İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


67 / 2008-05-01
İngilizce
  Endonezya"nın Flores Adası"nda bulunan ve 4 yıl önce tanıtılan minyatür insan kalıntılarıyla ilgili olarak evrimciler arasında devam eden tartışmalar, son olarak Mikronezya"daki Palau adasında ele geçirilen benzer insan iskeletleriyle yeni bir boyut kazandı. Flores kemiklerini ortaya çıkaran evrimci araştırmacılar bunları ayrı bir insan türü olarak tanımlamış, daha sonraki süreçte birçok ilgili otorite bu iddiaya karşı çıkarak Flores insanlarının, Homo sapiens popülasyonunun deforme olmuş anormal bireyleri olduğu görüşünü ortaya koymuşlardı. İkinci görüş, bulunan yeni kemiklerle daha da ağırlık kazandı ve kemikleri ayrı bir tür olarak tanımlayan evrimcilerin objektif olarak hareket etmedikleri bir kez daha ortaya konmuş oldu.

  Sözkonusu bulgu, National Geographic Society ve Güney Afrika"nın Witwatersrand Üniversitesi araştırmacısı olan Lee Berger"in, Witwatersrand, Rutgers ve Duke Üniversitelerinden bilimadamlarıyla beraber Public Library of Science One dergisinde yayımladıkları makalede yer aldı. (1)

  Araştırmacılar Palau kemiklerini günümüzden 1400 ila 3000 yıl önceye tarihlendirdiler. Palau adası, Batı Caroline adalarında yer alıyor ve çok sayıda mağara içeriyor. Kalıntılar, adanın Ucheliungs ve Omodokel isimli mağaralarında ele geçirildi. Mezarlık olarak kullanıldıkları anlaşılan mağaralarda, çok sayıda insan kemiğine rastlandı. Öyle ki, 1 metrekare genişliğinde ve 50 cm derinliğindeki bir çukurda 1200 parça insan kalıntısı ortaya çıkarıldı. (2) Bir düzineden fazla insana ait kalıntılar arasında yer alan bir erkeğin 43 kilogram, bir kadının ise 29 kilogram ağırlığında olduğu hesaplandı. İskeletler üzerinde yapılan incelemeler, bu insanların 100-130 cm uzunluğunda olduğunu gösteriyor. Taksonomik olarak, yüz ve kafatası anatomisindeki çok sayıdaki özellik bakımından H. sapiens"e özgün nitelikler ortaya koyuyorlar. Bu sebepten ötürü, araştırmacılar bu insan grubunun herhangi bir nedenden ötürü indirgenmiş boya sahip H. sapiens"ler olduğuna inanıyorlar. Bunun muhtemel sebepleri arasında cüceleşme, ya da mikrosefali veya kretinizm gibi gelişim hastalıkları sayılıyor.

  Ayrıca Palau kemikleri, Flores adasında ele geçirilen insan kalıntılarıyla da önemli benzerlikler ortaya koyuyor. Palau insanları da Flores insanları gibi belirgin olmayan bir çene yapısına, sıradışı bir şekle sahip göz yuvalarına ve iri dişlere sahip. Bu açıdan, Palau kemikleri Flores insanlarının sıradışı özelliklerinin en azından bazılarının kalıtıma değil çevre faktörlerine bağlı olduğunu ortaya koyuyor.

  Berger, Flores Adamı"yla ilgili olarak geliştirilen "ayrı tür" iddiasının dayanaksız olduğunu şu sözlerle ifade ediyor:

"Palauen keşfi, bu kemiklerin Flores kemikleriyle paylaştığı (ve günümüz insanlarına göre [evrimcilerce] "ilkel" olduğü düşünülen) birçok özellik bulunduğunu ve bu özelliklerin [Flores insanlarını] yeni bir tür olarak nitelemede -özellikle de bunlar tek bir iskelete dayanmaktayken- kullanılmaması gerektiğini gösteriyor." (3)

  Berger, Science dergisinde yayımlanan yorumlarında ise şunları söylüyor:

"Palau popülasyonunun hastalıklı bir bireyi, H. floresiensis"in eldeki tek ve anormal kafatasındaki gibi bir görünüme sahip olmuş olabilir." (4)

  Bu bulgular ışığında Flores insanlarının ayrı tür olarak nitelenmesinin yanlışlığına dikkat çeken bir başka araştırmacı da Robert Eckhardt. Pennsylvania Eyalet Üniversitesi antropoloğu olan ve Homo floresiensis"in deforme olmuş Homo sapiens bireyleri olduğunu savunan Eckhardt, bu çalışma hakkında şu yorumu ortaya koyuyor:

"Berger makalesi çok önemli çünkü bu bölgede normal beyin hacmine sahip olan küçük insanlar bulunduğunu ve bunları açıklamak için yeni tür tanımlaması yapmanıza gerek olmadığını gösteriyor." (5)

  Bu arada H. floresiensis"i ayrı bir tür olarak lanse etmeye çalışan evrimci araştırmacıların en fazla dayanak aldıkları minyatür kafatası hakkında tanınmış bir evrimci uzman karşıt görüş ortaya koydu. H. floresiensis"in minyatür beyni hakkındaki görüşleri alınan Columbia Üniversitesi antropoloğu Ralph Holloway, "Homo floresiensis"te bir şempanzeninki kadar beynin bulunmasını hastalıktan kaynaklanan bir durum olarak değerlendiriyorum" yorumunu yaptı. (6)

  Görüldüğü gibi, evrimcilerce insanın sözde evriminde yeni bir basamak olarak sunulan ve kamuoyuna geniş çaplı bir propagandanın malzemesi olarak sunulan kalıntıların, Homo sapiens"in deforme olmuş bireylerine ait olduğu ortaya çıkmaktadır. Böylelikle evrimcilerin kemikler üzerindeki iddialarının kendi dogmatik inançlarının etkisiyle yaptıkları önyargılı, bilimsel dayanaktan uzak yorumlar olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. İnsan, tesadüfi bir süreçte ve doğa olaylarının etkisiyle maymunsu atalardan türememiş, Yüce Allah"ın "OL" emriyle yoktan var olmuştur.
 
(1) Berger LR, Churchill SE, De Klerk B, Quinn RL (2008) Small-Bodied Humans from Palau, Micronesia. PLoS One 3(3): e1780. doi:10.1371/journal.pone.0001780  
(2) Discovery fuels "hobbit" debate, 11 Mart 2008, http://www.int.iol.co.za/index.php?set_id=1&click_id=31&art_id=nw20080311091230769C102642  
(3) Discovery fuels "hobbit" debate, 11 Mart 2008,
http://www.int.iol.co.za/index.php?set_id=1&click_id=31&art_id=nw20080311091230769C102642
(4) Elizabeth Culotta, Hobbit Redux?, 11 Mart 2008, http://sciencenow.sciencemag.org/cgi/content/full/2008/311/1
(5) Brandon Keim, Were Fossil "Hobbits" Just Little Humans?, 11 Mart 2008, http://www.wired.com/science/discoveries/news/2008/03/hobbit
(6) Brandon Keim, Finding Common Ground in the Hobbit Controversy, 12 Mart 2008, http://blog.wired.com/wiredscience/2008/03/finding-common.html
 


İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.