İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Bilim ve Teknik / 2006-12-01

Bilim ve Teknik dergisinin Aralık 2006 sayısında "İnsanı insan yapan 'Hurda' mı?" başlıklı bir yazı yayınlandı. ABD'deki Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı'ndan bir araştırma ekibinin yaptığı yeni bir çalışmayı haber veren yazıda, evrimcilerce daha önceden, sözde evrimsel süreçten kalmış ve atık, işlevsiz olduğu kabul edilen DNA bölgeleri hakkında yazılanlar dikkat çekiciydi:

"Adları bir kez hurdaya çıkmış olsa da, DNA'nın kodlama yapmayan ve oldukça büyük yer tutan bölümlerinin de işlevsel olabileceğini artık biliyoruz."

Bu itiraf, evrimciler tarafından uzun yıllardır "hurda" olarak nitelendirilen DNA parçalarının işlevsel olduğunu evrimcilerin de kabul etmekte olduğunu açıkça göstermektedir. Evrimciler, yaşamın tesadüfi ve amaçsız bir süreçte kendiliğnden ve doğa olaylarıyla geliştiğini körü körüne kabul ettikleri için, yapısı keşfedildği halde işlevi henüz tam anlamıyla anlaşılamamış olan biyolojik yapıları bu çerçevede değerlendirmeye ve bunları "körelmiş", "hurda" gibi isabetsiz kavramlarla nitelendirmeye eğilimlidirler. Hatırlanacak olursa bu bakış açısını benimseyen evrimciler, 20.yy'ın başlarında insan vücudundaki işlevi bilinmeyen ve sayıları 180'e yaklaşan organı "körelmiş organ" olarak nitelemiş ve hayali evrimsel süreçte bunların işlevini kaybettiğini iddia etmişlerdi. Ancak biyoloji ve tıp alanlarındaki bilgi birikimi arttıkça bunların işlevinin birer birer ortaya çıkarılmasıyla birilkte, körelmiş organlar listesi tümüyle geçersiz kılınmış, sayılan tüm organların işlevsel olduğu ortaya çıkmıştır.

Körelmiş organ yanılgısının bir örneği olan hurda DNA iddiası da 1990'lı yılların başında ortaya atılmıştır ve protein kodlamasına katkıda bulunmadıkları için işlevsiz kaldığı iddia edilen, dolayısıyla hayali evrimden atık kabul edilen DNA dizilimleriyle ilgilidir. Ancak bu durum fazla uzun sürmemiş, sonraki yıllarda söz konusu DNA bölümlerinin işlevleri birer birer ortaya çıkarılmıştır. (Bu konuyu kapsamlı olarak ele alan bir araştırmayı, Harun Yahya'nın "Bir Zamanlar Darwinizm" adlı eserinden, http://www.harunyahya.org/evrim/birzamanlar/birzamanlar09.html adresinde okuyabilirsiniz.)

Söz konusu bölümlerin insanı insan yapan faktör olup olamayacağı konusuna gelecek olursak, genlerin sadece diziliminin değil, ne zaman devreye girip ne zaman devreden çıkacaklarını belirleyen faktörlerin de önemli olduğu son yıllarda ardı ardına yapılan keşiflerle doğrulanmaktadır. Söz konusu çalışma da bu doğrultuda değerlendirilmekte, "acaba insanı insan yapan faktör genlerinin diğer primatlarla benzer oluşundan ziyade farklı şekillerde işlemesi olabilir mi?" anlamına gelen bir soru sorulmaktadır. Kuşkusuz bu genetik analizler, insana özgün genetik süreçlerin ortaya çıkarılması ve insan fizyolojisinin daha iyi anlaşılması, hastalıklara daha etkin çözümler bulunması açısından çok değerli ve önemlidir.

Ancak durum ne olursa olsun, "insanı insan yapan faktör nedir" sorusunu sadece genler düzeyinde ele alıp cevaplamaya çalışmak kesinlikle gerçekçi olmayan bir tutumdur. Çünkü açıktır ki, insanı insan yapan sadece diğer canlılarla olan anatomik farklılıkları değil, onu özgün kılan zihinsel fonksiyonlarıdır: akıl, bilinç, düşünme, konuşma, mantık, hatırlama, matematik gibi...

Tüm bunların özünde yatan akıl kavramının ise genlerle hiçbir şekilde açıklanır olmadığı kesindir. Örneğin insanla maymun arasında farklılık gösteren genler, adenin, guanin, sitozin ve timin gibi moleküllerden meydana gelen zincirlerdir. Bu moleküller ise düşünemeyen, hissedemeyen varlıklardır. İnsan aklının bu genlerden kaynaklandığı inancı tamamen akıl dışıdır ve hiçbir bilimsel dayanağa sahip değildir.

Nature dergisinde yayınlanmış olan bir kitap tanıtımında konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer verilmiştir:

"... Genlerin nasıl akıl ürettiğini açıklayabilir miyiz? ... Bu kitap gösteriyor ki genler beyni inşa ediyor. Ve bu beyinler esnek olmak ve öğrenmek için tasarlanmışlar. Ancak genlerden sıçrayarak akla gelmek dolaylı bir açıklama. Bu soru şu anda cevaplanamamakta ve bu cevabın nereden geleceği de tam olarak belli değil". (Anthony P. Monaco, "A recipe for the mind," Nature 427, 681 19 Şubat 2004)

İnsanı insan yapan aklı ile genler arasında gösterilmiş hiçbir bilimsel sebep sonuç ilişkisi bulunmamaktadır. Bu yüzden Bilim ve Teknik'de sorulan "insanı insan yapan hurda mı" sorusu,  son derece saçma, yersiz ve bilimsel geçerliliği kesin olarak olmayan bir sorudur.

Bilim ve Teknik dergisinin, materyalizmin varsayımlarından sıyrılmış, objektif bir bilim anlayışı geliştirmesini diliyoruz.



Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.