İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Radikal Gazetesi / 2007-07-14
Evrim teorisinin kendisi mantıksız ve tutarsız bir iddiadır. Teorinin mantıksızlığı, içiçe geçmiş sayısız biyolojik sistemi barındıran canlılar aleminin tamamen kör tesadüflerle ortaya çıktığını öne sürmesinde yatar. Milyonlarca türün uyum içinde bir arada yaşadığı, son derece kompleks organ ve yapılar içeren canlılar aleminin; hastaneler, kütüphaneler, üniversiteler, tiyatrolar, devletler kuran insanla birlikte kör tesadüflerle ve amaçsız bir süreçte“kendiliğinden” ortaya çıktığını öne süren bu teori, aslında Darwinistlerin çaresizliklerinin bir ifadesidir.
 
Teorinin kendisi mantıksız olduğu için, Darwinistlerin teori lehinde geliştirdikleri yorumlar da saçma olmaktan öte geçememektedir. Bu yönüyle evrim propagandası, ortaya hiçbir bilimsel değeri olmayan mantık hezeyanları sunup durmaktadır.
 
Bunlardan bir tanesini son günlerde Radikal gazetesinde 14 Temmuz 2007 günü yayımlanan haber oluşturdu. “Dünyanın en hızlı evrimi” başlığını taşıyan yazı gerçekten de dünyanın en saçma evrimci iddiası olmaya adaydı.
 
Sözkonusu evrimci iddia, Güney Pasifik’teki iki adada yaşayan kelebekler üzerinde yapılan gözlemlerle ilgiliydi. Saçmalığı ise erkek kelebeklerin sayısındaki artışın “evrim” olarak nitelenmesiydi.
 
Bilim adamları sözkonusu adalarda 'Hypolimnas bolina' türüne ait kelebeklerin erkek bireylerinin yıllar içinde gösterdiği seyri kaydetmişti. Buna göre erkeklerin popülasyon içindeki oranı bir yıllık süre içinde %1’den %39’a çıkmıştı.
 
Yazıda yorumlarına yer verilen ve ABD'nin California Üniversitesi'nde görevli biyolog olan Sylvain Charlat, "Bildiğim kadarıyla bu, şimdiye kadar görülen en hızlı evrim" diyerek, bu tutarsız iddia ile uzun yıllardır süregelen mantık dışı evrim propagandasına katılıyordu. 
 
Oysa burada çok belirgin aldatmaca vardır. Erkek kelebek popülasyonunun sözkonusu artışı hiçbir şekilde “evrim” örneği oluşturmamaktadır.
 
Erkek kelebeklerin sayısındaki artışın evrim olarak nitelenmesi saçmadır
 
Sözgelimi, bir ülkenin erkek bebeklerini etkileyen ve yıllarca sürdüğü varsayılan ölümcül bir hastalık, o ülkenin kadın popülasyonunda ciddi bir artış meydana getirebilir. Ancak kadınların erkeklere oranında artış yaşayan bu insan topluluğu yeni olduğu savunulabilecek hiçbir biyolojik özellik kazanmış değildir. İnsanlar, kadınların erkeklere oranı ne olursa olsun insan olarak kalmaya devam edecek, başka bir canlıya dönüşmeyeceklerdir.
 
Kelebeklerde de durum aynıdır. Bu canlıların, kendi popülasyonlarında erkeklerin sayılarının artmış olması, hiçbir şekilde evrime bir delil değildir, bir evrimleşme değildir. Erkek kelebekler önceden sahip olmadıkları herhangi bir biyolojik özellik kazanmamışlardır, bir değişim geçirmemişlerdir. Dolayısıyla iddia, son derece mantıksızdır.
 
