

|

| National Geographic Channel ''Bir Sonraki Dalga'' |
|
Böceklerin anlatıldığı belgeselde National Geographic canlılığa bakış açısının ne kadar tutarsız olduğunu ortaya koyuyordu. "Mağarada yaşadıkları için eşsiz biçimde evrimleşmişler" diye söz ettiği böceklerin aynı zamanda "gelişmiş bir mühendislik ürünü, mikrodizayna sahip" olduklarını ifade ediyordu. |
| Animal Planet ''Wild About'' |
|
Derin sulardaki canlıların gizeminden sözedilen bu 10 dakikalık kısa programa daha önce cevap vermiştik, cevabımızı buradan okuyabilirsiniz. |
| Discovery Channel ''Keşif Güncesi: Yılanlar'' |
|
Yılanlar hakkında çeşitli bilgiler aktaran belgeselde bazı evrimci iddialar da ortaya kondu. Bunlardan ilki yılanın kendi kafasından büyük avları yutabilme yeteneğiyle ilgiliydi. Discovery Channel bu konuda şu iddiada bulundu:
"Yılanların evrimindeki ilk gelişmelerden biri kafalarının yeniden yapılanması oldu. Çene kemikleri ve kafatası birbirlerine sımsıkı oturmaktansa esnek bağlarla bağlandı. Bu, yılanların çenelerini daha geniş açmalarını ve ağız kapasitelerinin artmasını sağladı. Çene kemiğinin çene ucunda ikiye bölünmesi açılma kapasitesini daha da artırdı". |
| Discovery Channel ''Keşif Güncesi'' |
|
Balinaların anlatıldığı programda, deniz kıyısında yaşayan köpek benzeri bir canlının yaklaşık elli milyon yıl önce birgün suda yaşamaya başlayıp balinaya dönüştüğü masalı anlatıldı. Bu iddialara verdiğimiz cevabı buradan okuyabilirsiniz. |
| Gulf News Evrime Destek Çıkan Bilgisayar Aldatmacasına Kanmamalı |
|
Gulf News gazetesinin internet sitesinde 20 Mayıs 2003 tarihinde "The origin of artificial species" başlıklı bir yazı yayınlandı. Roger Highfield tarafından kaleme alınan yazıda Nature dergisinde yayınlanan ve Richard Lenski, Chrispoth Adami ve arkadaşlarınca gerçekleştirilen bir bilgisayar simülasyonu çalışması konu ediliyordu. |
| Animal Planet ''Onun Hikayesi-Babunlar'' |
|
Babunların anlatıldığı bölümde bu canlıların dahil edildiği primatların kökeniyle ilgili şu masal anlatıldı:
"Büyük bir fare boyutundaki memeli bütün primatların atasıydı. Hayatının olgunluk döneminde geceleri yaşayan bu hayvan omurgasızlarla beslendi. Bugünün gagalosu muhtemelen primatların atasına benziyor. Aynı büyüklükteler ve öne çıkan gözleri var." |
| Bilim Kurgulu Evrim Propagandası Furyasına Akşam Gazetesi de Dahil Oldu |
|
Animal Planet’da yayınlanan ve hiçbir bilimsel değeri olmayan ‘The Future is Wild’ (Gelecek Vahşi) belgesellerinin hayalgücüne dayalı bir propaganda filmi olduğunu daha önce yazmıştık. Akşam gazetesi de 11 Mayıs 2003 tarihli sayısında bununla ilgili bir haber yaptı. "Geleceğin Dünyasına Bakış" başlıklı haberde birbirinden ilginç hayali yaratıkların resimleri yayınlanıyor, bunların milyonlarca yıl sonra sözde evrimle ortaya çıkacağı iddia ediliyordu. |
| Discovery Channel ''Vatos Hikayeleri'' |
|
Genellikle denizin zeminine yakın bölgelerde yaşayan vatos balıklarının anlatıldığı programda kendi içinde çelişkili bir evrim masalına yer verildi. Önce "Uzun zaman önce farklı şekilde evrimleşmeye başlamış olmalarına rağmen vatozlar ve yakın akrabaları olan köpekbalıkları en başarılı deniz yaratıklarındandır" ifadesiyle vatosların kökenine dair evrimci bir açıklama getirildi. Birkaç dakika sonra ise vatosların 150 milyon yıldır neredeyse hiç değişmemiş oldukları belirtildi. |
| BBC'nin Din Hakkındaki Yanılgıları |
|
BBC 2 TV kanalında 17 Nisan 2003 tarihinde bir belgesel yayınlandı. Belgeselde, "imanın sözde bir hastalık olduğu ve bu yüzden tarih boyunca yaşamış din önderlerinin tedavi edilmeleri gereken hastalar oldukları" gibi tamamen asılsız ve önyargılı bir iddia öne sürüldü. Bu yazımızda bu iddianın neden geçersiz olduğunu ve neden çarpık bir değerlendirmenin ürünü olduğunu açıklayacağız. |
| CINE-5 ''Suyun Gücü'' (Earth Ride) |
|
Bu belgeselde bilimsel olarak gerçekleşmesi mümkün olmayan senaryolar ardı ardınca gerçekleşmiş kabul edilip masallar dizisi ortaya kondu. Binbir gece masallarını aratmayan yapımda 400 milyon yıl öncesinden günümüze doğru 'hayali evrimsel dönemler'in resimleri çekildi ve izleyicilere bilimsel gerçeklermiş gibi aktarıldı. |
|
|
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10 11
12
13
14
|
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|