

|

| 39 / 2003-10-10 |
| |
|
|
Güney Batı Afrika’da yeralan Namib çölündeki yaşamın anlatıldığı belgeselde, bu bölgenin zorlu yaşam koşullarına uyumlu özelliklere sahip canlılar konu edildi. Bunlardan biri de Namib ejderleriydi. Ancak National Geographic TV bu ejderlerle ilgili son derece tutarsız bir iddia ortaya atıyor ve bunların hayatta kalmak için evrimleştiklerini ileri sürüyordu. Oysa bu bir açıklama değil bir totoloji yani laf kalabalığıdır. Bu mantığa göre sözkonusu ejder hayatta kalmak için evrimleşmektedir ve bu sözde evrim hayatta kalarak gerçekleşmektedir. Bunu söylemek ejder "yaşamak için hayattadır" demekten farksızdır.
Ejderlerin evrimleştiği iddiası kanıtsızdır. Bir canlının, sahip olduğu nitelikler sebebiyle doğal seleksiyon tarafından seçilerek hayatta kalması, onu başka canlılara dönüştüren veya ona yeni organlar ekleyen bir süreç değildir. Buna göre çölün sıcak ortamına karşı daha az dayanıklı olan ejderler elenebilir; dayanıklı olanlar ise hayatta kalarak yaşamlarını devam ettirebilir. Bu süreç sonunda zayıfların elenmesi, yeni ejderlerin nesillerinin daha dayanıklı olmasını sağlar. Ancak ne kadar dayanıklı olursa olsunlar yeni nesiller daima ejder olarak kalacak, ortaya yeni bir canlı türü çıkmayacaktır. Kısacası National Geographic TV’nin evrim masalı ejderin nasıl ortaya çıkmış olabileceğine dair hiçbir şekilde cevap oluşturmamaktadır.
|
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|