İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


65 / 2006-02-04
İngilizce

Memelilerin evrimi senaryosu, son bir fosil bulgusuyla yeni bir darbe aldı. Sözkonu fosil bulgusu, New York Times gazetesinin 24 Şubat 2006 tarihli sayısında “Beaver or otter, it lived in dinosaurs’ time (Kunduz veya su samuruydu, dinozorların zamanında yaşadı)” başlığıyla haber verildi.  Bilim yazarı John Noble Wilford tarafından düzenlenen habere göre, soyu tükenmiş bir tür olan fosil, Çin’de ele geçirildi ve yaşı 164 milyon yıl olarak hesaplandı. Castorocauda lutrasimilis  olarak isimlendirilen canlı, yaklaşık 50 cm uzunluğundaydı, balıklarla besleniyordu ve yüzücü bir türdü. C.  lutrasimilis, diş yapısıyla kunduz, kuyruk yapısıyla ise su samuruna benziyordu. 

Fosilin, evrimci bilim adamlarını şaşkınlığa sürükleyen özellikleri ise, memelilerin evrimi masalıyla belirgin şekilde çelişen yaşam şekli ve yaşında yatıyor.

Memelilerin evrimi iddiası: Hayal ürünü bir senaryo

Evrim teorisi memelilerin sözde atalarının sürüngenler olduğunu iddia etmektedir. Ancak memeliler ve sürüngenler arasında çok büyük farklar vardır. Memeliler sıcakkanlı hayvanlardır (vücut ısılarını kendileri üretir ve sabit tutarlar), yavrularını doğururlar, emzirirler ve vücutları tüylerle kaplıdır. Sürüngenler ise soğukkanlıdır (ısı üretemezler ve vücut ısıları dışarıdaki havaya göre değişir), yumurtlayarak çoğalırlar, yavruları emzirme gibi bir özellikleri yoktur ve vücutları pullarla kaplıdır.

İki canlı grubu arasındaki bu farklılıkların nasıl olup da aşıldığı, bir diğer deyişle memelilere özgü yapıların nasıl olup da değişerek başka bir canlının özelliklerine dönüştüğü sorusu evrimciler adına tam anlamıyla cevapsızdır. İddia edilen bu dönüşümler tamamen hayalgücü ürünüdür. Evrimciler bu doğrultuda öne sürebilecekleri tek bir bilimsel kanıta dahi sahip değildirler. Nitekim sürüngenlerle memelileri birbirine bağlayabilecek tek bir ara form fosili dahi bulunamamıştır. Bu yüzden evrimci paleontolog Roger Lewin, "ilk memeliye nasıl geçildiği hala bir sırdır" demek zorunda kalır. (Roger Lewin, "Bones of Mammals, Ancestors Fleshed Out", Science, cilt 212, 26 Haziran 1981, s. 1492)

Memeliler, fosil kayıtlarında özgün yapıları tam gelişmiş olarak ortaya çıkmışlardır. 20. yüzyılın bilinen evrimcilerinden ve Neo-Darwinist teorinin kurucularından biri olan George Gaylord Simpson ise, evrim teorisi açısından çok şaşırtıcı olan bu gerçeği şöyle ifade eder:

Dünya üzerindeki yaşamın en kafa karıştırıcı olayı, Mezozoik Çağı"nın, yani sürüngenler devrinin, memeliler devrine aniden değişmesidir. Sanki bütün başrol oyunculuğunun çok sayıda ve türdeki sürüngenler tarafından üstlenildiği bir oyunun perdesi bir anda indirilmiştir. Perde yeniden açıldığında ise, bu kez başrolünde memelilerin yer aldığı ve sürüngenlerin bir kenara itildiği yepyeni bir devir başlamıştır. Ortaya çıkan memelilerin bir önceki devire ait izleri ise yok gibidir. (George Gaylord Simpson, Life Before Man, New York: Time-Life Books, 1972, s. 42)

Lewin ve Simpson’ın itiraflarından da anlaşıldığı üzere, memelilerin evrimi iddiası körükörüne desteklenen bir spekülasyondan ibaret.Son C.  lutrasimilis bulgusu ise zaten hayalgücünden başka bir dayanağı olmayan bu senaryoyla çarpıcı bir çelişki sergiliyor.

C.  lutrasimilis’in evrimci hayalgücüne engeli

Evrimcilerin klasik masalına göre memelilerin sözde evrimsel yayılımının dinozorların soyunun yaklaşık 65 milyon yıl önce son bulmasından sonra başladığı öne sürülmektedir. Deniz memelilerinin sözde evriminin ise günümüzden 55-60 milyon yıl kadar önce başladığı iddia edilmektedir. Bir diğer deyişle deniz memelilerinin kara memelilerinden evrimleştiği var sayılmaktadır. Ancak evrimcilerin bu senaryoda C.  lutrasimilis’e bulabilecekleri bir yer yoktur. Çünkü fosilin yaşı 164 milyon yıldır. Bu, memelilerin denizde gerçekleştiği iddia edilen sözde evriminin başlangıcından 100 milyon yıl kadar eski bir tarihtir. Üstelik, C.  lutrasimilis, tam bir memelidir. Parmaklarının arasında yüzmeyi sağlayan ağ dokuya ve tüylere de sahiptir.

Tüyler, sözde evrimsel kökeni zaten karanlıkta olan yapılar olarak evrimciler açısından önemli bir sorun oluşturmaktadır. C.  lutrasimilis ise tüylerin fosil kayıtlarındaki en eski örneğinin yaşını milyonlarca yıl daha geriye atmış bulunmaktadır. Bu durum ise evrimcileri tümüyle içinden çıkılmaz bir duruma sürüklemektedir.

Nitekim New York Times yazısında bu açmaz hakkında şu yoruma yer verilmiştir:

Erken memeliler alanında bir uzman ve Almanya’nın Frankfurt kentindeki Senckenberg Araştırma Enstitüsü’nde görevli olan Thomas Martin, denizlerin memelilerce fethini 100 milyon yıl geriye attığını ve [sözde evrimle ilgili] geleneksel görüşle çarpıcı şekilde çeliştiğini belirtti.

Sonuç:

C.  lutrasimilis fosili, evrim teorisinin bilimin gerçeklerine dayanarak değil, bu gerçeklere rağmen ayakta tutulan dogmatik bir inanç olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Fosilin sahip olduğu memeli karakteristiklerinde hiçbir evrimsel gelişim izi görülmemektedir. Fosil ayrıca memelilerin hayali evrimi senaryosunun zaman ölçeğinden fazlasıyla taşmaktadır. Bu durumda memelilerin evrimi senaryosunun bir hayal olduğu,  fosil kayıtlarının ortaya koyduğu yaratılış gerçeğinin ise C.  lutrasimilis’le bir kez daha pekiştiği kesindir. Memeliler tesadüflerle varolmuş rastgele varlıklar değil, Allah’ın üstün bir bilgi ve güçle yarattığı yaratılış delilleridir.

Not: Bu yazı aynı zamanda aşağıdaki habere cevabımızdır:
Bilim ve Teknik, Uzak geçmişten bir konuk, Nisan 2006



İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.