İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


38, 70, 71 / -0001-11-30
İngilizce

 Geçtiğimiz günlerde Arkansas Üniversitesi’nden Peter Ungar ve arkadaşlarınca yapılan bir araştırma medyada haber oldu. Bu araştırmada Australopithecus afarensis ve Homo genusunun sözde evrimsel olarak ilkel üyelerinin diş morfolojileri karşılaştırılmıştı. Ungar, incelediği dişlerin yüzeylerini ve aşınma biçimlerini hangi tür yiyeceğin hangi biçimde aşınma meydana getireceğini ölçmede faydalı olacak bir zemin geliştirmeye çalışıyor, incelediği dişlerin anatomileri arasındaki farklılıkları beslenme alışkanlıkları açısından değerlendiriyordu.

Dişlerin tepe kısımlarının sivriliğinin daha sert yiyecekler yemeye bağlı olarak ortaya çıktığını farz eden Ungar, bu dişlerde söz konusu özelliğe geçişin görüldüğü 2.5 milyon yıl öncesine dikkat çekiyor ve insanların ilk olarak bu dönemde et yemeye başlamış olabileceğini belirtiyordu.

Bu araştırmayı ve Ungar’ın yorumlarını aktaran yayınların ise Darwinizm’e körükörüne destek verdikleri dikkat çekiyordu. İnsanın evrim süreci masalları anlatılıyor, insanın 2.5 milyon yıl önce vejetaryanlıktan et yemeye "evrildiği" iddia ediliyordu. Ancak Ungar’ın elde ettiği verileri evrimci bir bakış açısından yorumlaması sadece kendi önyargılarını göstermektedir. Söz konusu araştırmada, incelenen dişlerin sahiplerinin sözde maymundan insana doğru evrimleşen canlılar olduğuna dair somut bir gösterge yoktur. Bu dişler arasındaki evrimsel ilişkiler "varsayılır". Bir diğer deyişle, elde edilen veriler, insanın maymunsu bir canlıdan evrimleştiği senaryosuna "monte edilir". Bu durum, Arizona Eyalet Üniversitesi’nde biyoloji ve felsefe profesörü olan Jane Maienschein’ın şu sözlerinde açıkça ifade edilmektedir:  

"Geleneksel paleoantropologlar kemik ve dişlere yoğunlaşırlar. İlgili tüm fosil kafatasları, diş ve kemikleri toplarlar. Bunları inceler, ölçer, kıyaslar ve bunlar arasındaki evrimsel ilişkilerini göstermek için farz edilen morfolojik karakteristiklerini soy veya filogenetik ağaç oluştururlar- elbette tüm bunlar evrimsel ilişkiler olduğu varsayılarak yapılır. "1

Kısacası Ungar bir evrim kanıtı bulmuş değildir, elde ettiği verileri insanın evrimi masalına uydurarak anlatmaktadır. Bu ise çökmüş bir teoriyi ayakta tutma çabasından başka bir şey değildir. Darwinciliğe getirdiği eleştirilerle tanınan biyolog Francis Hitching evrim teorisinin bilimsel bulgular karşısında çöküşünü şöyle özetler:

"Modern evrim teorisi, test edilebileceği şu üç hayati alanda geçersizdir: Fosil kayıtları kademeli ve yavaş bir değişim yerine evrimsel sıçramalı bir model ortaya koyar. Genler, yeni formların evrimleşmesini engelleyen kuvvetli birer sabitleyici mekanizmadırlar. Moleküler seviyedeki rastgele adım adım mutasyonlar yaşamın artan ve organize kompleksliğini açıklayamamaktadır."2

Hitching’in sözlerinden de anlaşılacağı gibi, doğada canlıların genlerine yeni genler ekleyerek onları evrimleştirebilecek bir mekanizma yoktur. Evrimcilerin dayandığı rastgele mutasyonların organizmanın genetik bilgisini yıkıma uğrattığı bilinmektedir. Darwinistlerce varsayılan evrimin hiçbir mekanizması olmadığı ortadadır. Durum böyleyken kemik ve dişlere bakarak aralarında evrimsel ilişkiler kurmak, bir traktör ile bir uçak lastiği arasındaki benzerliklere bakarak aralarında evrimsel ilişki kurmaya benzer. Ancak bunların her ikisi de saçmadır çünkü ne traktörü uçağa ne de maymunsu bir canlıyı insana evrimleştirebilecek bir doğal mekanizma bulunmamaktadır.

Görüldüğü gibi Ungar’ın evrim masalları ve ona körükörüne destek veren yayınlar sadece Darwinist önyargılara dayanmaktadır. Bu yönde haberler yapan ve aşağıda listelediğimiz yayınlara, Darwinist hurafelerden vazgeçmelerini ve modern bilimin canlılığın kökeni alanında bilinçli tasarımı gösterdiğini kabul etmelerini tavsiye ediyoruz.

"İnsan 2.5 Milyon Yıl Önce Etobur Oldu", 9 Eylül 2003, VATAN
"Et Yeme, Eski Bir Alışkanlık", Ekim 2003, BİLİM VE ÜTOPYA
"2.5 Milyon Yıldır Et Yiyoruz", 27 Eylül 2003, HÜRRİYET BİLİM
 
 

 

1. Jane Maienschein, "The One and the Many Epistemological Reflections on the Modern Human Origins Debates"; "Conceptual Issues in Modern Human Origins Research" edited by G. A. Clark - and C. M. Willermet, Published by Aldine De Gruyter, New York, 1997, s. 414
2. Francis Hitching, The Neck of the Giraffe (1982), sf. 103, 107 



İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.