İngilizce


Günlük Gazetelerdeki Evrim Propagandasına

Bilim Dergilerindeki Evrim Propagandasına

Evrimci Televizyon Yayınlarına

İnternet Sitelerindeki Evrim Propagandasına

Genel Darwinist İddialara

Diğer Dergilerdeki Evrim Propagandasına



Hürriyet Gazetesi'ne

Radikal Gazetesi'ne

Vatan Gazetesi'ne

Bilim ve Ütopya'ya

Bilim ve Teknik'e

Cumhuriyet Bilim Teknik'e

Discovery Channel'a

National Geographic Channel'a



Evrim Teorisini Çökerten Kitaplar

Evrim Açmazını Gösteren Belgeseller

Evrimin Geçersizliğini Anlatan Siteler

Yaratılış Gerçeği Hakkında Kitaplar

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Belgeseller

Yaratılış Gerçeğini Anlatan Sunumlar


CNN Türk Yanılgıları
BBC Yanılgıları
"Tesadüf dışında hiçbir şey bilimsel değildir" mantığı bir mantık aczidir. Mantık açmazıdır. Uzayda yeni yeni değişik medeniyetlerle karşılaşılsa hepsinde Darwinizm ve tesadüf mantığı mı kullanılacak? "Tesadüf her yerde medeniyetler kurmuştur" mu denilecek? Bu perişan mantığın bilimsellik olarak sunulması bu yüzyılın utancı ve yüz karasıdır.


Hürriyet Gazetesi / 2005-09-19

Hürriyet Pazar’ın 19 Eylül 2005 tarihli sayısında Hikmet B. Çağlayan imzasıyla bir yazı yayınlandı. Çağlayan’ın, "Tüm canlıların anası ata anne için ilk ipuçları" başlığını taşıyan yazısı, materyalistlerin ve Hürriyet gazetesinin evrim teorisini körü körüne benimsediklerinin çarpıcı bir belgesini oluşturuyordu. Çağlayan’ın yazısı, hem yaşamın kökenine dair evrimci iddiaların içinde bulunduğu bilimsel krizi ortaya koyuyor hem de yaşamın sözde evrimsel başlangıcının materyalizm uğruna benimsenen bir dogma olduğunu kanıtlıyordu.

Çağlayan, henüz yazısının başında okurlarını hayal aleminde bir yolculuğa çıkarıyor, yaşamın kökenine dair evrimci varsayımlarının bir hayalden ibaret olduğunun birinci işaretini veriyordu:

Gözlerinizi kapayın ve 4.3 milyar yıl öncesinin dünyasında küçük bir gezinti yapın. Daha yerkürenin ciddi biçimde oksijen sorunu yaşadığı dönemlerde mini mini bir organizmanın hayatta kalma savaşı verdiğini gözünüzde canlandırın.

Çağlayan’ın "inanın ve böyle olduğunu hayal edin" anlamına gelen bu sözleri bir masaldan bahsediyor olduğunu ortaya koyuyordu. Okurlarını somut gerçeklerle değil de hayali masallarla iknaya çalışmayı seçmesinin sebebi ise ilerleyen satırlarda ortaya çıkıyordu. Çağlayan, evrimcilerin bu konudaki inancının hiçbir bilimsel kanıtı olmadığını şu sözlerle itiraf ediyordu:

Arkasında en ufak bir fosil kalıntısı bile bırakmayan, kimliğine ilişkin en küçük fiziksel bir iz bile bulunmayan bu ata hakkında nasıl bilgi sahibi olacağız?

