

|

| 102 / 2003-07-19 |
| İngilizce |
|
|
Bu program, ilk bölümü 5 Temmuz’da yayınlanan dizi belgesellerin ikincisini oluşturuyordu. Belgeselde doğadaki bazı benzerlikleri açıklamada evrimci bir yaklaşım ortaya kondu. Örneğin birbirlerine oldukça uzak olmalarına karşın kuzey ve güney kutuplarındaki canlıların benzer kürk yapılarına sahip olduğu anlatıldıktan sonra bunların benzer çevre koşulları sonucu evrimleştiği ileri sürülüyordu. Animal Planet bu kürk tasarımlarının evrimle nasıl ortaya çıkmış olabileceğine dair tek bir kanıt ortaya koymaksızın, kendi önyargılarını izleyenlerine empoze eden bir anlatım sergiliyordu. Bu masallarında sınır tanımadığı görülen Animal Planet, her canlıyı "evrim kitabında başlı başına bir başarı" olarak nitelemekten geri durmuyordu.
Animal Planet’ın bu belgesellerinde ortaya koyduğu anlatımın dayanakları bilimsel değil felsefidir. Doğada kürk sahibi olmayan canlılara kürk için gerekli genleri kazandıracak bir mekanizma bulunmamaktadır. Örneğin sürüngenler milyonlarca yıl kutuplarda yaşamaya devam etseler dahi vücutları kürkle kaplanmaz. Sürüngenlerin genlerinde pulların genetik bilgisi; Minsk öküzü veya kutup ayısının genlerinde de kürkün genetik bilgisi bulunur. Rastgele mutasyonlar hep zararlı olduğu ve genetik bilgiyi artırma değil azaltma yönünde rol oynadığı için bu iki bilgiyi kodlayan genler arasında bir dönüşüm mümkün değildir. Bugüne kadar gözlemlenen sayısız mutasyon, canlıların ya anormal yapılar geliştirip sakat kalmalarına ya da ölmelerine yol açmıştır.
Kısacası Animal Planet’ın bu iddiaları bilimsel dayanaktan yoksun, inançla beslenen önyargılardır. Bu inancın da son derece tutarsız olduğu açıktır. Örneğin İkinci Dünya Savaşı"nda Kuzey Afrika’da kullanılan hava soğutmalı tanklar da bölge şartlarına uyumludur. Ancak bu uyumun dayandığı tasarım komplekstir ve bunların rastlantısal doğa olaylarıyla ortaya çıkma ihtimali bulunmamaktadır. Tankı inceleyen biri bunların kökeninin rastlantıya dayalı doğa olayları değil, bir mühendisin tasarımına yani bilinçli tasarıma dayalı olduğunu anlar. Kutup canlılarının kürk tasarımı da böyledir. Canlının çevre şartlarına uygun bir kürkle donatılmış olması canlının kürkünde bilinçli tasarım bulunduğunu, yani bunun yaratıldığını gösterir.
Animal Planet’a karmaşık tasarımları körükörüne doğaya atfetmek gibi mantık dışı bir tavırdan vazgeçmesini tavsiye ediyoruz. |
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|