İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


67 / 2008-05-01
İngilizce
  İsviçreli ve Amerikalı bilimadamlarının gerçekleştirdiği son bir çalışma, yarasaları havada tutan aerodinamik faktörleri gün ışığına çıkardı. Buna göre yarasalar, aynen böceklerin yaptığı gibi, uçma esnasında kanat hareketlerinin oluşturdukları hava akımlarından kendilerini havada tutmada faydalanıyorlar. Ve bu hava akımlarının yarasayı havada tutan toplam kuvvete katkısı %40"lara varıyor.

  Yarasalar son derece çevik uçuculardır. Kanatlarını saniyede 3 ila 17 kez çırpabilen yarasalar, son hızda uçarken dahi çok ani U-dönüşleri gerçekleştirebilien mükemmel hava akrobatlarıdır. En düzensiz ve engelli uçuş alanlarında dahi adeta kusursuz bir slalom yapabilmekte, en kompleks manevraları gerçekleştirebilmektedirler. Bu üstün manevra yeteneklerini ise, uçma esnasında kanatlarının yüzey şeklini dinamik olarak değiştirebilmelerinden almaktadırlar. Yarasanın el kemikleri, ince bir zar şeklinde yayılan ve herhangi tüylü bir yapı içermeyen kanatları boyunca uzanır. Yarasa, zarsı kanadı boyunca uzanan parmak kemiklerini ve kemiklere bağlı kasları kullanarak uçma sırasında kanatların alması gereken şekli an ve an kontrol eder. Havada bedenini sokmak istediği şekle ve yönelmek istediği yöne göre bir sonraki anda kanatlarının alacağı şekli son derece hassas ve kesin bir şekilde ayarlar. Bunların kullanımı, uçaklarda kanatlarda bulunan flapların kullanımıyla benzer bir etki ortaya koymaktadır. Günümüzde hiçbir teknolojik cihazın erişemediği, bilimadamlarının da henüz tam olarak anlayamadıkları bir şekilde, kanat yüzeyinde bulunan basınç alıcılarını kanat etrafındaki hava hareketlerini algılamada ve bunlarla ilgili verileri beyne iletmede kullanırlar. Yarasa beyninde bu veriler yorumlanır ve hayvanın yönü ve hızı da hesaba katılarak kanat hareketlerini kontrol eden sinir kas sistemi aracılığıyla en uygun kanat şekli sağlanmış olunur.

  Southern California Üniversitesi"nde görevli havacılık ve uzay araştırmacısı olan ve sözkonusu bilimsel makalenin yazarları arasında yer alan Geoff R. Spedding, yarasaların bu yeteneğini elektronik olarak yönetilen ve kusursuzca işleyen bir sisteme benzetiyor. Spedding, New York Times gazetesinde yayımlanan yorumlarında konuyla ilgili olarak şu ifadeleri ortaya koyuyor:

"Bütün sistemin nasıl çalıştığını henüz anlayabilmiş değiliz... Ancak bir şekilde güzel, düzenli bir hava akımı oluşturuyor, ki eğer biz akımı tuşlara basarak düzenleme imkanımız olsaydı aynen bu şekilde düzenlerdik".

   Yarasaları havada tutan aerodinamik etmen: Kanat Ucu Girdabı (KUG)

  Bilimadamları, deneylerinde bir hava tünelinde yerleştirilmiş ballı su karışımından beslenmek üzere eğitilmiş 3 adet yarasayı kullandılar. Deneyler sırasında yarasaların bu kaynaktan beslendiği esnada kanat çevresindeki hava akımlarının hareketlerini izlediler. Bu amaçla hava tünelinin içinde renklendirilmiş su buharı kullanan bilimadamları, lazer ışınlarıyla izleyerek kameraya aldıkları hava partiküllerinin hareketlerini inceleyerek yarasa kanatlarının çevresel havayla nasıl etkileşim ortaya koyduğunu, ne gibi destek akımları oluşturduklarını incelediler. Bu gözlemler, yarasa kanadının sivri ucunun, kanat ucunda bir hava girdabı oluşturduğunu ortaya koydu. Spedding, yaptıkları gözlemi şu sözlerle aktarıyor:

"Çırpılmakta olan bir kanadın uç kısmında oluşan girdabın üzerinden geçen hava akımı, kanadın arka kısmında şaşırtıcı derecede pürüzsüz ve düzenli olan katmanlı bir hava yapısı meydana getiriyor ve girdabın kendisi kaldırma kuvvetinin en az %40"ını oluşturuyor" ... "yarasanın kanat şeklini ve kanat eğrilerini aktif olarak değiştirebilme yeteneği girdabın kontrol ve sabitliğine katkıda bulunuyor olabilir."

