

|

| 102 / 2003-08-11 |
| İngilizce |
|
|
Animal Planet’da yayınlanan bu programda ağırlıklı olarak Kanguru Adası’nda yaşayan çeşitli canlı türleri konu edildi. Programın bir kısmında, belli bir çiçek türüyle, iki arı türü arasındaki ilişki de incelendi. Yerel arı türü bitkiden polen toplamayı becerdiği halde yabancı arı türü sözkonusu çiçekten polen sağlamayı başaramıyordu. Animal Planet bu durumu evrimci bir bakış açısından açıklamaya çalışıyor, bitkilerin yerel arılarla birlikte evrimleştiğini idda ediyordu.
Ancak burada yer verilen evrim iddiasının, türlerin kökenini açıklamada doğal süreçlere dayanan evrim teorisine hiçbir katkısı olmadığı açıktır. Evrimle ilişkilendirilen davranış, bir bitkiyle bir arı türü arasındaki ilişkiden ibarettir. Burada ne bitki arının yeni bir tür olarak ortaya çıkmasına ne de arı bitkinin yeni bir tür olarak ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bir arı türünün kendi yapısına uygun olduğu için tercih ettiği bir çiçekten polen toplaması, yabancı bir türün ise toplayamaması gibi anlaşılması kolay bir durum sözkonusudur ve bu bir "evrim" değildir.
Aslında bu durumda evrime dayalı bir izah getirme çabasının tutarsızlığı ortadadır. Bu tutarsızlığı bir benzetmeyle gösterelim. Deniz yosunlarından yapılan salataların tüketildiği bir ülkeye taşınan bir ailenin, beslenme alışkanlıkları dolayısıyla bu yiyecekleri yiyememesi, bunları yiyebilen yerel halkın evrimle ortaya çıktığını göstermez.
Görüldüğü gibi Animal Planet’ın iddiaları evrim teorisine hiçbir destek sağlamamakta, sadece, her konuyu kendi önyargılarına uygun bulduğu evrim teorisine uydurma çabasını göstermektedir.
|
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|