Radikal’in bilimdışı iddiası
 
Radikal haberinde konuyla ilgili olarak şu sözde bilimsel gerekçe ortaya konmaktadır: 
 
“Erkek kelebeklerin sayısındaki bu 'şaşırtıcı patlama', anneden bulaşan ve erkek kelebeklerin yumurtadan çıkmadan ölmelerine neden olan Wolbachia bakterisini yok ederek, erkeklerin hayatta kalmasını ve hızla çoğalmasını sağlayan yeni bir gene bağlandı”.
 
Bu satırlarda, bilim adamlarının izlediği süreçte “yeni bir gen” evrimleştiği iddia edilmektedir. Oysa tamamen bir Darwinist masaldan ibaret olan bu iddianın bilimsel literatürde hiçbir karşılığı bulunmamaktadır.
 
Genler son derece kompleks organizasyona sahip, yüksek miktarda bilgi içeren molekül zincirleridir. Biyomatematik alanındaki hesaplamalar, son derece hassas bir dizilime dayalı genlerin kodladığı protein ve enzimlerin tesadüfen ortaya çıkma ihtimalinin olmadığını ortaya koymuştur.
Evrimci bir biyolog olan Frank Salisbury bu imkansızlıkla ilgili olarak şunları söylemiştir:
"Orta büyüklükteki bir protein molekülü, yaklaşık 300 amino asit içerir. Bunu kontrol eden DNA zincirinde ise, yaklaşık 1000 nükleotid bulunacaktır. Bir DNA zincirinde dört çeşit nükleotid bulunduğu hatırlanırsa, 1000 nükleotidlik bir dizi, 41000 farklı şekilde olabilecektir. Küçük bir logaritma hesabıyla bu rakamın 41000 = 10600 olduğunu görürüz. 10'un 600 kere kendisiyle çarpımı ise 1'in yanında 600 sıfır geldiğinde elde edilen sayıdır! " [Frank B. Salisbury, "Doubts about the Modern Synthetic Theory of Evolution", American Biology Teacher, Eylül 1971, s. 336]
 
BBC’nin bilim eski editörü olan Gordon R. Taylor da tek bir yeni enzimin dahi ortaya çıktığının gözlemlenmediğini şu sözlerle itiraf etmiştir:
 
"Bu çok çarpıcı, ama bir o kadar da gözden kaçırılan bir gerçektir: Altmış yıldır dünyanın dört bir yanındaki genetikçiler evrimi kanıtlamak için meyve sinekleri yetiştiriyorlar. Ama hala bir türün, hatta tek bir enzimin bile ortaya çıkışını gözlemlemiş değiller."
[Gordon R. Taylor, The Great Evolution Mystery, New York, Harper & Row, 1983, s. 48]
 
Görüldüğü gibi, Radikal’in “yeni bir genin” ortaya çıktığı iddiası tamamen bilimdışı bir Darwinist masaldan ibarettir.
 
Sonuç: Evrimciler bilimi köhne Darwinist masallara köle etmek yerine, objektif gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmalıdırlar
 
Bilim adamları kelebeklerin artışına dair sebepleri araştırırken bunları gerçekçi bir şekilde araştırmalıdırlar. Eğer bunu bir evrimleşme olarak lanse edeceklerse, bunun moleküler mekanizmalarını ortaya koymalı, elde ettikleri delilleri kamuoyuna tanıtmalı ve yorumlarını buna göre yapmalıdırlar. Açıktır ki, sözkonusu çalışmada bu sebepler ve deliller kesin olarak ortaya konmuş değildir. Durum böyleyken bunları Darwinist masallara bağlamak, yeni genlerin evrimleştiğini öne sürmek ise tamamen bilimdışı bir tutumdur. Detaylı bir moleküler araştırma, sözkonusu kelebeklerin kromozomunda çekinik halde olsa da böyle bir genin zaten var olduğunu, yoktan meydana gelmediğini açık şekilde gösterecektir.
 
Radikal gazetesini, tesadüflere dayalı evrim teorisinin mantık dışı iddialarını terk etmeye, halkı bilimdışı Darwinist masallarla aldatmaya son vermeye davet ediyoruz.  


Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.