  Kanatların ortaya çıkardığı bu kaldırma etkisi daha önce sineklerden biliniyordu ancak daha ağır canlılarda bu çalışmayla ilk kez gösterilmiş oldu.  

  Yarasalardaki mükemmel sistemler keşif uçaklarının geliştirilmesinde kullanılabilir

  Yarasanın kusursuz bir sistem oluşturan uçuş mekanizmaları, havacılık alanında geliştirilmeye çalışılan teknolojiler için de bir ilham kaynağı oluşturuyor. Bunların başında ise minyatür keşif uçakları geliyor.

  Çalışmayla ilgili bilimsel makalenin başyazarı olan ve İsviçre"deki Lund Üniversitesi"nde görevli olan Anders Hedenstrom bu konuda şu yorumu yapıyor:

"Bu çalışma gösteriyor ki, daha doğadan edineceğimiz çok fazla mühendislik tasarımı ilhamı mevcut" (2) "Bu tür çalışmalar, sadece birkaç santimetre uzunluğunda yarasa benzeri robotlar veya "mikro hava taşıtları" geliştirmeyi mümkün kılabilir." (3)

  Spedding ise yarasanın bu konuda sağladığı perspektifi şu sözlerle ifade ediyor:

"Eğer yüksek derecede manevra yeteneğine sahip, yavaş uçan keşif uçakları yapmak istiyorsak acaba kanatlarını bir yarasa gibi çırpacak şekilde mi yapmalıyız?"

   Böylesine mükemmel bir sistem ilk olarak nasıl ortaya çıkmıştır?

  Hemen yukarıda sorduğumuz bu soru, yarasanın ne mükemmel sistemlerle donatılmış bir canlı olduğunu gösteren bu son çalışmayla kaçınılmaz olarak karşımıza gelmektedir. Daha önce anlatıldığı gibi, yarasanın son derece kompleks manevra sistemleri, kusursuz çalışan bir kumanda sistemi görevi gören beyin tarafından yönlendirilmektedir. Beyin, mükemmel bir bilgisayar gibi kanat üzerinde yerleştirilmiş olan algılayıcılardan hava akımlarının özellikleriyle ilgili olarak iletilen verileri yorumlamakta ve ilgili sinir kas sistemlerine hatasız işleyen komutlar göndermektedir.

  Ancak konu üzerinde biraz düşünecek olursak, yarasanın kanat, parmak, kas, beyin gibi organlarının aslında hücrelerden meydana geldiğini, hücrelerin ise herhangi bir şuurdan yoksun moleküllerden oluşan bir bütün olduğunu görürürüz. Peki ama tüm bu hücreler nasıl olup da yerli yerinde bulunarak mükemmel bir işbirliği ve iletişim ağı oluşturabilmekte, yarasanın uçması için gerekli işlemleri gerçekleştirmeyi nasıl olup da üstlenebilmektedirler? Milyarlarca hücre arasında neden bir başıbozukluk ve kaos ortamı oluşmamakta, tüm hücreler ait oldukları dokuların işlevlerini yerine getirmeyi neden bir görev bilmektedirler? En gelişmiş laboratuvarlarda çalışan bilim adamlarının dahi merak ve hayranlığını çeken bu sistemleri ilk olarak bu hücrelerin planlamış olmaları mümkün müdür?

  Elbette hayır. Tüm bu sistemi ve bunun işlevlerini "OL" emriyle vareden Yüce Allah"tır. Yüce Rabbimiz olan Allah, uçan canlıları gökte tutmakta olduğunu bir Kuran ayetinde şöyle bildirmektedir:

""Göğün boşluğunda boyun eğdirilmiş (musahhar kılınmış) kuşları görmüyorlar mı? Onları (böyle boşlukta) Allah"tan başkası tutmuyor. Şüphesiz, iman eden bir topluluk için bunda ayetler vardır."" (Nahl Suresi, 79)


İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.