İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN T�rk Yan�lg�lar�
BBC Yan�lg�lar�
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


67 / 2007-01-01
İngilizce

Son birkaç yılda ele geçirilen ve insanın evrimi senaryosuna atfedilen üç fosil (Orrorin tugenensis, Ardipithecus ramidus kadabba, Sahelanthropus tchadensis), zaman zaman kimi yayınlarda insanın şempanzeyle ortak hayali atasından ayrılışına ışık tutmuş bulgular olarak nitelendirilebilmektedir. Ancak bu değerlendirmeler, hem genel olarak insanın evrimi senaryosunu kuşatan belirsizlikler ve ön yargıları hem de özellikle sözkonusu fosiller üzerindeki ciddi tartışmaları görmezden gelen, gerçekçilikten uzak yaklaşımlardır. Tam aksine, bu yeni fosiller, belirsizlikler üzerindeki tartışmaları daha da alevlendirmiş, insanın evrimi senaryosunu daha fazla karanlığa sürüklemişlerdir.

Bu fosiller üzerindeki tartışmalar, sırasıyla şu şekilde özetlenebilir:

Orrorin tugenensis


Orrorin tugenensis
Orrorin tugenensis, on iki parça fosil bulgusuna dayandırılan ve yaşı 6 milyon yıl olarak hesaplanan bir türdür. Kalıntıları bulan Fransız araştırmacılar Martin Pickford (Collège de France) ve Brigitte Senut (Ulusal Doğa Tarihleri Müzesi, Paris) bu türün iki ayak üzerinde yürüdüğünü iddia etmelerine rağmen, bu görüş evrimciler arasında bile yaygınlık kazanmış değildir. Çoğu evrimci bunun iki ayak üzerinde yürüyen bir tür olamayacağını düşünmektedir. Londra Üniversitesi"nden Profesör Leslie Aiello, bu türün iki ayak üzerinde yürüdüğü iddiasının sağlam temellere dayanmadığını, hatta bu türün maymunların atası olabileceğini düşünmekte, yani insanların atası olabileceği fikrini baştan reddetmektedir.

Martin Pickford ve Brigitte Senut, Homo genusunun atasının Australopithecus afarensis (Lucy) değil, O. tugenensis olduğunu iddia etmektedirler. Bu iddia da dikkat çekicidir. Çünkü araştırmacılar bu iddiaları ile paleoantropolojik bir dogmayı yıkmakta, on yıllar boyunca insanın sözde atası olarak propagandası yapılan, hatta kendilerinin de uzun yıllar boyunca propagandasını yaptıkları Lucy"nin çöpe atılmasını önermektedirler. Buna göre O. tugenensis�in insanın atası olduğunu iddia eden evrimci yayınların, Darwinizm propagandasında Lucy�yi bir kenara bırakmaları, ondan vazgeçmeleri gerekmektedir.

Ardipithecus ramidus kadabba

Yeni fosillerden Ardipithecus ramidus kadabba ile ilgili evrimci iddialarda da durum aynıdır. Bu fosiller üzerinde Amerikan Fizyoloji Derneği üyesi olan Joseph Mastropaolo"nun yaptığı detaylı analizler sonucunda iddiaların "zorlama spekülasyonlar" olduğu ortaya çıkmıştır. California Üniversitesi antropologlarından Haile Selaisse, Etiyopya"da bulduğu bu 5.8 milyon yıllık fosil örneğin ayak parmağının şekline dayanarak, iki ayak üzerinde yürüyen bir hominid olduğunu öne sürmüştü. İskelet tam %95 oranında eksikti ama buna rağmen evrimciler bu canlının tek bir parmağını, insanların şempanzelerle ortak bir atadan evrimleştiği masalına bir dayanakmış gibi sunmaktan çekinmediler.

Time dergisi, Darwinist masallara verdiği kayıtsız-şartsız destek doğrultusunda fosilleri dünyaya "kayıp halka" olarak duyurmakta bir sakınca görmedi. Derginin 23 Temmuz 2001 tarihli sayısında "Maymunlar Nasıl İnsana Dönüştü?" başlığıyla kapaktan verilen haberde kadabba fosilinden sözde iki ayak üzerinde yürüyen evrimsel bir ata olarak bahsediliyordu. Time dergisi iddiaların hangi bilimsel kanıtlara dayandığını sorgulama gereği duymuyor ve hayali maymun adam resimleriyle süslediği evrim hikayelerini dünyaya bilimsel bir gerçek olarak duyuruyordu.


