

|

| 67 / 2007-01-01 |
| İngilizce |
|
|
Materyalist bilim adamları, taşıdıkları unvan açısından oldukça düşündürücü bir çelişki ortaya koymaktadırlar. Bu kişilerin bilimsellik iddiasıyla ortaya attıkları teorilerin doğruluğunu bilmek kesinlikle mümkün değildir. Materyalistler, teorilerinin kaynağı olan akıllarını, sadece beyindeki atomlar arasında devam eden kimyasal tepkimelerin bir ürünü saymaktadırlar. Kimyasal tepkimelerin ürünü olarak savunulan bir teorinin doğruluğuna inanmak için hiçbir mantıklı sebep bulunmamaktadır. 20. yüzyılın önde gelen Darwinistlerinden ve aynı zamanda bir materyalist olan biyolog J. B. S. Haldane, bu gerçeğin farkına varmış ve şunları söylemiştir:
"Aklın, maddenin sadece bir yan ürünü olduğu fikri bana olağanüstü derecede olasılık dışı görünüyor. Eğer zihinsel işlemlerim tamamen beynimdeki atomların hareketiyle belirleniyorsa, inançlarımın doğru olduğunu varsaymak için bir nedenim yok. Kimyasal olarak güvenilir olabilirler ama bu onları mantıksal olarak güvenilir yapmamaktadır. O halde oturduğum dalı kesmek mecburiyetinden kaçmak için, diyebilirim ki, aklın tamamen maddeye bağımlı olmadığına inanmaya zorlanıyorum." (1)
Bir materyalist için bu açmazdan kurtulmanın tek yolu, Haldane�nin de dediği gibi aklın tamamen maddeye bağımlı olmadığını kabul etmektir. Ancak bunu yapan birisi artık bir materyalist olarak sayılamayacağı için materyalizm kendini çürüten bir felsefedir. Dolayısıyla, materyalist bilim adamlarının, çalışmalarında vardıklarını söyledikleri sonuçlar, geliştirmeye çalıştıkları teoriler, daha en baştan çürüktür!
Buna Darwinizm de dahildir. Darwin, insan aklını rastlantılara ve doğal seleksiyona dayalı bir sürecin ürünü olarak açıklamaya çalışmış ancak bu iddiasının, teorisinin güvenilirliği hakkında ortaya çıkardığı durum karşısında -kendi ifadesiyle- "korkunç bir şüphe"ye kapılmıştır. Darwin, 1881 yılında W. Graham"a yazdığı mektubunda bu şüphesini şöyle dile getirmiştir:
"Bende korkunç bir süphe uyanıyor: "Acaba, daha aşağı hayvanların aklından gelişmiş olan insan aklının kanaatleri, herhangi bir değere sahip midir, ya da birazcık olsa da güvenilir midir?" (2)
Sonuç:
Materyalizm ve Darwinizm, kendini çürüten argümanlardır ve bunların mantıksal olarak hiçbir güvenilirliği bulunmadığı son derece açıktır. Darwin�in kendisi bile teorisinin güvenilir dayanaktan yoksunluğunu itiraf etmiştir. Bu yüzden, yaşamın kökeni ve insanı insan yapan özellikler gibi konularda gündeme gelen materyalist/Darwinist iddiaların baştan çürük olduğu bilinmeli, ayrıca onyıllar boyu laboratuvarda araştırma yapmış, üniversitelerde dersler vermiş deneyimli profesörlerin bu safsatalara destek vermelerinin de bilimsel değil, felsefi ve psikolojik etmenlerden kaynaklandığı akılda tutulmalıdır.
1. Haldane J.B.S., "When I Am Dead" in ""Possible Worlds: And Other Essays" [1927], Chatto and Windus: London, 1932, reprint, sf.209
2. Darwin"in W. Graham"a mektubu, July 3, 1881, in Francis Darwin, editor, The Life and Letters of Charles Darwin, Vol.1 ,285 (New |
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|