bilinen atasal grupları olmaksızın çıkar.[iii]  
 
Dolayısıyla New Scientist’te öne sürülen “dinozor evrimi” ve “hızlı evrim” iddiaları, fosil kayıtlarında hiçbir karşılığı olmayan, evrimci hayallerin bir mahsülü olarak ortaya çıkan yanılgılardan ibarettir. New Scientist editörlerini, sadece evrim teorisi lehinde oldukları için bazı varsayımları bilimsel gerçekler olarak okurlarına aktarma yanılgısına son vermeye davet ediyoruz. Canlılar tesadüfi bir süreçte birbirlerinden evrimleşmemişler, Yüce Allah’ın “OL” emriyle yoktan varolmuşlardır.
 
[i] Graeme T. Lloyd et.al, Dinosaurs and the Cretaceous Terrestrial Revolution, Proceedings of the Royal Society B, internet baskısı 22 Temmuz 2008, http://journals.royalsociety.org/content/7k63203q852h4006/
[ii] Mark Ridley, ‘Who Doubts Evolution?’, New Scientist, cilt. 90 (25 Haziran 1981), sf. 832 
[iii] TS Kemp [Curator of Zoological Collections], Fossils and Evolution, Oxford University, Oxford Uni Press, s.246, 1999


İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.