

|

| Uzaydan Gelen Yaşam Masalı |
|
Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinin 3 Temmuz 2004 tarihli sayısında "Yaşamın yapıtaşları uzaydan" başlıklı bir yazı yayınlandı. Yazıda Uwe Meierhenrich isimli bir araştırmacının yaşamın kökeniyle ilgili iddiasına yer veriliyordu. Araştırmacı, meteorit üzerinde yaptığı bir analiz sırasında rastladığı aminoasitlerin, yaşamın uzaydan geldiğini doğruladığını öne sürüyordu. Bilim adamına göre bu aminoasitler, evrimcilerce DNA'nın öncülü olarak modellenen sentetik (yapay) PNA molekülünün oluşumuna yol açmıştı ve böylece DNA'ya dayalı yaşam ortaya çıkmıştı. |
| Radikal'de Uzaydan Gelen Yaşam Masalı |
|
Radikal gazetesinin 23 Haziran 2004 tarihli sayısında "DNA'nın Atası mı?" başlıklı bir haber yayınlandı. Haberde, bir meteorit bulgusuyla, Bremen Üniversitesi'nde görevli Uwe Meierheinrich'in buna dair evrimci iddiası duyuruluyordu. Ele geçirilen meteoritte kozmik di-aminoasit bulunmuştu ve Alman bilim adamı, bunun su ile birleşerek DNA'nın sözde öncülü PNA'yı oluşturduğunu, ilk canlıların da bundan evrimleştiğini öne sürüyordu. Radikal gazetesi, bunun "yaşamın kaynağını uzaydan aldığına dair teorileri güçlendirdiğini" yazıyordu. |
| TRT 1 ''Natural Comparisons- Doğal Benzerlikler'' |
|
TRT 1 tarafından yayınlanan programda, canlı grupları arasındaki benzerliklerden yola çıkılarak hayali evrimsel akrabalık ilişkileri kuruldu. Evrimci bir bakış açısından yorumlanan söz konusu benzerlikler, insanlarla primatlar arasındaki benzerliklerin yanısıra, çeşitli canlı gruplarında görülen beş parmaklılığı da kapsıyordu. Biz sözkonusu belgesele daha önce Animal Planet'ta yayınlandığı dönemde cevap vermiştik. Cevabımızı buradan okuyabilirsiniz. |
| Time’ın Obezite ile İlgili Evrim İddiası: Bilim Dışı Bir Masal |
|
Time dergisinin 7 Haziran 2004 tarihli sayısında "Nasıl Böyle Kilolu Olduk? (How We Grew So Big?)" başlıklı bir yazı yayınlandı. Söz konusu yazıda, günümüz toplumlarının başta gelen sağlık sorunlarından obezlik konu ediliyor, çeşitli yaş grupları arasında obezlik oranları, obezliğin yol açtığı diğer sağlık sorunları ve sağlık kuruluşlarınca obezliğe karşı yürütülen çalışmalar gibi konularda bilgiler aktarılıyordu. |
| ''Şişmanlık Evrim Mirası'' Masalı |
|
Hürriyet Bilim dergisinin 15 Mayıs 2004 tarihli sayısında "Şişmanlık Evrim Mirası" başlıklı bir yazı yayınlandı. Şişmanlık ve diyetin ele alındığı yazıda, zayıf kalmanın önündeki engelin sözde evrimsel atalarımız zamanındaki açlık donemlerinden miras kalan beslenme programı olduğu iddia ediliyor, bedenimizde evrimsel olarak çalışan bir programın varlığı öne sürülüyordu. |
| Çekici Erkeğin Evrimi Masalı |
|
Sabah gazetesinin 13 Mayıs 2004 tarihli sayısında "Çekici Erkek Evrimin Eseri" başlıklı bir haber yayınlandı. Haberde Almanya'nın Senckenberg Enstitüsünden Dr. Eleanor Weston'ın, çekici erkekler hakkındaki evrim iddialarına yer veriliyordu. Weston, belirgin çene yapısı ve keskin yüz hatlarına sahip günümüz erkeklerinin yüz yapısının, kadınların hayali evrim sürecinde değişen tercihlerine bağlı olarak ortaya çıktığını öne sürüyordu. Weston'ın iddiasına göre kadınlar eski dönemlerde sakin, geniş yüzlü ve ufak tefek erkekleri tercih etmiş ve küçük dişli olanlarını istemişlerdi.1 Daha sonra beğeni ve tercihleri değişen kadınlar erkeklerin görünümünde değişimlere yol açmış ve günümüzün çekici erkek modeli ortaya çıkmıştı. |
| National Geographic ''Öldürmek İçin Programlananlar: Hız'' |
|
Belgeselde çeşitli canlılarla ilgili olarak bazı evrim masalları ortaya kondu. Bunlar aşağıda iki grupta değerlendirilmektedir:
• Programda kuş kanadından ‘evrimsel bir başyapıt’ olarak söz edildi. Ancak buradaki ‘evrimsel başyapıt’ ifadesi sadece bir etiketlemeden ibarettir ve hiçbir bilimsel kanıta dayanmamaktadır. Dahası, kuş kanadı evrim teorisinin geçersizliğinin en önemli delillerinden birini oluşturur. Kuş kanadındaki kompleks tasarımı ve bunun evrim teorisine vurduğu darbeyi buradan okuyabilirsiniz. |
| CBT’de Ahlakın Evrimi Masalı |
|
Cumhuriyet Bilim Teknik (CBT) dergisinin 14 Nisan 2004 tarihli sayısında "Ahlakın Evrimsel Kökeni" başlıklı bir makale yayınlandı. Yazıda ağırlıklı olarak Princeton Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde görevli Jashua Greene’nin son birkaç yıldır sürdürdüğü araştırmaları konu ediliyordu. Bu araştırmalar ahlakın evrimi iddiası çerçevesinde değerlendiriliyor, diğer yandan bazı maymun davranışları ahlakın evrimi iddiasına dayanak gösteriliyordu. Ancak ahlakın evrimi iddiası sadece hayalgücüne dayalı bir masaldan ibarettir ve sözkonusu araştırma ile maymun davranışları, aslında ahlakın evrimine dair hiçbir bilimsel kanıt oluşturmamaktadır. |
| CBT’de İnsanın Yetenekleriyle İlgili Masal |
|
Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinin 20 Mart 2004 tarihli sayısında, "Insanlara ait bir özellik: YARATICILIK" başlıklı bir yazı yayınlandı. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, yaratıcılık insana değil Allah’a ait bir özelliktir. Bir insanın yoktan bir şey yaratması mümkün değildir. İnsandaki yaratma yeteneği ancak zeka, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak -mevcut varlık ve kavramları kullanarak- o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak olarak tanımlanabilir. Kısacası insandaki yaratma yeteneği mutlak bir yaratma manasında değildir. |
| Bilim Çarpıtması Yoluyla Eşcinselliğe Destek |
|
Hürriyet Bilim dergisinin 13 Mart 2004 tarihli sayısında " Darwin teorisi homoseksüellikte ‘çuvallıyor' mu?" başlıklı bir yazı yayınlandı. İngiliz bilim dergisi New Scientist 'in 17 Ocak 2004 tarihli sayısından tercüme edilen yazıda, California'daki Stanford Üniversitesi'nde teorik çevrebilimci olarak görev yapan Joan Roughgarden, çeşitli canlılarda görülen homoseksüel davranışlardan örnekler veriyor, bunların Darwin'in seksüel seçilim teorisine vurduğu darbeyi ele alıyordu. |
|
|
1
2
3
4 5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
|
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|