Ardipithecus ramidus kadabba"nın iki ayak üzerinde yürüdüğüne gösterilen sözde kanıt: Tek bir ayak parmağı.
Fosil biliminde dünyanın en saygın otoritelerinden biri olarak gösterilen Mastropaolo ise ayak parmağını kendisi inceleyip durumdan emin olmak istedi. Kadabba"nın parmağını, insan, şempanze ve babun parmağıyla kıyasladı. Anatomik kriterleri matematiksel açıdan karşılaştıran Mastropaolo"nun vardığı sonuçlar çok farklıydı. Parmak, şempanze ve babun parmağıyla benzeşmiyordu. İnsan parmağıyla arasındaki benzerlik de yetersizdi. Mastropaolo"nun bulguları Amerikan Fizyoloji Derneği"nin düzenlediği San Diego konferansında 27 Ağustos 2002"de açıklandı. Yazının sonuç bölümünde iki ayak üzerinde yürüyen evrimsel ata saptamasının hayalgücüne dayandığı şöyle belirtiliyordu:

"Fosil kemikleri üzerinde yapılan objektif soy analizleri, Haile-Selassie"nin çıkarımlarının ZORAKİ SPEKÜLASYONLAR olduğunu ispatlamaktadır." (vurgu bize ait)

Sahelanthropus tchadensis


Sahelanthropus tchadensis

Bu kafatası fosili, insanın sözde evriminin başladığı varsayılan Etiyopya�dan 1500 kilometre batıda, Çad�da ele geçirilmesi ve 7 milyon yıllık yaşına rağmen evrimci kriterlere göre 1.5-2 milyon yıllık fosillere benziyor olması nedeniyle hayali soyağacını tamamen yıkmaktadır. Evrimciler Sahelanthropus tchadensis fosilinin ortaya çıkarılmasıyla zaten zor ayakta tuttukları soyağaçlarının artık yıkıldığını, kayıp halka fikrinin de bir efsaneden ibaret olduğunu itiraf etmek zorunda kalmışlardır.

Nature dergisinin editörü ve paleontolog Henry Gee The Guardian gazetesinde yayınlanan makalesinde bu konuda şunları yazmıştır:

"Sonuç ne olursa olsun, bu kafatası, bir kez daha ve kesin olarak göstermiştir ki, eskiden beri kabul edilen (insanla maymun arasındaki) "kayıp halka" düşüncesi saçmadır... Şu an çok açık olarak görülmelidir ki, zaten her zaman için son derece sallantılı olan kayıp halka düşüncesi, artık tamamen geçerliliğini yitirmiştir." (1)

Scientific American editörlerinden Kate Wong ise, bu son fosillerin evrim senaryolarına etkisini şöyle özetlemiştir:

"Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, ateşli tartışmalara da yol açtılar. Aslında, uzmanlar yeni türlerin soyağacının neresine ait oldukları konusunda ve henüz bir hominidi oluşturan özelliklerin ne olduğu konusunda bile derin görüş farklılıkları taşıyorlar. ... Tartışmalı görüşler bir ölçüde araştırmacıların insan soyunu neyin özgün yaptığı hakkında anlaşamadıkları gerçeğini ortaya çıkarıyor. "Hominidleri tanımlamamız oldukça zor" diyor Poitiers Üniversitesi"nden Roberto Macchiarelli." (2)

Görüldüğü gibi, evrimciler henüz bir türü hayali evrim soyağacına dahil etmek için hangi kriterlere göre hominid sayılıp sayılamayacağı üzerinde dahi anlaşma sağlayabilmiş değildirler. Bu temel belirsizliği sözde gidermesi umulan son fosiller, insanın kökeniyle ilgili evrimci senaryoya katkı sağlamamışlar, aksine evrimcilerin içinde bulunduğu çaresizliği bir kez daha su yüzeyine çıkarmışlardır.

[*] Hominid: evrimcilerce iki ayaklı olduğu ve insana uzanan soyda bulunduğu iddia edilen primatlar.

 


1. Henry Gee, "Face of Yesterday: Henry Gee on the dramatic discovery of a seven-million-year-old hominid", The Guardian, 11 Temmuz 2002
2. Kate Wong, "An Ancestor to Call Our Own", Scientific American, Ocak 2003

 



İnsanın Evrimi Yalanı

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Ara Geçiş Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Evrimin Moleküler Açmazı

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Yaşama Dair Darwinist Masallar

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Deccal Nasıl Öldü?




YENİ KİTAP






YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.