

|

| Radikal Gazetesi / 2006-11-01 |
| |
|
|
Radikal gazetesinin 1 Kasım 2006 tarihli sayısında, 1952'de bulunan altı insan kemiği fosiliyle ilgili bir “yeniden-keşif” haber veriliyordu. 50 yılı aşkın süre önce Romanya'daki Pestera Muierii (Yaşlı Kadın) mağarasında bulunan altı tane insan kemiği fosilini ilk kez tanımlayan araştırmacılar, bu kemiklerde soyu tükenmiş olan Neandertal ırkına ait özellikler tespit etmişlerdi. Radikal haberinde, araştırmacıların bu doğrultudaki yorumlarına yer veriliyor, Neandertallerin bazı araştırmacılarca kabul edildiği gibi iklim şartlarının ağırlığı ya da Avrupa'ya göçeden başka insan ırklarıyla rekabet yüzünden ortadan kalktığı teorilerinin zayıfladığı ifade ediliyordu. Haberde, bu görüşü savunan Washington Üniversitesi antropoloji Prof. Erik Trinkhaus'a Londra'daki Royal Holloway'den Prof. Clive Gamble'ın karşı çıktığı ve günümüz insanıyla Neandertal insanının eşleştiği konusunda şüpheleri bulunduğu anlatılıyordu.
Neandertaller'in fosil kayıtlarında aniden kaybolmasının sebebi her ne olursa olsun, bu insanların evrimcilerce bir dönem yaygın olarak portre edilen “maymun adamlar” olmadıklarının altını önemle çizmek gerekir. 20. yy'ın başından itibaren Darwinizm'i körükörüne benimsemiş dogmatik antropologların önyargılı yorumları doğrultusunda, eğik yürüyen, hırıltılar çıkaran ve ilkel aletler kullanan maymun adamlar olarak tasvir edilen Neandertal insanları, arkeolojik alanda elde edilen bulgularla gerçek kimliklerine kavuşmuşlardır. Öyle ki bilim dünyası evrimci önyargılardan artık büyük ölçüde sıyrılmış ve Neandertalleri anatomik ve kültürel açıdan kusursuz insanlar olarak benimsemiş durumdadır.
Dilerseniz Radikal haberine konu olan Neandertaller'in gerçek kimliği hakkında buradan bilgi edinebilirsiniz. |
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|