İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


33 / 2003-03-27
İngilizce

Nature dergisinin 27 Mart 2003 tarihli sayısında "Bilinen En Eski Taç-Grubu Semenderler (Earliest Known Crown-Group Slamenders)" başlıklı bir yazı yayınlandı. Yazıda Çin’de bulunan ve Orta Jura dönemine ait olduğu belirlenen çok sayıda semender fosili bulgusu haber veriliyordu. Araştırmacılar Ke-Qin Gao ve Neil H. Shubin, 161 milyon yıl önce ani bir volkanik patlama sonucu lav örtüsü altında kalan, dolayısıyla mükemmel bir şekilde korunmuş çeşitli semenderleri tanıtıyorlardı. Larva ve gençlerden meydana gelen semenderler o kadar iyi korunmuştu ki göz ve solungaç gibi yumuşak dokuları, hatta semenderin midesindeki son yiyeceği bile tespit etmek mümkündü.

Araştırmacılar bine yakın semender arasında günümüzdeki semenderlerden bazı farklılıklarla ayrılan yeni türler de haber vermekle birlikte bazı örneklerin günümüzde yaşayan türlerden ‘farksız’ olduklarını belirtiyorlardı. Böylece evrimciler evrime kanıt gösterecek ara formlar ararken bir kez daha yüzmilyonlarca yıl boyunca hiç değişmemiş ‘yaşayan fosiller’le karşılaşıyorlardı.

Araştırmacılar bulguları evrim yanlısı bir tutumla değerlendirmekle birlikte semenderlerin fosil kayıtlarında gösterdiği bu ‘durağanlık’ karşısındaki hayal kırıklıklarını gizleyemiyorlardı. Nature dergisindeki yazıda şu cümlelere yer veriliyordu:

"Bathonian devrine ait olmasına [161 milyon yıl yaşında olmasına] rağmen, yeni cryptobranchid [cinsi semender], yaşayan akrabalarına morfolojik açıdan olağanüstü bir benzerlik göstermektedir. Bu benzerlik semenderlerin anatomik evrimindeki durağanlığın çok daha belirgin olduğunu göstermektedir. Aslında, günümüzde yaşamakta olan cryptobranchid semenderlerin 160 milyon yılda çok az değişmiş oldukları gözönüne alındığında, bunların ‘yaşayan fosiller’ olduğu söylenebilir. Dahası, Çin’de elde edilen yeni malzemeler semender çeşitliliğinin Orta Jura döneminde zaten başlamış olduğunu göstermektedir; günümüzde yaşamakta olan hinobiidleri (hynobiids) ve kriptobranşitleri (cryptobranchids) kapsayan grup o dönemde çoktan ortaya çıkmış bulunuyordu.

Nature makalesinin yazarları bu bulgular karşısında da evrim teorisinden vazgeçmemekte ve bu tutumlarını yazı içinde bazı satırlarda geçirdikleri evrim kelimeleriyle ortaya koymaktadırlar. Ancak evrim adına yaptıkları tek yorum, ‘bu canlıların evrimde fazla değişmediklerini’ belirtmektir. Gerçekte bu ifade bir evrimcinin fosil kayıtlarındaki ‘durağanlık’ karşısında teorinin yenik duruma düştüğünün üstü kapalı bir itirafıdır. Nitekim semenderlere hiçbir atasal form önerememektedirler. Bunun objektif anlatımı ise semenderlerin fosil kayıtlarında bir anda ortaya çıktıkları ve günümüze kadar hiçbir değişmeye uğramaksızın geldikleridir. Sayıları giderek artan ‘yaşayan fosil’ler, doğa tarihinde evrim diye bir sürecin yaşanmadığını en açık biçimde ortaya koyan bulgulardır. Bunlar evrim teorisine doğrudan bir darbe oluşturmakla birlikte, evrimcilerin hayalgücünü de kolayca açığa vurmaktadırlar.

Evrimcilerin hayalgücü, kurt benzeri bir canlının bir gün denize girip elli milyon yıl içinde balina gibi dev bir deniz memelisine dönüştüğünü kabul edebilecekleri kadar geniştir. Eğer "evrim" bu kadar kısa sürede kurda benzeyen dört ayaklı bir kara canlısını balinaya çevirebiliyorsa nasıl olur da 160 milyon yılda semenderi en küçük bir değişime bile uğratmamıştır? Evrimcilerin buna verebildikleri bilimsel bir cevap yoktur. Bu konuda sadece spekülasyon yapabilirler.

Evrim konusunda dikkat çekici olan nokta şudur: Fosil kayıtlarında hep "aniden ortaya çıkış" ve "durağanlık" vardır. "Evrim" ise, sadece Darwinistlerin teori ve spekülasyonlarındadır. Bu, evrimin bir yanılgı, yaratılışın ise bir gerçek olduğunu gösteren pek çok delilden yalnızca biridir.

(Yaşayan fosiller listesinde 400 milyon yılı aşkın süredir bile değişmeyen birçok canlı vardır. Bu konuda bkz. "Hayatın Gerçek Kökeni", Harun Yahya, İstanbul 2000) 



İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.