Evrimcilerin hayali ilkin hücrenin varlığına körü körüne inandığının bir kanıtını oluşturan bu satırlar, yaşamın evrimsel başlangıcı düşüncesinin bir efsaneden ibaret olduğunu ortaya koyuyordu. Yazının ilerleyen satırlarında ise hayali ilkin hücreye dair iddiaya çeşitli araştırmacıların çalışma ve yorumlarından destek getirilmeye çalışılıyor, ancak bu çabalar, evrimcilerin çaresizliğini netleştirmekten başka bir işe yaramıyordu. Örneğin 1960’lı yıllarda ökaryot ve prokaryot hücrelerin yanı sıra archea grubu mikropların varlığının keşfedildiği anlatılıyor ancak bu hücre tiplerinin hangi sırada birbirinden sözde evrimleştiğinin- dolayısıyla bunlarla ilgili evrimci senaryonun- karanlıkta olduğu itiraf ediliyordu. Aynı şekilde, yazının sonunda değinilen bir araştırmada tüm canlıların ortak atası olarak hayal edilen bu ilkin hücre kavramının asla ispatlanamayacağının itiraf edildiği belirtiliyordu.

Bu yazı, yaşamın kökenine dair evrimci varsayımların bilimsel olarak iflas ettiğini gözler önüne sermektedir. Bu iflasın temel sebebi, modern bilimin yaşamın son derece kompleks düzenlemeler üzerine kurulu olduğunu ortaya koyması ve bunların "tesadüf" iddiasını kesin olarak geçersiz kılmasıdır. Modern bilimin hücrenin kompleksliği hakkında ortaya koyduğu bilgilerin tesadüf idiasına darbesi, ünlü astronom ve matematikçi Fred Hoyle tarafından şöyle bir benzetmeyle ifade edilmiştir:

Tesadüfler sonucu bir hücrenin meydana gelmesi, bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması kadar imkansızdır. (Fred Hoyle, Nature, 12 Kasım 1981)

Hayatın henüz tesadüfen başlangıcı böylesine ihtimal dışı iken, bunun gerçekleştiğini varsaymak, üstüne üstlük bunun başka hücre tiplerine, çok hücrelilere sonra da her biri olağanüstü seviyede kompleks mekanizmalarla donatılmış milyonlarca canlı türüne evrimleştiğini iddia etmek, hatta ve hatta tüm bunların tesadüflere dayalı olduğunda ısrar etmek, havacılık tarihi boyunca üretilmiş tüm taşıtların ayrı ayrı tesadüflerle ortaya çıktığına inanmaktan çok daha akıl dışı bir inançtır.

Hürriyet gazetesi, bilim ve teknoloji alanında her geçen gün yeni bulgu ve icatlara imza atıldığı bu dönemde, çağdışı bir inanç olan evrim efsanesini bilimsel bir görünümde telkin etme çabasına son vermelidir. Canlılar tesadüflerle ortaya çıkan bir hücreden gelişmemiş, sahip oldukları muhteşem mekanizmalarla Yüce Allah tarafından yaratılmışlardır.

Not: Yazıda canlıların ortak bir genetik kod paylaşması, hayali ilkin hücreden evrimleştikleri iddiasına bir kanıt gibi sunulmaya çalışılmaktadır. Bu, tamamen gerçek dışı bir iddiadır. Tam aksine, genetik kod yaşamın tesadüflerle başladığı iddiasını yalanlayan en bariz kanıtlardan birini oluşturmaktadır. Bu konuda daha fazla bilgi için bkz. GENETİK KOD EVRİMİ YALANLAR.



Ara Geçiş Aldatmacası

Ateizm, Materyalizm, Evrim Felsefesi Yalanları

Bitkilerin Evrimi Aldatmacası

Canlılığın Kökeni

Darwinist Propaganda, Darwinist Demagoji

Darwinist Propagandanın Çürük Temelleri

Darwinizm Yanılgıları Üzerine Yazılar

Deccal Nasıl Öldü?

Evrenin Yaratılışı

Evrimin Moleküler Açmazı

Hayvanların Evrimi Aldatmacası

İnsanın Evrimi Yalanı

Yaşama Dair Darwinist Masallar






SON İLAN



Celal Şengör, Mine G. Kırıkkanat ve Tüm Diğer Darwinistler


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!

Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>


AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ

Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Ana Sayfa | Kitaplar | Filmler | Makaleler | Ses Kasetleri | Bize Ulaşın | Üye Ol

2007 NETcevap.org
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.