

|

| 55 / 2005-01-01 |
| İngilizce |
|
|
Focus dergisinin Sonbahar 2005 sayısında “Was white skin an evolutionary plus?” (Beyaz ten evrimsel bir artı mıydı?) başlıklı kısa okur sorusuna cevaben bir yazı yayınlandı.
Öncelikle beyaz tenin evrimsel bir süreçte ortaya çıktığı iddiası tümüyle dogmatik bir iddiadır. İnsanların fosil tarihi, böyle bir iddia için kanıt oluşturmaz çünkü ten, yumuşak dokudur ve insanların yüzbinlerce yıl önce hangi renk tene sahip olduğunu bilmenin bir yolu yoktur.
Diğer yandan, verilen cevaptaki evrim iddiası hiçbir bilimsel dayanak öne sürülmeksizin, basit bir kelime oyunu üzerine inşa edilmiş bir aldatmacadan ibarettir. İddiada beyaz tenin ne şekilde evrimleştiğine dair hiçbir bilgi verilmemekte, sadece bu ten renginin sağladığı fayda anlatılarak bu bilgi üzerine bu özelliğin evrimle ortaya çıktığı masalı anlatılmaktadır. Buradaki aldatmaca, evrim biyologlarının sıkça başvurduğu bir aldatmacadır. Kendisi de evrimci olan Henry Gee, gözlükten örnek vererek bu tip anlatımlarla ilgili yanlışlığı şu sözlerle ifade etmiştir:
"Burnumuz gözlük taşımak için yapılmıştır, böylece gözlük kullanabiliriz." Evrimci biyologlar herhangi bir yapıyı, faydalı hale gelen bir adaptasyon olarak yorumladıklarında hala tamamen bu mantıkta hareket etmektedirler, ama bu faydanın bir yapının nasıl evrimleştiği, ya da gerçekte bir yapının evrimsel tarihinin bu yapının şekil ve özelliklerini nasıl etkilemiş olabileceği hakkında bize hiçbir şey söyleyemeyeceğini göremezler". (Henry Gee, In Search Of Deep Time: Beyond The Fossil Record To A New Hıstory Of Life, The Free Press, A Division of Simon & Schuster, Inc., 1999, sf. 103)
Okuyucular bu gerçekleri bilerek, kimi dergilerde yer alan bu gibi kelime oyunlarına ve bilimsel görünüm altında sunulmaya çalışılan evrim aldatmacalarına karşı dikkatli olmalıdırlar. |
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|